Küçük evlere özel çözümler

12 Temmuz 2010 | Yazar: Aysel Bozan Yılmaz | Konu: Dekorasyon Fikirleri

Büyük ve düzenli bir ev, hepimizin ortak hayali; tabii şartların elverdiği ölçüde. Şu an için büyük bir eve sahip olmanız mümkün olmayabilir; ama bu düzenli bir ev hayalinden de vazgeçmeniz anlamına gelmiyor. Mekanın küçüklüğüne rağmen fonksiyonel, pratik bir tasarım ve ergonomik ürünlerle içinizi geniş tutabilecek, dekoratif bir mekan elde edebilirsiniz. Ayrıca yapacağınız ufak dokunuşlarla mekanı daha geniş ve ferah da gösterebilirsiniz.

Bir alanın birden fazla işe yaramasını istiyorsanız, büyük parça mobilyaları küçük parçalarla tamamlayıp daha fonksiyonel bir alan yaratabilirsiniz. Mesela, misafirlerinizi yuvarlak bir masa etrafında ağırlayacaksanız, kullanılmadığı zamanlarda küçültülerek bir konsol görevi de görebilecek bir yemek odası takımı alın. Aynı şekilde katlanabilen sandalyeleri tercih ederek, ekstraları dolap içlerinde veya balkonunuzda saklayabilirsiniz.

Gömme dolaplar hemen hemen hiç yer kaplamamalarına rağmen çok geniş saklama alanı yaratırlar ve bu da küçük bir ev için mükemmel bir özelliktir. Oturma odanızdaki gömme kitaplığa birden fazla görev verebilirsiniz: Sadece kitapları veya bibloları koymak yerine mini bar görevini de gömme kitaplığınız üstlenebilir.

Daha geniş ve rahat salonlar-odalar için, her şeyden önce açık renkleri tercih etmelisiniz. Duvarlarınızı daha sade ve açık renklere boyamalısınız. Duvardan duvara halı kaplatmakta sorunlarınıza çözüm olabilir çünkü bu sayede kesintisiz bir algı yaratmış olursunuz.
Farklı alanları belirgin şekilde ayırmak önemlidir ama bitişik odalar arasında bazı açıklıklar olması hepsinin daha büyük görünmesini sağlar. Tıka basa dolu mutfağınızı, yemek odasından tamamen ayırmak yerine büyük bir geçiş alanı ile bu iki mekanı birbirine bağlayabilirsiniz. Yine aynı şekilde, ofisinizi camlı bir kapıyla oturma odasına bağlayarak, iki odanın da aynı ışığı almasını ve hatta tasarıma göre aynı manzarayı görmesini de sağlayabilirsiniz.

Aksesuar seçimi mekânın büyüklüğüne göre yapılmalıdır. Örneğin büyük mekanlar yaratmak istiyorsanız büyük çerçeveler kullanmak yerine küçük ama fazla sayıda çerçeveler kullanarak alanın derinliğini arttırabilirsiniz. Koltuk takımlarında küçük olan salonunuza doğru orantılı parçalar seçmek yararınıza olacaktır. Ayrıca çok parçalı seçenekler kullanmaktan kesinlikle uzak durun, zigon sehpalar, büfeler gibi parçalar sizin için çok uygun değildir.

Stüdyo tipi bir evde yaşıyorsanız ve yaşam alanınızın bir köşesi aynı zamanda yatak odanızsa, dört kenarı dikmeli bir yatak tam size göre. Dikmelerine şık perdeler asarak uyku ve dinlenme alanınızı dilediğiniz gibi ayırabilirsiniz. Ayrıca perdelerini kapatarak yatak bölümünü oturma alanından kolayca gizleyebilirsiniz. Açık renkte perdeler mekanı daha ferah gösterir.Odalarınızdaki perdeleri duvarın en üst noktasına yerleştirin(Örneğin kartonpiyerin hemen altına). Perdeleri yüksek bir yere asmak kumaşın özgürce sallanmasına izin verir ve gözleri yukarı çeker. Ayrıca dikey kartonpiyerler odanızda daha fazla hacim illüzyonu yaratır.

Havlu ve nevresim takımlarınız için yatak altına kaydırılabilen tekerlekli çekmece ve kutular işinize yarayabilir. Ancak bunların kapaklı olanlarından tercih ederseniz eşyanızı temiz tutmuş olursunuz. Ayakkabılarınız için kapaklı ayakkabı kutularını kullanabilirsiniz. Özellikle çizme kutularına birden fazla ayakkabı sığabiliyor. Tüm kutularınız aynı renk olursa daha dekoratif durabilir. Evinizin hiç ummadığınız bir köşesinde nefis bir depolama alanı keşfedebilirsiniz. Bir nişin içine raflar asmak; koridor kapısının üzerine kapaklı bir dolap monte etmek, merdiven kenarlarında göme kitaplıklar oluşturmak gibi.

Duvarlara asacağınız açık raf üniteleri kitap, dergi, kutu ve aksesuarlarınız için en uygun çözüm. Montajı kolay olanlarından seçerseniz zaman içinde ihtiyaçlarınıza göre yerlerini siz de değiştirebilir ya da ilave rafları kendiniz de asabilirsiniz. Raflarınızı daha verimli kullanmak için raf bölücüler ve dosyalıklar kullanırsanız dağınıklığı da önlersiniz. Değişik ve lokal aydınlatmalar mekanda çeşitlilik hissi uyandırır. Çalışma köşesinde bir aydınlatma, oturma köşesinde ayrı bir aydınlatma, oturduğunuz kanepe yanında bir lambader; tek mekanda farklı kullanım şekilleri yaratarak ferahlık ve genişlik hissi verecektir. Ayrı ayrı aydınlattığınız her yer farklı karakter olarak karşınıza çıkacaktır.

Zeminde parke kullanıyorsanız; açık meşe, kayın gibi açık ahşap tonlarını, mermer ya da seramik kullanıyorsanız; krem rengi tonları tercih etmemiz ve duvarlarınızı, kırık beyaz ve fildişi gibi beyazın tonlarında boyamanız mekanı hem büyütür hem de mekana ferah bir görüntü sağlar. Zeminde seramik ya da mermer karo kullanıyorsanız; mekanı her zaman daha geniş göstereceğinden küçük ebattaki karoları tercih etmelisiniz.

Aynalar ve cam bölmeler, stratejik olarak yerleştirildiğinde, alanı daha geniş göstermeye yarar. Hatta aynanızı yansıtmasını istediğiniz alan ve objelere göre yerleştirirseniz odanıza ferahlık yanında çok hoş da bir hava katabilirsiniz. Büyük aynalar yanında küçük aynalarda özellikle objelerin yansıtılması konusunda çok stratejiktirler. Örneğin oturma odasındaki gömme kitaplığın yanına yerleştireceğiniz küçük bir ayna buraya yerleştirmiş olduğunuz biblo, bardak vb hoşunuza giden görüntüleri ikiye katlayabilir.

Büyük camlar güneş ışığının duvarlardan yansımasını sağlar ve en korkunç odayı bile aydınlatır. Banyo ya da yatak odası gibi mahremiyet gereken alanlarda, güneş ışığının içeriye dolmasına izin verecek şekilde, kolayca ayarlanabilir perdeler yerleştirin. Örneğin yatak odanızda, pencerelerden gelen ışık mafsallı panjurlarla azaltılabilir. Güneşin sıcak ışıklarından korunmak için onları kapalı tutabilir ya da güneş ışığı almak için hepsini açabilirsiniz. Oturma alanınızı genişletmek için, eğer varsa, dış alanlardan faydalanabilirsiniz.

Müzik CD’leriniz ve DVD’lerinizi darmadağınık, kendi hallerinde bırakmaktansa şık bir kutu sepet ya da rafı depolama çözümü olarak deneyebilirsiniz. Raf sistemini tercih ediyorsanız üzerini ağzına kadar doldurmak, mekanı olduğundan dağınık gösterir. CD’leri raflara, DVD’leri kutulara koymak gibi bir paylaştırma biçimi işinizi kolaylaştırabilir. Tamamen farklı duvar renkleri ya da döşemeler seçmeden bir odayı diğerinden ayırın. Yemek odasında kullanabileceğiniz döşemenin dama tahtası deseni, hem mutfakla arada tanımlayıcı bir alan yaratılmasına hem de fazla yer kaplamayan bir halı gibi gözükmesine yarayabilir. Oturma odasını yemek odasından ayırmak için duvarlara desen çalışması yapabilirsiniz; Benzer tonlarda, örneğin biri düz, biri fitilli dokunun kullanılması, mekanlarını tanımlamanın yanında zengin bir görüntü de sağlar. Bu tonlar hem birleştirici bir etki yapar, hem de mekanlarda bir süreklilik havası vererek hissedilen toplam hacmi arttırır. Renk kurallarından biri de açık tonların ileriye doğru gidip odayı daha geniş göstermesi, koyu renklerin ise geriye giderek alanı daraltmasıdır. Mutfağınızda havadar beyaz dolaplarla ferah bir görüntü sağlayabilir, aynı etkiyi yatak odanızda beyaz nevresimlerle verebilirsiniz.


Mutfakta asma dolaplar kullanmak dağınıklığa bir son vermenize yardımcı olur. Bu dolapların altına takacağınız şık kancalara kahve fincanlarınızı asabilirsiniz. Ayrıca duvara asılan giysi askılarını da fincan asmak için kullanabilirsiniz. Tekerlekli mutfak sepetlerinin sadece mutfaklara hapsolan bir eşya olduğunu düşünmeyin. Banyonuzda da alandan kazanma fırsatı vererek dağınıklığı ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Hatta bu sepetleri çalışma odanızda bile kullanabilirsiniz. Kırtasiye malzemelerinizi ve diğer ıvır zıvırlarınızı sepetlere yerleştirerek aradığınız her şeyi bir arada bulabilirsiniz. Çalışma masanız için sepetinizin renk ve tarzına uygun kalemlik ve dosyalıklar da seçerek odada bütünlük yaratabilirsiniz. Böylece gözünüzü yoran her şeyden kurtulmuş olursunuz.

Gardırop içlerinin de bir düzene ihtiyacı olduğunu unutmayın. Yani sadece her şeyi bir dolaba tıkmakla iş bitmiyor. Yazlık ya da kışlıkları kaldırmak için odanız müsait değilse tek dolap içinde asansör askı sistemi ile bunu çözümleyebilirsiniz. Kutular, kemer ve kravat bölücüler, ayakkabı askıları ve hareketli raf sistemleri kullanışlı çözüm önerileri olabilir.Avlu, balkon, kış bahçesi gibi mekanlar, çok fazla masraf çıkarmadan, kullanılabilir alanı çok fazla arttırır. Veranda içerideki bir odanın tüm konforunu sağlayabilir: Böcekleri uzakta tutmak için perdeler, kızgın güneşten koruma sağlamak için bir tente veya rahatınızı sağlayacak sıcak ve davetkar mobilyalar.

Karanlık bir holünüz varsa; tavan ve koridorlara loş ışıklar yerleştirebilir ya da ayarlanabilir anahtar takarak gece boyunca düşük ayarda kullanabileceğiniz bir aydınlatma oluşturabilirsiniz. Karanlık köşelere spot ışıkları takabilirsiniz.

Etiketler: , , , | İlk yorumu siz yapın »

Yaz mevsimini evinize taşımanın yolları

25 Haziran 2010 | Yazar: Selmin Ünver Eser | Konu: Dekorasyon Fikirleri
Değişen mevsim her geçen gün giysilerimize yansımakla kalmayıp evlerimizde de kendini hissettiriyor. Yaz mevsimiyle birlikte gardırobunuzun yanı sıra evinizin de çok renkli bir yeniliğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorsanız sizin için araştırdığımız püf noktaları ile evinizi baştan yaratmaya hazır olun. İşte, evini mevsime ve trendlere uygun bir hale getirmek isteyenlere renkli ipuçları…

Yeni mevsimde evin her alanı için farklı trendlerden ve kültürlerden söz etmek mümkün. 2010 yazında etnik öğelerin etkisinin hissedildiği ev dekorasyonunda çok uzak coğrafyalarda bile Güney Fransa, Fas, Hawaii ya da Yunan etkilerine rastlıyoruz. Bu temaları böylesine popüler kılan ise yaza, güneşe ve denize ait olmaları. Geçmiş yılların dekorasyon çizgilerinin yeniden karşımıza çıktığı ve minimalizmin etkisinin iyice zayıfladığı 2010 yaz dekorasyonunda, canlı renkler evlere ağırlığını koyarken hızlı bir geriye dönüş eğiliminin de görüldüğü bir gerçek. Bu sezonda da 70’lerin plastik objeleri yine evlerimizin başköşesini kapmakla kalmayıp doğal malzemeler, ahşap aksesuarlar ve pastel renkler ile kusursuz bir birliktelik sergiliyor. Duvar rengi olarak kese kağıdı tonları, bej ve açık kahverenginin ön planda olduğu yaz evlerinde, farklı odaları renkli duvar kağıtları ile kaplamak da uzun ömürlü ve kolay temizlenebilen seçenekler arasında yer alıyor. Sezonun tarzını yakalayacak en büyük püf noktası ise eski ve yeni eşyaları bir arada kullanarak eşya sayısını mümkün olduğunca aza indirgemek.

Salon
Mobilyalarda değişik geometrik şekillerin ve tek renkli kaplamaların çok moda olduğu yeni sezonda büyük minderli, geniş ve uzun kanepelerde açık renkler hala sıklıkla tercih ediliyor. Yaz mevsimine uygun canlı renkleri bir arada kullanmak evinize ve size iyi gelecektir. Modüler tasarımları ile farklı kombinasyonlar yaratmanın mümkün olduğu L koltuklar da, yine pastel tonlardaki aydınlatma ve floral desenlerde kaplanmış yastık gibi aksesuarlarla yaz mevsimini yaşam alanınıza taşıyacak ana öğeler arasında yer alıyor. Bol detaylı, aksesuarlı ve rengarenk yaz dekorasyonunda iç mekanlarda sıklıkla karşılaştığımız retro tarzdaki küçük aksesuarlar ile salonunuza hareket katabilir, bütçenizin sınırlarını aşmadan evinizi eğlenceli, neşeli ve enerjik bir ortama dönüştürebilirsiniz. Sezonun lolipop görünümünü andıran rengarenk pleksiler ise son yılların vazgeçilmezleri arasındaki yerini koruyor. Siz de şeffaf bir sandalye veya transparan bir gazetelik ile evinizin en neşeli köşesini oluşturabilirsiniz. Geçen yaz kıyafetlerimizi ele geçiren puantiye deseni ise bu yaz kimi zaman bir yastık kılıfını giydirirken kimi zaman yuvarlak bir puf bazen de duvara asılacak ayna setleri halinde kendini fark ettiren detaylar arasında yer alıyor.

Oturma odası
Her evin en konforlu köşeleri arasında ön sırada yerini alan oturma odaları günün büyük bir kısmının ve özellikle televizyon karşısında geçirilen saatlerin vazgeçilmez mekanı arasında dikkat çekiyor. Fonksiyonelliği ile bir evin olmazsa olmazı haline gelen televizyon ünitelerinin, kusursuz rahatlığı karşısında içine gömüleceğiniz tv kanepeleri ile yarıştığı oturma odanızda yaz koleksiyonlarının cıvıltısını taşıyan ipek kadife yer yastıkları ve koltuk şalları, floral desenlerinin yanı sıra mavi, yeşil, turkuvaz ve fuşya gibi renkleri ile de bu yıl çok moda. Kanepenizin eskiyen yüzünü yenilemek için ise kese kağıdı rengindeki ham ketenler ile doğal elyaf ve lifli kumaşlar yeni sezonun gözdelerinden.

Mutfak
Mutfağınızdaki yenilenme rüzgarına doğallığı ile her sezonun gözdesi olan keten perdeler ile başlayabilirsiniz. Yaz sezonuna uygun olarak diktirebileceğiniz veya artık yapı marketlerde bile dikilmiş olarak bulabilmenin mümkün olduğu keten perdeler her yıl sandığınızdan çıkacak olan değişimin ilk adımı. Perdelerinizle benzer tonlarda dikilmiş olan sandalye minderlerinizi ise sakladığınız yerden çıkartmayı unutmayın. Çocuklarınız için hazırlanmış meyve sepetleri ve pencerenizin önünü neşelendirecek olan renkli saksılar içerisindeki yaz çiçekleri de mutfağınızı hareketlendirecek detaylardan.


Banyo
Genellikle banyoların istediğimiz kadar geniş olmadığından şikayet ederiz. Son yıllarda banyonun her metrekaresinin değerlendirilmesine yönelik tasarımlar yapılırken köşelerin ve kolon yanlarının kullanım alanına dahil edilmesi için yeniden tasarlanan armatürler, küvet ve lavabolar da asimetrik şekiller ağırlıkta. Ana malzeme olarak tercih edilen materyallerin başında gelen ahşap, her malzeme ile kolaylıkla uyum sağlayabiliyor. Diş fırçalığı, sabunluk, havluluk ve tuvalet kağıtlığı gibi aksesuarlarda çoğunlukla buzlu cam ve gümüş veya altın gibi malzemeler ile karşılaşsak da yaz mevsiminde olduğumuz şu günlerde metalin soğukluğunu sıra dışı renk kombinasyonları ile de kırmak mümkün. Eğer banyonuzun dekorasyonu ile ilgili çok büyük değişimler sizin için mümkün değilse sezonun popüler desenlerini kullanarak kendi kullanım alanınızı oluşturabilirsiniz. Bu sezonun kumaşlarında sıklıkla görülen horoz, zeytin, ayçiçeği, üzüm ve lavanta desenlerini büyük bir hasır sepetin içerisinde kullanarak hem günlük banyo eşyalarınızı ve bakım malzemelerinizi bir arada toplamış hem de doğallığı yakalayarak sizi yansıtan rahat, zarif ve özgün bir stil yaratmış olursunuz. Size yazı anımsatan bol çiçekli seramik banyo takımları, birbirinden renkli el havluları ve aromaterapik yağlar ise yaz bakımınızı tamamlayıcı unsurlar olduğu kadar banyonuzun görüntüsüne de neşe katacak.


Çocuk odası
Pastel tonlar; huzur verici, sakin ortamlar yaratmayı sağlar. Günümüzde sıklıkla tercih edilen materyallerden olan doğal malzemeler ile ahşabın akla getirdiği renk olan yeşil ve mavi, sezonun en çok tercih edilen renkleri arasında çocuk odalarındaki yerini alıyor. Eğer çocuğunuzun odasını yeşile veya maviye boyamak istemiyorsanız mobilya veya yatak örtüsü üzerinde kullanabileceğiniz yastıklarda veya çocuğunuzun oyuncaklarını yerleştirmek için bir marangoza yaptırabileceğiniz oyuncak kutularında da aynı tonları kullanabilir, üzerini sevdiği karakterlerin sticker’ları ile süsleyebilirsiniz.

Bahçe, balkon ve teras
Doğal malzemelerden yapılmış objeler özellikle bahçeli, müstakil evlere çok yakışıyor. Hasır sepetler, hasır koltuklar, ahşap sandalyeler, vazolar, küllükler yazlık evlerde olduğu kadar, evde doğallık ve rahatlık isteyen şehir insanlarının da tercihi. Cilasız bile kullanılan ahşap bahçe mobilyalarına bu yıl metal veya cam malzemeler eşlik ediyor. Şezlonglar ve daybed’ler yine bahçe, balkon ve teraslarınızın en konforlu köşelerini oluşturacak dış mekan mobilyaları arasında yer alıyor. Bahçeniz yoksa balkonunuza alacağınız bu tarz bir masa ve sandalye takımı veya küçük ahşap objelerle de deniz kıyısında bir yazlık etkisi yaratabilirsiniz. Sofra dekorlarında peçeteden Amerikan servisine kadar kullanılabilen keten ve bambu gibi doğal malzemeleri de sıkça göreceğiniz yeni sezonda bahçenizi, balkonunuzu veya terasınızı renkli yer ve iskemle minderleri ve kağıttan fenerler ile tamamlamayı unutmayın.

Etiketler: , , , | İlk yorumu siz yapın »

Yeni Nesil Mutfaklarda Yaşam

7 Mayıs 2010 | Yazar: Selmin Ünver Eser | Konu: Dekorasyon Fikirleri

Artık yemek pişirme alanı olmanın yanı sıra farklı görevleri de üstlenen mutfaklar, günlük yaşamın her anına lezzet katıyor. Kimi zaman bir sohbet alanı olarak karşımıza çıkarken kimi zaman ise ufak aile davetlerine ev sahipliği yapan çağdaş mutfaklar, fonksiyonel dolap sistemlerinden saklama çözümlerine, oturma düzenlerinden malzeme ve renk seçimlerine kadar her detayı ile mutfak sanatını ritüele dönüştürüyor.

Farklı metrekarelere sıra dışı çözümler sunan yeni nesil mutfaklar, artık günümüz şartlarına uygun bir biçimde tasarlanarak kullanıcının tüm ihtiyacını karşılayacak mükemmellikle karşımıza çıkıyor. Eskiden sadece yemek yenilmek üzere kurgulanan bu mekanlar günümüzde metrekareleri büyüdükçe artık kahvaltı köşeleri, bistro oturma grupları ve daha birçok sıra dışı dekoratif detay ile aile bireylerinin birlikte keyifle zaman geçirdiği alanlara dönüşüyor.

Yaratım anlayışındaki fonksiyonellik ile dikkat çeken tasarımların yanı sıra minimal çizgilerin şık aksesuar kombinasyonları ile buluştuğu yeni nesil mutfaklarda yalın hatlar ön planda yer alıyor. Doğallığın ön planda tutulduğu günümüz mutfaklarında, ağırlıklı olarak tercih edilen yüksek kaliteli malzemeler arasında paslanmaz çelik ve alüminyumun yanı sıra meşe, kayın, ceviz ve kiraz gibi birçok ağaç çeşidi önde geliyor. Modern dolap içi kurguları ile kullanışlılığı da beraberinde getiren yeni nesil tasarımlar ile günümüz mutfaklarının belki de en önemli özelliği, mutfak gereçlerinin her an elimizin altında bulunabiliyor olması ve her biri için özel düşünülmüş yüksek teknoloji ürünü aksesuarlar. Kullanım alanının genişliğine göre biçimlendirilen mutfak tezgahlarında ise laminat, mermer, mermerit ve granit malzeme seçenekleri kullanıcıya geniş bir çeşitlilik sunuyor.

Depolama ünitelerinin önemli bir saklama çözümü halinde karşımıza çıktığı günümüz mutfaklarında tavana kadar yükselen tezgah üstü dolaplar artık her mutfağın olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Eğer mutfağınız metrekare açısından uygunsa boy dolapları da kullanıcıya ideal bir kullanım fırsatı sunuyor. Mekana dekoratif objelerle renk katmak istiyorsanız bazı duvarlara açık raflar da monte edebilirsiniz. Büyük bir mutfağınız varsa yemek masasının üzerine modern hatlı sallantılı bir avize asarak mutfağınıza alışılagelmişin dışında bir görüntü kazandırabilirsiniz. Ancak ince uzun bir mutfağa sahipseniz tavana monte edilen karpuz avizeler kullanım açısından daha uygun olacaktır.

Eğer mutfakta zaman geçirmeyi sevmiyorsanız, mekanı dekore ederken işlevsel özelliklere sahip olmasına dikkat edin. Raylı kiler dolaplar ve döner sepet gibi dolap içi sistemler tercih edebileceğiniz ideal çözümler arasında yer alıyor. Eğer tercihiniz ahşabın ağırlıklı olduğu koyu tonlarda bir mutfaktan yana ise mekana canlılık katmak için açık renk raflar ve tencere ya da kupaları asabileceğiniz metal askılar ile mekanı hareketlendirebilir, tezgah ve tavan bölümündeki dolapların arasında açık tonlu seramikler kullanarak mekana canlılık katabilirsiniz.

Feng Shui ile mutfağınıza yön verin
Feng Shui’yi sembolize eden pratik yöntemler ile mutfak dekorasyonunuzdaki verimi arttırabilir ve ana hatları ile huzuru ve dengeyi evinize taşıyabilirsiniz.

Mutfak insanların şansını doğrudan etkileyen bir mekandır. Bu mekanı düzenlerken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri ise elementlerin dengesidir. Örneğin; ocak veya fırın; su lavabo, buzdolabı ve bulaşık makineleri ile yan yana veya karşılıklı bulunmamalıdır. Mutfak kapısı tuvalet kapısı karşısında olmamalı, ocağın bulunduğu duvarın üzerinde pencere boşluğu yer almamalıdır. Yemek pişirirken ise arkanız mutfak kapısına dönük pozisyonda olmamalı ve mutfak salon veya yemek odasından aşağı seviyede bulunmamalıdır.

Yemek ve yiyecek, bereketi sembolize eder. Dolayısıyla mutfak, asla giriş kapısı yönünde yer almamalıdır, aksi takdirde bu bereketin kolayca kaybolmasını sağlayacaktır. Mutfağınızın, evinizin hangi cephesine baktığı da yine dikkat edilmesi gereken noktalar arasında yer alır. Mutfağınız evinizin arka cephesine bakmamalı ve Feng Shui’ye göre mutfak kapısı veya ocak karşısında merdiven bulunmamalıdır.

Etiketler: , , , | İlk yorumu siz yapın »

Son perde

19 Mart 2010 | Yazar: Aslıhan Işın | Konu: Dekorasyon Fikirleri

Perdeler, uzun yıllardan sonra ilk kez en parlak, en gösterişli, en cesur günlerini yaşıyor. Taftalar, satenler, ketenler, organzeler, canlı renkler, neşeli çiçekler, asil kadifeler giysilerin moda çizgisini takip ediyor; dünya podyumundaki giysilerin etkisi dekorasyona, dekorasyondaki akımlar tekstile, tekstilin iddiası perdeye yansıyor.

Son yıllarda dünya podyumunda olup bitenleri izleyenler bilir, giysiler hiç olmadığı kadar çarpıcı, cesur ve renkli. Kemerler, çantalar, ayakkabılar, şapkalar, fularlar, takılar kabuğuna sığamıyor. Her şey bu günleri beklemiş gibi özgür. Bu gösterişli akım 2000’li yılların başından beri dünya modasının defterine altın harflerle yazılıyor.

Dekorasyonda tekstilin çizgilerini de aslında yeni giysi akımları ve renkler belirliyor. Türlü tasarımcıların giysileri önce podyumda boy gösteriyor; sonra döşemelik kumaşa, perdeye, mobilyaya, duvar kağıdına ve aksesuara yansıyor. Son yıllarda podyumda sınır tanımayan değişime bağlı olarak perdeler de alabildiğine özgür desenler, renkler ve tasarımlardan nasibini alıyor.

Öte yandan dekorasyonda perdelerin fonksiyonu mobilyalar gibi yeniden tanımlanıyor. Kumaş seçenekleri, aksesuarlar, mekanizmalar derken, klasik, modern ve her tarzda mekana uyum sağlayacak yüzlerce tasarımın bulunduğu onlarca koleksiyon var artık. Genel olarak organze, vual, tergal, ipek, keten, polyester gibi ince dokulu kumaşlar tül perdelerin başrol oyuncuları. Tafta, ipek, saten, ipek şönil, viskon, polyester, keten, jakarlı saten, koton, goblen, ipek şantung ise kumaş perdelerin yıldızları oluyor. Çizgili ve çiçekli desenlerle rengarenk perdeler, ipekli taftalar, parlak ve ışıltılı kumaşlar, farklı tonlarda simli organze tüller son yıllarda perde modasına damgasını vuruyor.

Şönil, yerini zaman zaman kadifeye bırakıyor. Kadife perdelik kumaşların klasik desenleri yeniden yorumlanıyor. Büyük klasik desenler modernize ediliyor; sıcak yaz renklerini anımsatan parlak renkler zeminde kullanılıyor. Maviler, yeşiller, kırmızı ve fuşyalar, ihtişamlı klasik desenleri canlandırıyor.

Renk birliktelikleri sonsuz. Hatta, kolay kolay bir araya gelmeyen renklerle dolu kombinasyonlar hem podyumda hem ev tekstilinde boy gösteriyor; mavi ile kahvenin, pembe ile yeşilin, turkuvaz ile portakalın tonları… Desen ve kumaş birliktelikleri ise sınırsız gibi görünüyor. Saten ile organze, damask desenli perde kombinasyonları, nostaljik ve etnik desenlerle düz renk kumaşlar, çiçekli desenli perdelerle kendinden desenli tüller, doğal dokuma, keten ve doğal ipek kumaşlarla mat tül birliktelikleri mekanlarda zengin bir atmosfer yaratıyor.

Kumaş seçenekleri ne kadar canlı, renkli ve yaratıcı da olsa, aynı giysi modasını tamamlayan aksesuarlar gibi perde aksesuarları da kendi alanında kumaşların hemen yanı başında, taşlar, korniş başları, püsküller, kordonlar, saçaklar, sutaşlarıyla kendini gösteriyor. Kumaşlara uygulanan farbelalar, pililer, biyeler modelleri zenginleştiriyor.

Yeni ve eski nesil bir arada

Asil ve klasik kadifenin zarafeti her zaman baki. Beyaz tül halen sadelik ve romantizmin simgesi. Saten ve taftanın modası hiç geçmiyor. Ketenler, hem düz renk hem yeni yorumlarıyla çizgili ve çiçek desenli modeller her sezon moda olan perde klasiklerinden bir diğeri.

Zengin motifleri ile kumaşa her zaman estetik katan brode, kimi evler ve zevkler için hala vazgeçilmezliğini koruyor. Bir başka klasik olan Fransız dantelleri son yıllarda en çok rağbet gören tüller arasında yerini alıyor. Klasiklerle aynı anda çok farklı kumaşlarla üretilen yeni nesil perdeler var. Metal renginde fonlar, metalik tüller, ıslak görünümlü perdeler… Yanmaz perdeler örneğin, alev almayan elyaf ve ipliklerden üretiliyor. Nano-teknoloji uygulanarak kendi kendini temizleyen kumaşlar da bir başka buluş. Sadece güneş ışığı yardımıyla üzerindeki organik lekeler kayboluyor. Yıkandıktan sonra ütü istemeyen “non-iron” perdeler, perde dünyasında önemli buluşlardan bir diğeri. Alüminyum jaluzi, ahşap stor, ahşap jaluzi, katlamalı perde, kumaş stor, gerdirme perde, panel perde, dikey perde gibi kavramlar, son teknoloji ürünü donanımlar, mekanizmalar, motorlu ya da uzaktan kumandalı perdeler ise perde dünyasının yenilikçi ve devrimci yüzünü yansıtıyor.

Perde hassas bir konu

Gösterişli, sade, klasik, modern, tarzı ne olursa olsun perde, ev sahibine ait zevklerin şaşmaz göstergesi. Kumaş, model, renk, desen, ölçü, orantı, tasarım ve aksesuar gibi pek çok ayrıntı, ev sahibiyle mekan ilişkisini ve yaşam tarzını doğruluyor.

Perde, temelinde, örtünmek, gizlenmek, yani mahremiyeti koruma içgüdüsüyle icat edilmiş. Zamanla, güneşten ya da ışıktan korunmak gibi ihtiyaçlara ve evi daha gösterişli kılmak gibi estetik zevklere cevap vermiş. Şimdi pencereleri örtmekten çok öte bir şey. Öyle ki, iç mimarlar perdeyi, bir evde yaşayanların ruh halini en çok etkileyen tekstil ürünü olarak tanımlıyor.

Ruh haline etki edecek kadar hassas bir konu olunca, pencerelerin durumuna, duvarların ve döşemelik kumaşların rengine, mekanın büyüklüğüne göre perde seçmek gerekiyor. Kumaş ve model çok önemli.

Küçük desenli kumaşlar ve düz renk perdelerle küçük mekanları daha ferah, duvardan duvara uzanan perdelerle pencerelerin kapladığı alanı daha geniş, pilise perdelerle çatı pencereleri gibi açılı pencereler daha kullanışlı, klasik perdelerle yüksek tavanlı ve pencereli mekanları daha iddiasız, kadife ya da ipek kurdelelerle bağlanan perdelerle mekan daha etkileyici, saten ip perdeler, püsküller ya da renkli taşlarla şekilsiz pencereler daha kullanışlı, ince kumaş perdelerle loş bir oda daha aydınlık, ince tül perdelerle mekan atmosferi daha yumuşak, bol organze kumaş tüllerle küçük pencereler daha dolgun gösterilebiliyor.

İnce kurdelelerle tasarlanan düz perdeler, halkalarla asılan rustik perdeler, kalın kurdelelerle bağlanarak asılan raylı sistem perdeleri mekanlara hareket kazandıran yöntemlerden bazıları.

Etiketler: , , , | İlk yorumu siz yapın »

Duvarlar kabuk değiştiriyor

16 Mart 2010 | Yazar: Aysel Bozan Yılmaz | Konu: Dekorasyon Fikirleri


Minimalizm akımı ile evlerden hızla sökülen duvar kağıtları, yıllar sonra muhteşem bir dönüş yaparak, mekanları yeniden süslemeye başladı. Üstelik bu sefer, sadece salon ve yatak odaları ile yetinmeden, mutfaktan banyoya her yerde karşımıza çıkarak, adeta “duvarların yeni sahibi benim” diyor.

Zengin desen ve doku çeşitliğiyle dikkat çeken yeni nesil duvar kağıtları, duvar kaplaması olmaktan çok öte, dekorasyonun önemli bir öğesi olarak karşımıza çıkıyor. Eskiden sınırlı modelle, sadece boyaya alternatif olarak tercih edilirken, günümüzde sınırsız seçenekle, evinizi istediğiniz tarzda dekore etme fırsatı sunuyor. Burada sınırsız sözünün altını çizmekte fayda var, çünkü istediğiniz duvar kağıdını bulamama gibi bir ihtimaliniz, yok. Firmaların ürün yelpazesindeki zengin çeşitliliğin yanı sıra, kişiye özel tasarım hizmetleri sayesinde hayalinizdeki deseni hayata geçirebiliyor; hatta kendi duvar kağıdınızı kendiniz bile tasarlayabiliyorsunuz.

Tarzınızı duvarlarınıza yansıtın
Evinizi dekore ederken, duvarları sadece boyanacak ya da tablo asılacak yerler olarak görmekten vazgeçmelisiniz. Zira, artık onların da bir modası var. Baş döndüren bir hızla gelişen duvar kağıdı sektöründe, her gün yeni bir model tüketicilerin beğenisine sunuluyor. Kumaş görünümlü olanlar, ahşap, bambu ve hasır gibi natürel malzemelerden üretilenler, vinil esaslı yıkanabilir olanlar, granit dokulular, hatta deri kaplamalar. Boyanabilirlik, solmazlık, leke tutmazlık, anti-bakteriyel, anti-alerjik gibi, özellikler hanesine her gün bir yenisini ekleyen duvar kağıtları, renk ve desen çeşitliliğiyle de göz dolduruyor. Modern, klasik, etnik, oryantal, retro, country… liste böylece uzayıp gidiyor. Bu kadar seçenek arasından mutlaka zevkinize ve evinizin dekorasyonuna uygun bir modeli bulabiliyorsunuz. ‘Tam istediğimi bulamadım’ diyorsanız, onun da çözümü var, kişiye özel tasarım yapan bir firmaya gidiyorsunuz, hayalinizdeki duvar kağıdını birlikte tasarlıyorsunuz. Kısacası, yeni nesil duvar kağıtlarında da yok yok.

Aslında, son zamanlarda gördüğü ilgiyi de dikkate alacak olursak, duvar kağıdının o sıcaklığını gizliden gizliye özlemişiz gibi görünüyor. Sanki iyi ki döndü dercesine, salon ve yatak odaları başta olmak üzere, banyodan mutfağa, her yeri duvar kağıdı ile kaplamaya başladık. Leke tutmama, kolay silinebilirlik özellikleriyle, çocuk ve bebek odaları için de ideal bir seçim olan duvar kağıtları, anti-bakteriyel ve anti-alerjik özellikleri nedeniyle ebeveynler tarafından sıkça tercih ediliyor. Sadece evlerde değil, işyerlerinde, restoranlarda, hastanelerde, tüm mekanlarda karşımıza çıkıyor.

Her zevke uygun bir model var

Firmaların duvar kağıtları ile uyumlu döşemelik kumaşlarını da kullanarak, çok masraf yapmadan evinizin tarzını baştan aşağı değiştirebilirsiniz. Floral desenli duvar kağıdıyla evinizde romantizm rüzgarları estirirken, damask desenli bir kaplamayla, klasik bir hava yakalayabilirsiniz. Eğer gösterişten hoşlanıyorsanız, altın ve gümüş işlemeli modeller tam da aradığınız şey olabilir. Yine son yılların trendi doğa formlu kaplamalarla ya da çok beğendiğiniz bir manzara fotoğrafları ile doğanın canlılığını ve enerjisini mekanlarınıza taşıyabilirsiniz. Rüzgarda yapraklarını döken bir ağaç, üzerinde çiğ damlaları olan çimenler, duvarınızın bir köşesinden tavana doğru tırmanan bir sarmaşık deseni… doğa özleminizi bir parça olsun giderecektir. Ancak, burada bir noktaya dikkat etmek gerekiyor: Desenli bir duvar kağıdı ya da bir fotoğraf tercih edecekseniz, tüm mekanda değil de sadece bir duvarda kullanmak daha doğru olacaktır. Çünkü çok beğendiğiniz desen, bir zaman sonra gözünüzü yorup, karmaşık gelebiliyor. Uygulamaya geçmeden önce, bu ihtimali göz önünde bulundurmakta fayda var.

Duvar kağıdı, evdeki küçük kusurları kapatmak için de tercih edilebiliyor. Mesela, banyonuzun ya da mutfağınızın eskiyen fayanslarından kurtulmak için, fayansların üzerini yıkanabilir vinil esaslı bir duvar kağıdı ile kaplayarak bu sıkıntıdan kurtulabilirsiniz. Rutubet sorunu yaşayanlar için ise, cam elyaf denilen malzemeden üretilen, rutubete dayanıklı duvar kağıtları, iyi bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Kolay temizlenen ve boyanabilen bu kaplamalar, sizi hem duvarlarınızdaki çirkin görüntüden kurtarıyor hem de sağlıklı mekanlara kavuşturuyor. Yine eskimiş eşyaları yenilemede de duvar kağıtları harikalar yaratabiliyor. Mesela eskiyen dolabınızı ahşap ya da kumaş dokulu bir malzemeyle kaplayarak, şık ve yeni bir dolaba sahip olabilirsiniz. Burada iş tamamen sizin zevkinize ve yaratıcılığınıza kalıyor.

Uygulaması da kullanımı da çok kolay
Eski duvar kağıtları çok çabuk soluyordu; o nedenle sık sık değiştirmek gerekiyordu. Ancak, yeni nesil duvar kağıtlarının ömrü 15-20 yıl arasında değişiyor. Birçok firma tüketicisine, 10 yıl dayanıklılık ve solmazlık garantisi veriyor. Silinebilirlik, yıkanabilirlik özellikleriyle ıslak mekanlarda dahil, birçok alanda kullanım kolaylığı sağlayan duvar kağıtları, su ve leke tutmadığı için rahatça temizlenebiliyor. Bununla da bitmiyor: yanmazlık, boyanabilirlik, güneşten solmama, ekolojik olma gibi, özellikler hanesine her gün bir yenisi ekliyor. Bu artılarını dikkate alınca, uzun yıllar dekorasyon sektöründen ayrılacakmış gibi görünmüyor. Ama yine de sıkılıp duvarlarınızdan sökmek istediğinizde de sizi büyük bir zahmete sokmadan, kolayca sökülüyor. Kısacası, hem uygulama, hem kullanma hem de sökme aşamasında, tüketiciye büyük kolaylık sağlıyor. Hal böyle olunca, duvarlarınızı yeni nesil duvar kağıtlarına teslim etmemek için hiçbir bahaneniz kalmıyor.

Etiketler: , , | İlk yorumu siz yapın »

Aksesuarı şansa bırakmayın

16 Şubat 2010 | Yazar: Aslıhan Işın | Konu: Dekorasyon Fikirleri

Zevkli mekanların sırrı, titizlikle seçilmiş aksesuarlarda saklı. Ayrıntı gibi görünen aksesuarlar, aslında yaşam alanlarına kimlik kazandıran, daha ilk bakışta yaşam tarzı, estetik zevk ve konfor anlayışıyla ilgili ipuçları veren, stil ve dekorasyonun bir çeşit mücevherleri.

laura-ashley-01

Dekorasyonda estetik kaygıların hızla ön plana çıktığı dönemleri art arda yaşıyoruz. Artık burjuvaziye ait olan bir zevkten, orta gelirli ailelere taşınan bir ihtiyaca dönüşen stil ve dekorasyon, aşina olundukça alışılan bir ivme kazandı.

Yaşam alanlarının eşyalarla doldurulma devri çoktan kapandı. Şimdilerde öne çıkan estetik kaygı şüphesiz yaşam tarzına uygun seçilmiş mobilyaların göz ardı edilmesine izin vermiyor. Tam tersine dışarıda geçirilen zamanlar, evlerdeki konfor ihtiyacını her şeyden önemli kılıyor. Ancak değişen konfor anlayışı bile estetiği gölgede bırakamıyor.

Öte yandan, renklerin modası, değişen desen ve tarzlar, yeni ürün ve mobilya tasarımları derken, estetik zevkler gelişiyor. İsteklerin, ürün çeşitlerinin sınırlarını zorlaması bu son dönem değişikliğin bir sonucu olsa gerek. Kısa zaman içinde yükselen bu anlayışa hizmet eden mobilya ve aksesuar sektörü ise eskiden bilinenin tam tersine farklı zevklere uygun bütçeler sunuyor. Böylece herkes stilini ezbere bilirken, zevkine uygun bir ev döşemek için de yıllar boyunca beklemek zorunda kalmıyor.

laura-ashley-02

Önce, ev sahibinin ihtiyaçlarına ve yaşam tarzına uygun minimalist, klasik, oryantal ya da country tarzda mobilyalar seçiliyor. Sonra gelsin aynalar, tablolar, vazolar, biblolar, jaluziler, aydınlatma elemanları, halılar, kilimler. Aksesuar işini şansa bırakmamak, alış verişini uzun zamana yaymak gerekiyor. İhtiyaçlara ve zevklere en uygun olanını bulmak için artık pek çok marka ve türlü seçenekler var. Öte yandan, zaten “evci” olan hemen herkesin gördüğünde alıp bazı aksesuarları bir kenarda saklamışlığı vardır. Gezilen ülkelerden alınan, eve gelen hediyelerden ayrılan ya da aileden yadigar aksesuarlardan bazılarının tam da bu anda yerini bulma zamanı geliyor.

Aksesuar dediğimiz şey her zaman sadece güzel görünen ev eşyası da değil aslında. Aksesuarın yaşam alanlarında oynadığı rol, mekanı sahibine benzer kılması. Kitap okumaya meraklı birinin yatak başını bir çeşit küçük kütüphane gibi tasarlayıp yaptırması, giyimine özen gösteren birinin yatak odasında dönebilen ayaklı boy aynası kullanması gibi örnekler özel zevklerin dekorasyona etkisini ortaya koyuyor.

Takı ve mücevhere düşkün olanın mücevher kutuları, nostalji sevenlerin siyah-beyaz fotoğraflarla dolu çerçeveleri, yatarken kitap okuyanların başucunda estetik bir okuma lambası, hafta sonları yatakta keyif yapanların kahvaltı tepsisi, evde aromalı kokuları sevenlerin çeşitli köşelerde koku aranjmanları bulundurması da öyle.

Artık başka bir aksesuar anlayışı da var

hafele-kessebohmer-touchcon

Aksesuar bir estetik zevk meselesi elbette. Ancak bu günün değişen kavramları arasında yerini alan başka bir aksesuar anlayışı da var, ki bu da değinmeden geçilmemesi gereken bir konu. Aksesuar meselesi zevkten, estetikten, yadigardan ya da biriktirilenleri değerlendirmekten öteye geçiyor son zamanlarda. Mobilya ile birlikte büyüyen aksesuar ve mobilya donanımı sektörü de aksesuar kavramına yeni bir bakış açısı getiriyor. Öyle ki, değişen dekorasyon ve stil kavramını büyük oranda yeni nesil aksesuarlar ve donanımlar yönlendiriyor. Mutfaklarda ya da oturma odalarında gördüğümüz son teknoloji ürünü, bir noktasına basılınca açılan çekmeceler örneğin. Mobilyanın malzemesi ne olursa olsun söz konusu konfor çekmecenin rayları, yani donanım sayesinde elde ediliyor. Ya da bugünü yakalayan, modern mutfaklarda iki yana açılan geleneksel dolapların yerine, kalkar kapakların geçmesi tam da bahsettiğim donanım teknolojisinin bir ürünü. Mutfakta çok zaman geçiren, mutfağını aynı zamanda bir oturma odası gibi kullananlar için söz konusu teknoloji son derece işe yarayışlı.

Pek çok evde televizyon sehpası kullanma alışkanlığını ortadan kaldıran yine donanım teknolojisinin ta kendisi oluyor. Dolapların yan yüzeylerine ya da duvara monte edilebilen LCD ve plazma ekranlar için tasarlanan uzatma kolları sehpa ihtiyacını ortadan kaldırıveriyor. Hatta uzaktan kumanda ile dokunmatik tuş özelliklerine sahip bir teknolojiyle dolap içerisinde aşağı ve yukarı hareket edebilen plazma ekranlar var. Bu donanım da teknolojiye ve yeniliklere meraklı olanlar, televizyon izlemeye uzun zaman ayıranlar için önemli buluşlardan biri.

hafele-yatak-odasi

Ortada tek bir tutamak, ayak olmaksızın duvara içeriden vidalarla monte edilebilen raflar, küçük mutfaklarda tezgahın üst kısmından çekmece gibi açılarak dışarı çıkarılan küçük masalar, gardırobu en üst noktasına kadar değerlendirmeye yarayan asansörlü askı sistemleri, mutfaklardaki köşe dolaplarını son noktasına kadar değerlendirebilmeye yarayan kiler sistemleri söz konusu aksesuar ve donanım sistemleri sayesinde tüm alanları değerlendirme imkanı sunan icatlar. Yaşamlarını küçük metrekareler içerisinde kuran, yazlık ev ya da tekne sahibi olanlar için bu donanımlar yer kazandırıyor, hayatı kolaylaştırıyor.

Aksesuar önemli şey. İster geleneksel çerçevesinde, ister bugünün anlayışıyla değerlendirilsin, önemli. Hem de her yaşam için, zevkli bir stil sahibi olan herkes için.

Etiketler: , | İlk yorumu siz yapın »

Sihir gibi renkler

25 Ocak 2010 | Yazar: Aslıhan Işın | Konu: Dekorasyon Fikirleri

renkler1
Koltuk kumaşları, perdeler ya da koridor duvarlarında kullanılan renklerle bir eve bambaşka boyutlar kazandırmak an meselesi. Upuzun bir koridoru kısa, geniş bir salonu bölümlere ayrılmış gibi, tavanları olduğundan yüksek göstermenin sırrı, ışıkla renklerin oyununu mekânda yakalayınca çözülü veriyor.

Fıstık yeşili, saman sarısı, erguvan, şampanya gibi yakıştırmalarla anılan bin bir rengin kaynağı üç ana renk aslında: Mavi, kırmızı ve sarı. Ve renkler, ışıkla ayrılmaz bir bütün… Siyah, ışığın bütün renklerini emdiği için siyah; beyaz, ışığın bütün renklerini yansıttığı için beyaz görünüyor. Bu yüzden de bir evde kullanılacak renklere karar vermek için önce o evin ışık özelliklerini bilmek gerekiyor.

Evlerde kullanılan renkler; neşe, sükûnet, gerginlik ya da tazelik duygusu yaratıyor. Renklerin psikolojik etkileri var çünkü: Sarı, sıcak ve kuvvetli bir renk mesela; insanları neşelendiriyor. Araştırmalara göre, mor menekşe ve leylak grubu yumuşak, rahatlatıcı, davetkâr olmayan renkler olarak tanımlanıyor. Heyecan duygusu da uyandıran mor, gri ve maviyle kullanıldığında yumuşak; yeşil, sarı ve turuncuyla kullanıldığında gözalıcı ve uyarıcı bir etki yaratıyor. Yemek odasında iştah kapatıcı yeşil-mavi-gri tonlarını kullanmak zayıflamak isteyenler için ideal. Çalışma odası için de dikkat toplamayı kolaylaştıran pastel tonlar… Bu psikolojik etki öylesine güçlü ki, güneşin yıl boyu ısıttığı ülkelerde beyaz, mavi gibi soğuk renkler tercih edilirken, yeşil ve kırmızı serin ülke insanlarının tercihi oluyor.

Güven veren zemin rengi
Bir evi renklendirirken, mekânın bütünlüğünü bozmamak için çok renk kullanılan durumlarda ara tonların yumuşatıcı etkisinden yararlanmak en doğru yöntem. Aksi takdirde ortam yorucu olup huzursuzluk da yaratabiliyor.

Evlerin zemininde sıcak ve koyu renklerin kullanılması, insana güven ve yere sağlam basma duygusu verirken tavanda kullanılan koyu renk, ağır ve kapatıcı bir etki yaratıyor. Küçük odaların, alçak tavanların hücresel görünümünü önlemek için açık ya da soğuk renklerin kullanılması öneriliyor. Uzun ya da dar bir odanın kısa duvarları güçlü, sıcak renklere, uzun duvarları açık ve soğuk renklere boyandığında, kısa kenarlar birbirine daha yakın, yanlar birbirine daha uzakmış gibi görünüyor.

Zıtlara eşitlik tanımlayın
Renkler, yemekten çalışmaya, uyumaktan çocukların ruhsal gelişimine kadar her konuda önem taşıyor. Örneğin koyu yeşil, portakal tonlarını ve bordo gibi renkler ışığı kıracağından çocuk odaları için önerilmiyor; onlar için açık tonları seçmek en doğrusu.

Mekânın mor-sarı, yeşil-kırmızı, turuncu-mavi gibi birbirini iten renklerle vurucu hale getirilmesi isteniyorsa, geçiş için bu renklerin içinde bulunan ara tonların kullanılması öneriliyor. Zıt renklere eşitlik tanımak yerine, bir renk öne geçirilip diğerlerinin ona uyum sağlaması daha rahatlatıcı bir ortam sağlıyor. Koyu renk duvar üzerinde açık renkli elemanların hafif ve zengin bir etki yarattığı, açık renkler üzerindeki koyu renkli büyük elemanlarınsa ağır ve ayırtıcı bir etki yarattığı biliniyor. Renklerin akıllıca seçimi ve birbiriyle etkilerinin gözetilerek kullanılması durumunda bir mekanın olduğundan daha büyük ya da daha orantılı görünmesi mümkün.

İnsan üzerinde şaşırtıcı etkiler yaratan renkler, bir mekanı sevip sevmememizi, kendimizi “evimizde” hissedip hissetmememizi etkiliyor. Kültürel özelliklerin, zevk ve alışkanlıkların olduğu kadar, modanın da renk seçimlerimizde etkisi var. Ama aslolan doğanın ışığını, kimi zaman sımsıcak, gerektiğinde serin renkleriyle yaşadığımız yere taşıyabilmek.

Etiketler: , | İlk yorumu siz yapın »