1 Temmuz 2011 | Yazar: Gateway | Konu: Tasarım
Özel ve bekar hayatına yakışan işlevsel bir mutfak mı olmalı? Yoksa, konforlu bir evin ruhunu mu yansıtmalı? Mutfaklar artık yaşam alanlarının önemli bir parçası; arkadaş toplantılarına ya da ailenin bir araya geldiği sofralara ev sahipliği yapan bir mekan. Bir mutfağın aydınlatma konsepti, temelde çalışma için yeterince ‘iyi’, yemek yerken ise yeterince ‘güzel’ bir aydınlatma fikrine odaklanmalı.
AYDINLATMA EFEKTLERİ
Mutfakta yoğun olarak kullanılan aktivite/çalışma alanları mutfağın en aydınlık kısımlarını oluşturuyor. Bölgesel aydınlatmalar yüzeyleri en verimli şekilde vurgularken, köşede kalan alanların görsel kalitesini arttırıyor. Çekmece içi aydınlatmalar ve dolap içi aydınlatmaları kullanıcıya özel bir konfor sunuyor. Buna benzer kullanım alanlarında düşük kontrastlı aydınlatmaların kullanılması daha doğrudur. Mutfağı aydınlatırken dikkat edilmesi gereken önemli bir konu da mutfakta kullanılan malzemeler: Değerli ahşap yüzeyler, koyu ve mat yüzeyler ışığı emeren, açık renkli ve parlak cilalı yüzeyler ışığı yansıtırlar.
İŞLEVSEL AYDINLATMA
- Çalışma alanlarının aydınlatılmasında ideal: Gölgeleme yapmadan tezgah üzerine dikey olarak düşen yansımasız aydınlatmalar.
- Dikey yüzeylerden yönlendirilen aydınlatmalar raf ünitelerini en uzak köşesine kadar aydınlatırlar.
- Dolap-çekmece içi düşük kontrastlı aydınlatmalar bir şeyi ararken eşyaların yerini bulmayı kolaylaştırıyor.
KONFORLU AYDINLATMA
- Işıklı çekmeceler loş gece ışığında bile en iyi aydınlatma garantisini veriyor.
- Cam kapakların arkasına takılan spotlar, eşyaların siluetlerini ortaya çıkararak saydamlık veriyor ve mutfak dolaplarının daha güzel görünmesini sağlıyor.
DUYGUSAL AYDINLATMA
- Baza aydınlatmaları geceleri yolunuzu bulmanız için son derece estetik bir çözüm sunuyor.
TASARIM İPUÇLARI
- Işıklı raflar mutfak aksesuarlarına, porselen çanakları n estetik görünümünü belirginleştiriyor.
- Açık renkli ve aydınlık tezgah yüzeyleri ışığı yansıtıyor ve düşük kontrastı sayesinde daha rahat bir çalışma ortamı sağlıyor.
- Koyu renkli yüzeyler ise ışığı emerek kontrastı artırıyor.
Etiketler: aydınlatma, mutfak, mutfakta aydınlatma | İlk yorumu siz yapın »
8 Aralık 2010 | Yazar: denizayseyazicioglu | Konu: Tasarım
Aydınlatma elemanları, mimarinin oluşum süreci içerisinde psikolojik ve görsel konforu sağlamanın yanında, tasarıma yeni bir boyut kazandırıyor, hatta bazen tasarımın kendisi olacak kadar etkin rol oynuyor. Görsel algılamayı olanaklı kılan aydınlatma, günümüzde her türlü mimari çözümlemede iyi görme koşullarının sağlanması yanında mimarinin konseptini ve estetik bütünlüğünü vurgulamak açısından da mimarinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Mimari aydınlatma projesi hazırlanırken binanın işlevsel ve yapısal özelliklerinin yanı sıra değişik amaçlar için tasarlanmış mekanlarının niteliklerinin de ele alınması gerekir. Işık kaynaklarının spektral duyarlılığı, renk sıcaklığı, şiddeti gibi teknik özelliklerin kullanıcılar üzerinde bırakacağı psikolojik ve fiziksel etkiler birer tasarım problemi olarak ele alınırsa, aydınlatma projesinde istenen kaliteye ulaşılabilir.
Mimari aydınlatmanın uygulama alanlarına ait sınırları tanımlamanın zor olduğunu söyleyebiliriz. Bazen bu sınır, bir heykelin görsel etkisini güçlendirmek ve yeni bir kimlik kazandırmak olarak ifade edilebilecekken, bazen açık alanları günün her saatinde yaşanabilir kılmak olarak da tariflenebilir. Bu uygulama alanlarıyla ilgili verilebilecek en güzel örneklerden biri, Tayvan’ın Hsinchu yerleşkesindeki National Chiao Tung Üniversitesi Kampüsü’dür. Kampüsün aydınlatma projesini hazırlayan Chou Lien ve Ta-Wei Lin farklı yerlerde farklı uygulama teknikleri kullanmışlar. Örneğin bahçe içerisindeki heykellerin aydınlatılmasında, noktasal ve dağınık ışık uygulamalarıyla değişik doku algılamaları ve ışık-gölge oyunları yaratılmış. Ayrıca yandan ve aşağıdan yönlendirilen ışık kaynaklarıyla eserlere daha heybetli bir görünüm kazandırılması amaçlanmış. Kampüsün yürüme yollarının aydınlatmasında ise orta ve alçak boylu armatür sistemleri eşit aydınlatma sağlanacak şekilde konumlandırılmış.
Açık alanların aydınlatılmasıyla ilgili aynı tasarımcılara ait bir diğer uygulama örneği ise Tayvan’ın kuzey doğusundaki Yi-lan nehri kıyı projesidir. Nehrin çevresindeki ağaçların formu bu projenin çıkış noktasını oluşturuyor. Her bir aydınlatma elemanı bu doğanın bir parçasıymış gibi biçimlendirilmiş. Bu uygulamayla birlikte nehrin kıyısı, hem estetik hem de işlevsel açıdan 24 saat keyifle ve kolaylıkla dolaşılan bir gezi alanına dönüştürülmüş.
Kentin en dikkat çeken açık alanları olan meydanlarda ise daha çok dikkat çekmesi gereken giriş ve çıkışların yakın çevrelerine oranla daha yüksek voltajlı ışık kaynaklarıyla aydınlatılması gerekir. Meydanlarda, uygulanabilecek genel aydınlatma tasarlanırken özellikle yayaların göz seviyesinin üstünde yani görüş alanının dışında ve kamaşma yaratmayacak ışık kaynakları seçilir. Ayrıca ışık rengi, aydınlığın düzgün yayılması, kullanılacak aydınlatma elemanlarının mimari çevreyle bütünleşmesi ve kentsel alanların ölçeğine uygun olması son derece önemlidir. Bu tasarım kriterlerinin en güzel uygulandığı örneklerden biri, Londra’daki Peninsula Meydanı’dır. Speirs & Major Architects’den Mimar Bar Gazetas’ın 2007 yılında gerçekleştirdiği projede,geniş biralan için sürdürülebilir aydınlatma stratejisi benimsenmiş.
Sadece mimari ve kentsel tasarımın gereklerine cevap vermekle kalmayıp, kullanıcıların uzun vadeli beklentilerini de karşılayan bu proje, yaşanılan çevreyi karmaşık hale getirmeden bir dizi etkinlik için güvenli düzeyde aydınlatma sağlamayı amaçlıyor. Ağaçlar, banklar ve diğer peyzaj elemanlarının basit aydınlatmaları sayesinde meydanda sakin bir atmosfer yaratılmış. Gece saatlerinde dikkat çekecek biçimde aydınlatılmış olan 45 metre uzunluğunda ve paslanmaz çelikten yapılmış heykel, meydanın odak noktasında yer alıyor.
Meydanı çevreleyen sokakların ışıklandırılmasında ise mavi renk kullanılarak sakin bir etki elde edilmiş. Ayrıca buluşma noktalarında çeşitli ışık oyunları ve koreografilerle, çevreyi gezenler için son derece renkli ve kinetik ortamlar yaratılmış. Mimari aydınlatmada bir önemli uygulama alanı da şehirlerin sembolleri haline gelmiş olan tarihi yapılardır. Bu tür yapıların aydınlatması, temelde mimari özellikleri vurgulamak ve yapı yüzünü anlamlı kılmayı amaçlıyor. Abu-Dhabi’ deki Sheikh Zayed Bin Sultan Al Nahyan camisi ise bu konudaki güzel bir örneklerden biridir. Halcrow tarafından yapılmış olan aydınlatma tasarımında ayın gökyüzündeki görünümüne bağlı olarak tarihi yapının cephesi mavi ya da beyaza dönüyor.
Mimari aydınlatmayla ilgili önemli uygulama alanlarından bir diğeri de iç mekanlardır. Bu tür alanlara ilginç tasarım yaklaşımlarıyla sofistike görünümler kazandırılabilir. Örneğin “Işıklandırılmış purolar” adıyla anılan Tayvan’ın Taipei şehrindeki Ruentex Tunhua-Renai konutlarının iç mekan aydınlatması kendine özgü çekiciliğiyle konut içerisinde kaliteli ve huzur verici bir ortam yaratıyor. Aydınlatma tasarımcısı Ta-Wei Lin, mimar ve iç dekoratör Wing Hun Wong’ un yapmış olduğu bu projenin en ilgi çekici yanı ise genel mekan aydınlatmasının mekanı saran tüm kabuk boyunca belirli bir ritim içerisinde dağıtılmış olmasıdır. Duvar ve tavandaki bu ışık tekrarları tüm bölgelerde homojen bir aydınlık düzeyi sağlarken, aynı zamanda görme alanının insan üzerindeki etkisinin doğru ve olumlu olmasına yardımcı olur. Ayrıca bu tasarım, Ruentex Tunhua-Renai Residansı konuklarının dev ahşap geçmeli yüzey sistemini ön plana çıkararak mevcut tasarımı daha da çekici hale getiriyor. İç mekanların aydınlatılmasıyla ilgili bir diğer ilginç uygulama ise İngiliz tasarımcı Tom Dixon’ un Londra’ nın merkezinde yapmış olduğu yenilikçi Circus-Bar&Restoran tasarımıdır. Sürrealist bir yaklaşımla geliştirilmiş olan bu projede Dixon aydınlatma elemanlarını birer iç mekan aksesuarı gibi düşünmüş ve bu yolla sıradışı bir atmosfer yaratmış. Dixon’ un bu tasarım yaklaşımının en etkileyici yanı ise farklı yüksekliklerde yerleştirilmiş olan parlak yüzeyli ve küre biçimindeki aydınlatma elemanlarıdır. Ayrıca restoran bölümündeki duvarlardan birini pullarla kaplamış olan tasarımcı bu pulların ışığı yansıtma özelliğinden faydalanarak daha aydınlık ve dinamik bir ortam elde etmiş.
Görsel algılamayı olanaklı kılan aydınlatma, günümüzde her türlü mimari çözümlemede iyi görme koşullarının sağlanması yanında mimari uygunluk ve sanatsal yönden de gerekli görselliğin elde edilmesine yardımcı olur. Başka bir deyişle aydınlatma yöntem ve yaklaşımlarının çeşitliliği mimarın tasarımcı kimliğinin gelişmesini ve gerek açık gerekse kapalı alanlarda sıra dışı çözümler üretilmesini sağlar.
Etiketler: aydınlatma, mekan tasarımı, mimari aydınlatma | İlk yorumu siz yapın »
2 Eylül 2009 | Yazar: Gateway | Konu: Mimari, Tasarım
Aydınlatma tasarımı olarak adlandırılan bu uzmanlık alanı, tekniğin yanında yaratıcı ve estetik öğeleri de içinde barındırır. Bir profesyonel aydınlatma tasarımcısının bilgileri, iç ve dış mekân olarak ayrıştırılmaz, çünkü onun uğraşı alanı sadece yapay ışık da değildir, aynı zamanda çevremizdeki doğal gün ışığı ile de yakından ilgilenir…
Aydınlatma ve Mimari
Meydanlar, anıtlar, parklar, heykeller vb. kentsel değerlerin aydınlatılması söz konusu olduğunda ‘aydınlatma tasarımı’ kavramının önemi artıyor. Kent dışında kalan yollar, kavşaklar, karayolu tünelleri, uçak pistler gibi yerlerin aydınlatılması bunun dışında kalır. Bir aydınlatma projesi tasarlanırken öncelikle mimari ya da kentsel özelliklerin incelenmesi gerekir. Oluşturulacak aydınlık bir yandan mimari karakter ve kullanışa uyarken, bu aydınlığı sağlayacak ışık kaynakları da olabildiğince mimari ile bütünleşmeli, biçim, gereç, renk ve konum bakımından mimariye uyum sağlamalıdır. Uyum çalışması yapılmadan ileriki aşamalara geçilmemelidir, yapılacak tasarımın temel verilerinin oluşturulmasını yönlendiren ve biçimlendiren bu çalışmadır. Bu bakımdan, mimaride aydınlatma söz konusu olduğunda temel unsurlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
Aydınlatma elemanlarının konumlanmasında işlevselliği açısından gereklilikleri karşılanmalıdır. Işık kaynağının konumu ve gözle ilişkisi hayli önemlidir. Bir yüzeyde girinti ve çıkıntıların algılanması önemlidir. Tüm üç boyutlu alanlarda dokunun hâkim algısı yansıtılmalıdır. Bakılan, odak alan çevre alandan daha aydınlık olmalıdır. Büyük karşıtlıklar, küçük karşıtlıkların görülebilmesini engeller. Bu kural renk konusu için de geçerlidir. Aydınlatmada aydınlatan ışığın rengi ile aydınlanan nesne ve yüzeylerin renkleri arasındaki ilişkiler çok önemlidir. Yapı yüzeyi etüt edilerek, buradaki devingenliği vurgulayacak ve mimari anlatımı belirginleştirebilecek yeterli ışıklılık ayrımları yaratılmalıdır.
Aydınlatma tasarımı, bir anlamda mimari tasarım gibi gerçek gereksinimleri karşılamaya yönelik ve aydınlatma tekniğine dayalı olarak, özgün bir aydınlatma düzeninin oluşturulması şeklinde tanımlanabilir. Bu tanımda, belli bir aydınlatma tasarımında konunun teknik yönü yanında sanatsal ve mimari yönü olmak üzere iki ayrı boyutunun olduğu açıkça ortaya konulmaktadır. Mimari tasarım nasıl belli aşamalarla gerçekleşiyorsa, aydınlatma tasarımı da aynı şekilde onu izlemelidir. Bu aşamalar sırasıyla Ön tasarım, Tasarım ve Uygulama projesi olarak ele alınır. Ön tasarım, mimari açıdan bir hazırlık evresi olup, mimari tasarım konusunun özelliklerine göre doğal ve yapma olarak tüm verilerin, konu ile ilgili yasa ve yönetmeliklerin değerlendirildiği, her yönden belirli ilke ve kararların verildiği bir aşamadır.
Aydınlatma Tasarımcısı Kimdir?
İç mimaride, zamanla önem kazanan aydınlatma sistemleri, mekânla uyumunu artırarak ve günümüz tasarımcılarının yaratıcılıklarıyla aydınlatmanın ötesine geçerek sanatsal birer objeye dönüştü. İç mimari uygulamalarda aydınlatma önemli bir faktördür. Yaşadığımız mekân iyi aydınlanmıyorsa en başta algı zorlaşır, uyku düzeni bozulur ve ayrıntılar yok olur. Aydınlatma sorununa önem veren iç mimarlar, artık mekân-aydınlatma ikilisini birlikte düşünerek proje uygulamaları yapıyor. Aydınlatma tasarımı olarak adlandırılan bu uzmanlık alanı, tekniğin yanında yaratıcı ve estetik öğeleri de içinde barındırır. Bunun yanında, bir profesyonel aydınlatma tasarımcısının bilgileri, iç ve dış mekân olarak ayrıştırılmıyor. Çünkü onun uğraşı alanı sadece yapay ışık da değildir, aynı zamanda çevremizdeki gün ışığı ile de yakından ilgilenir. Bu özelliği ile endüstrinin planlama çalışmalarını bedelsiz olarak hazırladığı yapının her zaman dışında kalır. Tasarımını gerçekleştirirken yegâne amacı doğru ışığı planlamaktır. Dolayısıyla, bu açıdan bakıldığında aydınlatma tasarımcısı aydınlatılan çevrenin bütünüyle ilgilenir.
Görsel olarak amaçlanan yapıyla ve aydınlatma sisteminin bakımıyla ilgili beklentilere yanıt verecek şekilde çalışmalarını yapar. Bir insanın aydınlatma anlamındaki yaşam kalitesini oluşturacak olan görme duyusu ile ilgili fizyolojiyi çok iyi bilerek ve bu bilgileri hep göz önünde tutarak, mimarinin şekline ve işverenin mekânla ilgili fonksiyonel beklentilerine uyan atmosferi gerçekleştirecek şekilde düşünce yapısını kurar. Ayrıca bir aydınlatma tasarımcısının dikkat edeceği diğer önemli noktalar da, aydınlatılan mekânın mimari özelliklerini ortaya çıkarmak, gereken durumlarda enerji tasarrufu sağlayabilmek ve çevrenin korunmasını her zaman ön planda tutmaktır. Mimari aydınlatma tasarımcısı, hem teknik, psikolojik ve fizyolojik araştırmalardaki en son gelişmelerle, hem de kendi planlama amaçlarıyla doğrudan ilişkisi olan alanlardaki yöntemlerle ilgili köklü bilgilere ve ustalığa sahiptir.
Aydınlatma tekniği alanında ise hali hazırdaki çeşitli ışık kaynaklarını ve onların özelliklerini, lambaları, milli yönetmelik ve normları (çevre koruma yönetmelikleri ile birlikte) çok iyi bildiği gibi bir aydınlatma projesi ile ilgili ekonomik beklentiler konusunda da geniş çapta bilgiye sahiptir.
Profesyonel aydınlatma tasarımcıları şüphesiz ki yaratıcı, sanatçı ve hatta kimi zaman şair ruhlu kimselerdir. Çünkü ışık planlamasında başarılı sonuçlar elde etmek için olaya sadece tek yönlü bir eğitimi kullanarak bakmak yeterli olmamaktadır. Aydınlatma tasarımcısı, aydınlatma tekniğindeki birimlerin, ölçülerin ve ölçme usullerinin nasıl kullanılacağını ve bu bilgilerle nasıl çalışılacağını iyi bilir. Bazı tasarımcılar mimari alanda yetişmişlerdir, bunun yanında, bazıları ise eğitimlerini tiyatro alanında ya da elektrik mühendisliği konusunda ya da daha farklı alanlarda almış olabilirler. O, görme olayının psikolojisini ve fizyolojisini anlar; gözün nasıl çalıştığını, insanın çeşitli ışık durumlarına nasıl tepki verdiğini, mekanı algılama ve renk-kontrast efektinin neler sağlayabileceğini iyi bilir.
Bağımsız aydınlatma tasarımcıları, insanların, aydınlatmanın çeşitli tonları oluşurken ışığa, ısıya ve rengin yansıtılmasına verdikleri tepkilerde, kültürel ve coğrafi kökenli faktörlerin rol oynadığının ayırdında olarak sık sık kendi ülkeleri dışındaki ülkelerdeki farklı yaklaşımlardan haberdardır. Bu, tasarımcının aydınlatma konusundaki ufkunun ve algısının daha da genişlemesine neden olur.
Aydınlatma tasarımcısının mesleği şüphesiz ki öncelikle teknik bir meslektir ama bilinen en önemli gerçek şudur ki; mimari planlama, sırf teknik planlama kavramının çok ötesindedir. İçinde yaşanılan ve çalışılan mekânların etkisini daha da kuvvetlendirici tasarım taslaklarını geliştiren aydınlatma tasarımcısının, bu anlamda hem yaratıcı hem de sanatçı bir yönü vardır. Doğaldır ki mimariyi de her zaman göz önünde bulundurur, hatta bunun da ötesine giderek ışığın mimari üzerindeki görsel etkilerini hayal gücüyle canlandırır. Bu arada, ışığın mimarinin dördüncü boyutu olduğu da, akademik anlamda kabul gören geçerli bir görüş. Burada belirli ışık miktarlarının tavsiyelere göre üretilmesinden daha karmaşık bir konu söz konusu.
Aydınlatma tasarımcısı, bu bağlamda, hem ışığın etkilerini ve buna ait materyallere, hem de ışık ve onun kullanılış tarzı hakkında geniş bilgilere sahip bir uzmandır. Eğer hazırlanan projelerin başarılı olması, projeden yararlanacak kimselerin kendilerini yaşadıkları ve çalıştıkları ortamda iyi hissetmeleri ve mimarinin en etkileyici şekilde yansıtılması ve gösterilmesi gerekiyorsa, aydınlatma tasarımcısının projenin başlangıcından itibaren mutlaka projelere katılması gereklidir.
Etiketler: aydınlatma, Mimari, Tasarım | İlk yorumu siz yapın »