Action Design Over Time Objelerin Doğasına Dair

19 Ekim 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Tasarım

Moma’da Şubat ayında başlayan küratorlüğünü Paola Antonelli’nin üstlendiği yerleştirmeler, objelerin dinamiğini ve değişen doğasını ele alan ve modern tasarımına daha iyi anlaşılmasını sağlayan koleksiyondan 85 parçayı biraraya getiriyor.

Küratörün sergi için seçtiği objeler asla durağan değil; yapım sürecinden izler yansıtıyor. İnsanlarla, bulunduğu mekanla sürekli değişen bir ilişki kuruyor. ‘Action! Design Over Time’ sergisi, ışık tasarımcısı Ingo Maurer’in kırık porselen tabaklardan ürettiği Porca Miseria! avizesi (1994) gibi el ile üretilmiş olanlardan Ammar Eloueini’s CoReFab sandalyesi (2006) gibi bilgisayar modellemesiyle üretilmiş olanlarına, zamanın içinde belli bir anda donmuş gibi görünen tasarımları bir araya getiriyor. Kimi işler, objelerin yaşam döngüsüne, kimi örnekler ise doğası gereği aktif ve dinamik olan iletişim ve etkileşim tasarımı ürünlerine odaklanıyor.

Sergide ayrıca Studio Libertiny kurucusu tasarımcı Tomáš Gabzdil Libertiny’nin arıları kullanarak ürettiği organik tasarım örneği, balpeteğinden Honeycomb Vase (2006) de yer alıyor. Sanatçının ‘yavaş üretim’ diye tanımladığı bu yöntemde, süreç bütünüyle ‘doğaya’ bırakılmış. 40 bin arı, vazoyu katman katman tam bir haftada oluşturmuş.

Sergide aynı zamanda Anthony Dunne ve Fiona Raby’nin insanoğlunun gelecekte robotlarla nasıl bir etkileşim içinde olacağını keşfetmeye çalıştığı ‘Technological Dreams’ serisinden ‘Robotlar’ (2007) işi de yer alıyor. Tasarımcılar robotlara kendi kişilikleri ve tuhaflıkları olan karakterler olarak ele alıyor ve geleceğin bu araçlarının belki de kişilik özelliklerine göre iş verilebileceğini vurguluyor. www.moma.org


Etiketler: , , | İlk yorumu siz yapın »

Mimarlar Küçük Mekanlar Tasarlıyor

24 Ağustos 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Mimari

 

Victoria & Albert Museum, Haziran ayına dek küçük mekanların gücünün keşfedilebileceği modern mimari sergisine sahne olacak.

Architects Build Small Spaces sergisinde, bir grup uluslararası mimardan ‘sığınak’ ve ‘barınma’ temasını yansıtan, müze içine yerleştirilecek bir dizi strüktür tasarlamasını istemiş. Mimarların “küçük mekanları’ müze içinde farklı noktalarda ve Porter Gallery’de birebir ölçekte inşa edilecek.

Bu deneysel projeler sukunete ulaşmak, içe dönmek, sığınmak ya da daha yaratıcı olabilmek için kent yaşamının kaosundan kaçmamızı sağlayan küçük kapalı bir alan yaratma fikrinden yola çıkıyor. Müzenin küratörü, bu serginin esas amaçlarından birinin mimariyi çizimlerle ya da modellerle anlatmak yerine, izleyi-cilerin bu yapılar yoluyla mimariyi birebir deneyimlemesini sağlamak olduğunu ifade ediyor.

Sergiye davet edilen mimarlardan biri Terunobu Fujimori, ‘Chashitsu Tetsu’ ağaç evi müzede sergilenecek işler arasında. Modern Japon mimarisinin tarihçilerinden biri olan Fujimori, 1990’larda başladığı özgün Japon mimarisinin örnekleriyle de ünlü. Ahşap, kömür ya da ağaç kabuğu gibi geleneksel malzemelerle mimari ve doğa arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor. İnsan ölçeğine yakın olduğu için ‘bedenle mimari arasındaki ilişkiyi araştırmanın en iyi yolu’ olduğunu söylediği ağaç evlere özel bir ilgi duyuyor ve benzersiz tasarımlarını hayata geçiriyor.

www.vam.ac.uk


Etiketler: , , | İlk yorumu siz yapın »

Mezzo Terra Mezzo Mare

5 Ekim 2009 | Yazar: Gateway | Konu: Tasarım

hafele1
BMS, ilk kez Milano Triennale Design Museum’da sergilenen “Mezzo terra Mezzo mare” Enstalasyonu’nu İstanbul’a getirdi. Love Dıfference – Akdenizler Arası Politika İçin Sanat Akımı çalışmalarını desteklemek amacıyla, Alias, Michelangelo Pistoletto ve Juan E. Sandoval işbirliği ile gerçekleştirilen “Mezzo terra Mezzo mare” (Kara ve Deniz Arasında) Enstalasyonu, İstanbul Desıgn Weekend kapsamında, BMS’nin Etiler mağazasında sergilendi.

Proje, bir “deniz, sanat ve tasarım” hikâyesi. İtalyan mobilya tasarım şirketi Alias ve Sanatçı Michelangelo Pistoletto gibi iki yaratıcı ilk kez, eşsiz bir projede güçlerini birleştirdiler. Michelangelo Pistoletto ile Sanatçı Juan E. Sandoval, Riccardo Blumer’in Alias için tasarladığı laleggera koleksiyonundan 248 sandalyeyi altı farklı denize boyadı. Su kenarına konumlanmış yarısı suda yarısı karada laleggera sandalyeler, altı denizle ilişkisi olan jeo-kültürel farklılıkları vurgulamak için değişik renklerde el ile boyandı: Farklı kültürler arasındaki entegrasyonun bir sembolü olan Akdeniz, Baltık Denizi, Karayip Denizi, Çin Denizi, Karadeniz ve Kızıldeniz bir araya geldi.

BMS’nin Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Işık sergiyi “Geçmiş ve gelecek arasında Akdeniz tasarımları’ denince İstanbul, akla gelen ilk dünya şehirlerinden biri. ‘Mezzo Terra Mezzo Mare” gibi jeo-kültürel farklılıkların sembolü bir enstalasyonu İtalya’dan sonra ilk kez Türkiye’ye getirdiğimiz için çok mutluyum. İstanbul’un, sanat ve tasarım buluşmalarıyla sürekli bir arada olması gerektiğini, bunu hak ettiğini ve ileride daha büyük ilgi göreceğini düşünüyorum” sözleriyle ifade etti.

hafele2

Pistoletto’nun projesinde ‘laleggera’ çağdaş bir klasik olmanın ötesinde, doğal bir kanvas görevi üstleniyor. Pistoletto’nun hayal dünyasında bu kült sandalye, deniz kenarında bir kayanın üstündeki çocuklar gibi üzerine oturup ayaklarımızı suya sokacağımız bir objedir; suyun diğer kıyısında ise benzer fakat farklı kültürden biri aynı denize ayaklarını sokar. Sanat ve tasarımı birleştiren bu proje bizi farklı kültürel kıyılarda oturmaya davet ediyor. Toprak ve su arasında sınırı oluşturan bu sandalyeler geleceğe yönelik olumlu duygular hissetmemize yol açıyor.

Projeden elde edilen gelir, kâr amacı gütmeyen “Love Difference, Akdenizler Arası Politika ve Kültürler Arası Diyalog Sanat Akımı” Organizasyonu’nun 2009-10 etkinliklerini desteklemek için kullanılacak.


Etiketler: , , | İlk yorumu siz yapın »