Tasarımın Öncüleri 2012 Takviminde

3 Ocak 2012 | Yazar: Gateway | Konu: Tasarım

Mobilya ve kapı donanımları alanında gerçekleştirdiği buluşlarıyla inovatif mobilya üretimine yön veren Häfele’nin takvimi de her yıl yeni bir yaratıcılık gösterisine sahne oluyor. Merakla beklenen ve beğeniyle izlenen takvimin yeni yüzleri, bu yıl yine tasarım dünyasından.

Häfele 2012 takviminde Akın Nalça, Ali Bakova, Burçak Madran, Bülend Özden, Erdem Akan, Hatice Çoban Armağan-Murat Armağan, Koray Özgen, Ömer Ünal, Özlem Tuna, Özlem Yalım Özkaraoğlu, Pınar Öncel ve Seyman Çay-Melih Gürleyik (MG Design) gibi kendi uzmanlık alanlarında başarılı işleriyle bilinen isimler konuk oluyor.

Mustafa Nurdoğdu imzalı siyah-beyaz fotoğraf karelerinde tasarımcılar, yaratıcı zihinlerini harekete geçirerek Häfele ürünlerine farklı anlamlar yüklüyorlar. Çağı etkileyen düşünürlerden, pskiyatrist Carl Gustav Jung’un da ilham verdiği gibi: “Yeni bir şeyin yaratılması usa vurma yoluyla değil, içeriden bir gereksinimden gelen oyun içgüdüsüyle gerçekleşir. Yaratıcı zihin, sevdiği nesnelerle oyun oynar.” Kapı plakaları, banyo lavabosu ve armatürü, aydınlatma sistemi, kapı kolu, ölçü aletleri, mobilya askıları, dolap içi aksesuarı, mutfak kiler sistemi gibi Häfele ürünleri, düş dünyasından kopup gelen şaşırtıcı imgelere dönüşüyor karelerde: Işıklı askı borusu Ömer Ünal’ın elinde Yıldız Savaşları’nın savaşçısı Jedi’ın keskin ışın kılıcına dönüşüyor; Maxifix bağlantı elemanları, nadide bir takı gibi mücevher tasarımcısı Özlem Tuna’nın boynunu süslüyor. Mobilya askıları adeta canlanıyor ve Erdem Akan’ın küçük ‘takım arkadaşla¬rı’ olarak ona ‘ilham veriyor’. Müze tasarımcısı Burçak Madran’ı saran ‘yılankavi’ aydınlatmalar, tanrıların gazabına uğrayan güzeller güzeli Medusa’nın yılanlı saçından kopup gelmiş gibi… Ölçü aletleri Seyman Çay- Melih Gürleyik ekibi ve Akın Nalça’nın dramatik karelerinde ‘standart, denge ve ölçü’ kavramlarını sembolize ediyor. Lavabonun güçlü ve yalın çizgilerine gönderme yapan Özlem Yalım Özkaraoğlu, tel rafın somutlaştırdığı aura’sıyla Bülend Özden, güçlerini ‘birleştiren’ Hatice Çoban Armağan ve Murat Armağan, kobraya meydan okuyan Koray Özgen ve bizi “iç sesimizi dinlemeye davet eden’ Pınar Öncel de bu oyuna kendi anlatımlarıyla katılıyor. Kapı kol¬larından boynuzlarıyla fantastik bir portre çizen Ali Bakova, takvim projesini şu sözlerle değerlendiriyor: “Biz tasarımcılar, canlı renklerin ve fütüristik çizgilerin dünyasına aitmişiz gibi algılanırız genelde. Bu sayede, siyah beyaz gibi iki rengin tonlarında gezen fantastik bir sahnede, yaratıcılığımızın yeni bir boyutunu, oyun gücümüzü yansıtma fırsatı bulabildik. Benim için farklı ve eğlenceli bir deneyim olduğunu da söyleyebilirim.”


Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | İlk yorumu siz yapın »

Yaratıcı portreler, Häfele takvimi için yine bir araya geldi

29 Kasım 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Tasarım

Häfele, sadece mobilya ve kapı donanımları alanında gerçekleştirdiği yenilikçi buluşlarıyla değil, her yıl yaptığı takvimlerle de yeni bir gündem yaratıyor.

2010 yılında ilk kez gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören takvim projesi artık gelenekselleşiyor. Farklı sektörler için tasarladıkları ürünlerle Türkiye’de olduğu kadar, dünyada da önemli başarılar kazanan tasarımcılar, Hafele’nin 2011 takvim projesinde yaratıcılıklarını farklı biçimde harekete geçirdi ve yine esprili ve ilham veren fotoğraf kareleri ortaya çıktı.

Häfele takviminde yer alan 12 siyah-beyaz fotoğraf karesinde, ürünler kendi gerçekliğinden koparak tasarımcıların elinde tümüyle yeni çağrışımlar, farklı anlamlar yüklendi. Takvimde bu yıl, Alp Nuhoğlu, Alper Böler, Demirden ekibinden Demir Obuz ve Nil Deniz, Defne Koz, Derin Sarıyer, Gamze Güven, Gülnur Özdağlar, Hakan Gencol, Meriç Kara, Orhan Irmak, Tamer Nakışçı ve Umit Altun gibi başarılı işleri ve aldıkları ödüllerle öne çıkan endüstriyel tasarımcılar yer alıyor. Mobilya, ambalaj, takı, yapı gereçleri gibi birçok farklı sektör için tasarladıkları ürünlerle gündemde olan bu isimler, bu kez 12 karede, 12 ayrı öykünün kahramanları olarak boy gösteriyor.

Takvimde, Mustafa Nurdoğdu imzasını taşıyan siyah-beyaz karelerin her biri, sürprizli bir oyun gibi kurgulandı. Häfele’nin ürün ailesinde yer alan mobilya kulpları, kapı kolları ve menteşeleri, gardırop aksesuarları, banyo ve mutfak aksesuarları, ofis donanımları, bağlantı elemanları da teatral bir gösteriye dönüşen kurguda yepyeni bir işlev üstleniyor: Derin Sarıyer’ın pozu, James Bond’un hafızalara kazınan ünlü duruşuna bir gönderme yapıyor; Orhan Irmak kule tipi priz kutusuyla adeta dans ediyor; mobilya kulplarıyla kostümlerini tamamlayan Demir Obuz ve Nil Deniz grotesk bir tiyatro sahnesinden fırlamış gibi görünüyor; Tamer Nakışçı ise jonglörlük yeteneğini kullanarak mobilya tekerleklerini bu kez elleriyle ‘havada’ döndürüyor. Bir başka karede kapı menteşesi, adeta ‘kelebek hafifliğinde’ Gamze Güven’in şapkasına konuveriyor. Fotoğraflar çekilirken, tasarımcılardan o anda içlerinden geldiği gibi oyun oynar gibi ürünlerle diyalog kurmaları istendi. Urünü eline alanlar onu yakından bilen, uygulayan tasarımcılar olunca hem muzip hem de tasarımcıların bilinmeyen bir yönünü yansıtan farklı fotoğraflar ortaya çıkmış oldu.

Geçen yılın takvimine de tasarımcıların hep dile getirdiği gibi, buluşçu yenilikleri ve detay çözümleriyle ‘hayal edilenleri gerçeğe dönüştüren’ Häfele, yıllardır mimar ve tasarımcıların çözüm ortağı gibi çalışıyor. Referans kitap olarak üniversite kütüphanelerine giren Häfele kataloğu da ayrıca onların eğitim süreçlerinde önemli bir rol üstleniyor. Takvim projesi çözüm ortaklığından çok bir boyut içeren bu ilişkiyi, benzersiz bir yolla geniş bir kitleye ulaştırmış oluyor.

Häfele, tasarım gücünü ve yenilikçi imajını vurgulayan takvimlerinde her yıl yaratıcı disiplinlerin farklı yüzlerine yer vermeyi; tasarım ve mimarlık dünyasında ses getirecek yepyeni projeler üretmeyi hedefliyor.


Etiketler: , , , , , , , , , , , | İlk yorumu siz yapın »

Küçük evlere özel çözümler

12 Temmuz 2010 | Yazar: Aysel Bozan Yılmaz | Konu: Dekorasyon Fikirleri

Büyük ve düzenli bir ev, hepimizin ortak hayali; tabii şartların elverdiği ölçüde. Şu an için büyük bir eve sahip olmanız mümkün olmayabilir; ama bu düzenli bir ev hayalinden de vazgeçmeniz anlamına gelmiyor. Mekanın küçüklüğüne rağmen fonksiyonel, pratik bir tasarım ve ergonomik ürünlerle içinizi geniş tutabilecek, dekoratif bir mekan elde edebilirsiniz. Ayrıca yapacağınız ufak dokunuşlarla mekanı daha geniş ve ferah da gösterebilirsiniz.

Bir alanın birden fazla işe yaramasını istiyorsanız, büyük parça mobilyaları küçük parçalarla tamamlayıp daha fonksiyonel bir alan yaratabilirsiniz. Mesela, misafirlerinizi yuvarlak bir masa etrafında ağırlayacaksanız, kullanılmadığı zamanlarda küçültülerek bir konsol görevi de görebilecek bir yemek odası takımı alın. Aynı şekilde katlanabilen sandalyeleri tercih ederek, ekstraları dolap içlerinde veya balkonunuzda saklayabilirsiniz.

Gömme dolaplar hemen hemen hiç yer kaplamamalarına rağmen çok geniş saklama alanı yaratırlar ve bu da küçük bir ev için mükemmel bir özelliktir. Oturma odanızdaki gömme kitaplığa birden fazla görev verebilirsiniz: Sadece kitapları veya bibloları koymak yerine mini bar görevini de gömme kitaplığınız üstlenebilir.

Daha geniş ve rahat salonlar-odalar için, her şeyden önce açık renkleri tercih etmelisiniz. Duvarlarınızı daha sade ve açık renklere boyamalısınız. Duvardan duvara halı kaplatmakta sorunlarınıza çözüm olabilir çünkü bu sayede kesintisiz bir algı yaratmış olursunuz.
Farklı alanları belirgin şekilde ayırmak önemlidir ama bitişik odalar arasında bazı açıklıklar olması hepsinin daha büyük görünmesini sağlar. Tıka basa dolu mutfağınızı, yemek odasından tamamen ayırmak yerine büyük bir geçiş alanı ile bu iki mekanı birbirine bağlayabilirsiniz. Yine aynı şekilde, ofisinizi camlı bir kapıyla oturma odasına bağlayarak, iki odanın da aynı ışığı almasını ve hatta tasarıma göre aynı manzarayı görmesini de sağlayabilirsiniz.

Aksesuar seçimi mekânın büyüklüğüne göre yapılmalıdır. Örneğin büyük mekanlar yaratmak istiyorsanız büyük çerçeveler kullanmak yerine küçük ama fazla sayıda çerçeveler kullanarak alanın derinliğini arttırabilirsiniz. Koltuk takımlarında küçük olan salonunuza doğru orantılı parçalar seçmek yararınıza olacaktır. Ayrıca çok parçalı seçenekler kullanmaktan kesinlikle uzak durun, zigon sehpalar, büfeler gibi parçalar sizin için çok uygun değildir.

Stüdyo tipi bir evde yaşıyorsanız ve yaşam alanınızın bir köşesi aynı zamanda yatak odanızsa, dört kenarı dikmeli bir yatak tam size göre. Dikmelerine şık perdeler asarak uyku ve dinlenme alanınızı dilediğiniz gibi ayırabilirsiniz. Ayrıca perdelerini kapatarak yatak bölümünü oturma alanından kolayca gizleyebilirsiniz. Açık renkte perdeler mekanı daha ferah gösterir.Odalarınızdaki perdeleri duvarın en üst noktasına yerleştirin(Örneğin kartonpiyerin hemen altına). Perdeleri yüksek bir yere asmak kumaşın özgürce sallanmasına izin verir ve gözleri yukarı çeker. Ayrıca dikey kartonpiyerler odanızda daha fazla hacim illüzyonu yaratır.

Havlu ve nevresim takımlarınız için yatak altına kaydırılabilen tekerlekli çekmece ve kutular işinize yarayabilir. Ancak bunların kapaklı olanlarından tercih ederseniz eşyanızı temiz tutmuş olursunuz. Ayakkabılarınız için kapaklı ayakkabı kutularını kullanabilirsiniz. Özellikle çizme kutularına birden fazla ayakkabı sığabiliyor. Tüm kutularınız aynı renk olursa daha dekoratif durabilir. Evinizin hiç ummadığınız bir köşesinde nefis bir depolama alanı keşfedebilirsiniz. Bir nişin içine raflar asmak; koridor kapısının üzerine kapaklı bir dolap monte etmek, merdiven kenarlarında göme kitaplıklar oluşturmak gibi.

Duvarlara asacağınız açık raf üniteleri kitap, dergi, kutu ve aksesuarlarınız için en uygun çözüm. Montajı kolay olanlarından seçerseniz zaman içinde ihtiyaçlarınıza göre yerlerini siz de değiştirebilir ya da ilave rafları kendiniz de asabilirsiniz. Raflarınızı daha verimli kullanmak için raf bölücüler ve dosyalıklar kullanırsanız dağınıklığı da önlersiniz. Değişik ve lokal aydınlatmalar mekanda çeşitlilik hissi uyandırır. Çalışma köşesinde bir aydınlatma, oturma köşesinde ayrı bir aydınlatma, oturduğunuz kanepe yanında bir lambader; tek mekanda farklı kullanım şekilleri yaratarak ferahlık ve genişlik hissi verecektir. Ayrı ayrı aydınlattığınız her yer farklı karakter olarak karşınıza çıkacaktır.

Zeminde parke kullanıyorsanız; açık meşe, kayın gibi açık ahşap tonlarını, mermer ya da seramik kullanıyorsanız; krem rengi tonları tercih etmemiz ve duvarlarınızı, kırık beyaz ve fildişi gibi beyazın tonlarında boyamanız mekanı hem büyütür hem de mekana ferah bir görüntü sağlar. Zeminde seramik ya da mermer karo kullanıyorsanız; mekanı her zaman daha geniş göstereceğinden küçük ebattaki karoları tercih etmelisiniz.

Aynalar ve cam bölmeler, stratejik olarak yerleştirildiğinde, alanı daha geniş göstermeye yarar. Hatta aynanızı yansıtmasını istediğiniz alan ve objelere göre yerleştirirseniz odanıza ferahlık yanında çok hoş da bir hava katabilirsiniz. Büyük aynalar yanında küçük aynalarda özellikle objelerin yansıtılması konusunda çok stratejiktirler. Örneğin oturma odasındaki gömme kitaplığın yanına yerleştireceğiniz küçük bir ayna buraya yerleştirmiş olduğunuz biblo, bardak vb hoşunuza giden görüntüleri ikiye katlayabilir.

Büyük camlar güneş ışığının duvarlardan yansımasını sağlar ve en korkunç odayı bile aydınlatır. Banyo ya da yatak odası gibi mahremiyet gereken alanlarda, güneş ışığının içeriye dolmasına izin verecek şekilde, kolayca ayarlanabilir perdeler yerleştirin. Örneğin yatak odanızda, pencerelerden gelen ışık mafsallı panjurlarla azaltılabilir. Güneşin sıcak ışıklarından korunmak için onları kapalı tutabilir ya da güneş ışığı almak için hepsini açabilirsiniz. Oturma alanınızı genişletmek için, eğer varsa, dış alanlardan faydalanabilirsiniz.

Müzik CD’leriniz ve DVD’lerinizi darmadağınık, kendi hallerinde bırakmaktansa şık bir kutu sepet ya da rafı depolama çözümü olarak deneyebilirsiniz. Raf sistemini tercih ediyorsanız üzerini ağzına kadar doldurmak, mekanı olduğundan dağınık gösterir. CD’leri raflara, DVD’leri kutulara koymak gibi bir paylaştırma biçimi işinizi kolaylaştırabilir. Tamamen farklı duvar renkleri ya da döşemeler seçmeden bir odayı diğerinden ayırın. Yemek odasında kullanabileceğiniz döşemenin dama tahtası deseni, hem mutfakla arada tanımlayıcı bir alan yaratılmasına hem de fazla yer kaplamayan bir halı gibi gözükmesine yarayabilir. Oturma odasını yemek odasından ayırmak için duvarlara desen çalışması yapabilirsiniz; Benzer tonlarda, örneğin biri düz, biri fitilli dokunun kullanılması, mekanlarını tanımlamanın yanında zengin bir görüntü de sağlar. Bu tonlar hem birleştirici bir etki yapar, hem de mekanlarda bir süreklilik havası vererek hissedilen toplam hacmi arttırır. Renk kurallarından biri de açık tonların ileriye doğru gidip odayı daha geniş göstermesi, koyu renklerin ise geriye giderek alanı daraltmasıdır. Mutfağınızda havadar beyaz dolaplarla ferah bir görüntü sağlayabilir, aynı etkiyi yatak odanızda beyaz nevresimlerle verebilirsiniz.


Mutfakta asma dolaplar kullanmak dağınıklığa bir son vermenize yardımcı olur. Bu dolapların altına takacağınız şık kancalara kahve fincanlarınızı asabilirsiniz. Ayrıca duvara asılan giysi askılarını da fincan asmak için kullanabilirsiniz. Tekerlekli mutfak sepetlerinin sadece mutfaklara hapsolan bir eşya olduğunu düşünmeyin. Banyonuzda da alandan kazanma fırsatı vererek dağınıklığı ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Hatta bu sepetleri çalışma odanızda bile kullanabilirsiniz. Kırtasiye malzemelerinizi ve diğer ıvır zıvırlarınızı sepetlere yerleştirerek aradığınız her şeyi bir arada bulabilirsiniz. Çalışma masanız için sepetinizin renk ve tarzına uygun kalemlik ve dosyalıklar da seçerek odada bütünlük yaratabilirsiniz. Böylece gözünüzü yoran her şeyden kurtulmuş olursunuz.

Gardırop içlerinin de bir düzene ihtiyacı olduğunu unutmayın. Yani sadece her şeyi bir dolaba tıkmakla iş bitmiyor. Yazlık ya da kışlıkları kaldırmak için odanız müsait değilse tek dolap içinde asansör askı sistemi ile bunu çözümleyebilirsiniz. Kutular, kemer ve kravat bölücüler, ayakkabı askıları ve hareketli raf sistemleri kullanışlı çözüm önerileri olabilir.Avlu, balkon, kış bahçesi gibi mekanlar, çok fazla masraf çıkarmadan, kullanılabilir alanı çok fazla arttırır. Veranda içerideki bir odanın tüm konforunu sağlayabilir: Böcekleri uzakta tutmak için perdeler, kızgın güneşten koruma sağlamak için bir tente veya rahatınızı sağlayacak sıcak ve davetkar mobilyalar.

Karanlık bir holünüz varsa; tavan ve koridorlara loş ışıklar yerleştirebilir ya da ayarlanabilir anahtar takarak gece boyunca düşük ayarda kullanabileceğiniz bir aydınlatma oluşturabilirsiniz. Karanlık köşelere spot ışıkları takabilirsiniz.


Etiketler: , , , | 2 Yorum yapılmış »

Klasikten moderne tüm stillerde Häfele kapı kolları

26 Nisan 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Ürün tanıtımı

Mobilya donanımları ve aksesuarları konusunda rakipsiz ürün portföyüne sahip, dünya markası Häfele, tüm yaşam alanları için estetik ve işlevsel binlerce kapı kolu ile modern, klasik, country, grange, minimalist, barok, her tarz için özgün tasarımlar vaat ediyor.

Häfele, 20 binin üzerindeki kapı kolu çeşidiyle, her tipte ve her stilde yaşam alanının gereksinimini karşılayacak zengin bir ürün portföyüne sahip. Özenli bir işçilikle, yüksek kalitede birçok farklı malzemeden üretilen kapı kolları, modernden klasiğe tüm mekanların görsel bütünlüğünü tamamlıyor.

Klasik tarzda el işçiliği ile, özellikle pirinç gibi malzemelerden üretilen kapı kolları, geçmişin formlarından esin alan çizgileriyle, köşk, yalı ve konak gibi tarihin izini günümüze yansıtan mekanların dekorasyonunu tamamlıyor.

Barok’tan XIII. Louis stiline uzanan nostaljik çizgilere sahip kapı kolları, klasik esinli yeni iç mekanlarda ve özel restorasyon projelerinde tercih ediliyor. Önde gelen tasarımcıların imzasını taşıyan modern kapı kolları serisi mekanlarda yüksek kalitesi ve işlevselliğiyle farklılık yaratıyor.

Art deco, antik, modern, klasik, barok, country, grange, minimalist, tarzı ne olursa olsun, Häfele’deki binlerce kapı kolu seçeneğinden biri mutlaka sizin yaşam alanınız için olmalı.


Etiketler: , , | İlk yorumu siz yapın »

Tasarımın öncüleri Hafele 2010 takviminde

21 Aralık 2009 | Yazar: Gateway | Konu: Tasarım

Mobilya ve kapı donanımları alanında gerçekleştirdiği buluşları ve yenilikleriyle inovatif mobilya üretimine yön veren Häfele, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bir projeye imzasını attı.

2010takvim-2

Häfele’nin ürünlerine tasarımcıların hayal gücü sayesinde yeni çağrışımlar, farklı anlamlar yüklendi. Häfele’nin 2010 takviminde Adnan Serbest, Atilla Kuzu-Levent Çırpıcı, Arif Özden, Autoban (Seyhan Özdemir-Sefer Çağlar) Aykut Erol, Aziz Sarıyer, Can Yalman, Ece Yalım, Ela Cindoruk-Nazan Pak, Oya Şenocak Akman, Tanju Özelgin ve Yılmaz Zenger yer alıyor. Hafele takviminde farklı yüzleriyle görünen tasarımcıların her biri Häfele gibi öncü tasarımcı kimlikleri ve ödülleriyle gündemde. Mobilya ve iç mekan tasarımında, mücevherde, cam aksesuarlarda, dünyada ve Türkiye’de başarıya ulaşan işleriyle bilinen bu isimler, bu kez Häfele takvimine artı değer katıyor.

2010takvim-1

Kapı kapatıcılar, menteşeler, mobilya rayları, kulplar, ofis donanımları, Red Dot ödüllü mutfak donanımları kendi bağlamının dışında bir kurgu içinde yerini alıyor. Mustafa Nurdoğdu imzasını taşıyan siyah-beyaz fotoğraf karelerinin her biri, tasarımcıların ürünlerle olan diyaloğunu anlatan teatral bir gösteri sergiliyor. Kablo tutucu, organik formlarıyla ve malzeme deneyleriyle tanınan ‘zamansız’ tasarımcı Yılmaz Zenger’in bedeninin bir parçasına, onun omurgasına dönüşüyor; teknolojiyi tasarımlarına entegre eden Atilla Kuzu ve Levent Çırpıcı, Ellipta LCD ekran taşıyıcıları robotik birer kol gibi yorumluyor. Özel tasarım mobilya kulpları ise Ela Cindoruk ve Nazan Pak’ın elinde değerli birer mücevher gibi boy gösteriyor.

2010takvim-4

Sadece güçlü tasarımlarıyla değil karizmatik kişiliğiyle, takvimdeki etkileyici portrelerden biri olan Aziz Sarıyer, bu projenin anlamını şu sözlerle dile getiriyor: “Mimarlara ve tasarımcılara ürünleriyle hizmet veren Häfele için bu gerçekten bir “ilk” ve tasarımcılara birebir ‘dokunmasını’ sağlayan çok güzel bir adım. Häfele’nin çözümleri oldum olası bizlerin ufkunu açıyor, becerilerimizi geliştirmemize fırsat veriyor; hayal gücümüzün sınırlarını genişletiyor. Bu açıdan bakınca, hem fotoğrafların kurgusu hem o ürünlerle kurduğumuz diyalog güçlü bir ifadeye kavuşabiliyor elbette.”

2010 takvimini tasarımcılara ayıran Häfele, takvim projesinde her yıl yaratıcı disiplinlerin farklı yüzlerine yer vererek gelenekselleştirmeyi; yenilikçi tavrını tasarım ve mimarlık dünyasında ses getirecek yepyeni projelerle de ortaya koymayı hedefliyor.

2010takvim-3


Etiketler: , , , , | İlk yorumu siz yapın »

Hafele’den mobilya tasarımında çığır açan elektronik donanımlar

2 Aralık 2009 | Yazar: Gateway | Konu: Tasarım, Ürün tanıtımı

hafele

Häfele’nin mobilya donanım teknolojisinde çığır açan en yeni ürünleri; sessiz, konforlu ve güvenli akıllı çekmece sistemi Grass Sensotronic, tasarımla işlevselliğin ideal birleşimi olan yükseltici mekanizma Plazma Lift, teknoloji harikası Huwil elektronik kalkar kapak donanımları, tek bir dokunuşla çekmecelerin otomatik olarak açılmasını sağlayan mucize sistem Kesseböhmer TouchControl yılın icatlarına damgasını vuruyor.

Mutfaklara Häfele farkıyla giren akıllı teknoloji: Grass Sensotronic
Häfele, çekmece ray ve sistemleri konusunda uluslararası bir isme sahip olan Grass firmasının sunduğu ve dünyanın ilk akıllı çekmece sistemi olan elektronik kontrollü Sensotronic’i Türk tüketicilerle buluşturuyor. Çekmecenin herhangi bir noktasına dokunularak sessizce açılıp kapanmasını sağlayan Sensotronic’in diğer avantajları arasında montaj ve kullanım kolaylığı ile güvenlik sistemi bulunuyor.

Grass tarafından tasarlanan elektronik çözümlerden biri olan Sensotronic, tamamıyla otomatik olarak çekmecelerin açılıp kapanmasını sağlıyor. Türkiye’de Häfele tarafından sunulan Sensotronic’de kullanılan ileri teknoloji, çekmeceyi ray boyunca elektronik kontrollü olarak hareket ettirerek birinci sınıf konfor sunuyor. Sensotronic, çekmece içeriğinin ağırlığından bağımsız olarak çekmece ön paneline el, diz, hatta hafif bir dirsek dokunuşuyla harekete geçiyor, yine hafif bir dokunuşla istenen yerde durdurulabilme özelliğiyle de büyük kolaylık sağlarken kulpsuz mobilya tasarımlarının da konforunu artırıyor.

Sensotronic’in bir diğer özelliği olan montaj kolaylığı sayesinde, herhangi ek bir alete ihtiyaç duyulmadan, sistem kolayca monte edilerek kullanılmaya hazır hale geliyor. Sensotronic’in el sıkışmalarına karşı geliştirilen özel koruma mekanizması, çekmecenin hareketi herhangi bir şekilde engellendiğinde güvenle durmasını sağlıyor.

Yükseltici mekanizma Plazma Lift
Mobilyanın içinden yükselerek çıkan ve her iki tarafa dönebilen Plazma Lift, iç mekan tasarımında tasarımcıya özgürlük getiriyor. Her iki tarafa dönebilen Plazma Lift iç mekan tasarımlarına estetik bir dokunuş katıyor. TV prizinde otomatik kapatma, uzaktan kumanda ve dokunmatik tuş özelliklerine sahip olan bu ürünün eğilme açısı 11.5 derece, dönme açısı ise 210 derece. Ev, ofis, otel ve yatlarda, özellikle alan kazanımı gerektiren mekanlarda kullanım için ideal olan bu ürün mobilyanın içerisine gömülüp, istendiği zaman aşağı yukarı hareket ettirerek dışarıya çıkartılabiliyor. Plazma ekranların mobilya içerisine gizlenmesi sayesinde cihazlar dış etkenlere ve hırsızlığa karşı korunurken, dönebilme özelliğiyle TV izleme açısı sorununa da çözüm getiriyor.

Huwil elektronik kalkar kapak donanımları
Ahşap kapaklar ve alüminyum çerçeveli kapaklar için üretilen kalkar ve kalkar-katlanır kapaklara uygun elektrikli makas donanımları, tek ve çift kanatlı kapaklara uygun. Programlanabilir uzaktan kumandalı açma düğmesi, birden çok makas donanımı çalıştırabiliyor. Sessiz hareket ve entegre yavaş kapanma özelliği sunan elektrikli sistem, elektrik kesintisi halinde gücü artmış şekilde çalışmaya devam ediyor. Bunun için ilave bir güç yardımına gerek kalmıyor. Güvenlik açısından da endişeye yer bırakmayan sistem, her iki yönde de (açma-kapama) önüne engel gelince, otomatik olarak duruyor.

Kesseböhmer TouchControl: Tek dokunuş, tek hareket
KesseBöhmer TouchControl, tek bir dokunuşla çekmecelerin otomatik olarak öne açılmasını sağlıyor. Çekmecelerin ön yüzünde herhangi bir noktaya dokunulduğunda kiler sistemi otomatik olarak açılıyor. Tek bir dokunuşla sistem devreye giriyor ve yavaş ve sessiz bir hareketle dolabın dışına doğru açılıyor. Çocukların erişimini ve istenmeyen açılmaları engelleyen güvenli Touch-Control sisteminde, hareket sensörü çok az yer kaplayan elektrikli motor ile birlikte basitçe kayar mekanizmaya bağlanıyor. Sadece mobilya bazasında elektrik bağlantısı gerektirdiği için standart mobilyada da kolaylıkla kullanılabiliyor; sonradan da uyarlanabiliyor. Farklı yüklere karşı esnek bir yapıya sahip olan Kesseböhmer TouchControl, sessiz ve kolay kullanımı, istenmeyen açılmaları engelleyen güvenli sistemiyle kiler sistemlerinde, dolaplarda, kulpsuz çekmecelerde kullanım için ideal bir ürün.


Etiketler: , , , | İlk yorumu siz yapın »