Jürgen Mayer H. Re: Activators

1 Eylül 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Mimari

Jürgen Mayer geçtiğimiz günlerde Re: Activators başlığı altında Yapı Endüstri Merkezi’nde bir sunum gerçekleştirdi. Çalışmalarının 10 yıllık panoramasını dinleyicilerle paylaşan Mayer, günlük yaşamımızın parçası olan dijital verilerin gizliliği ile mimarideki iç ve dış mekan arasındaki mahremiyetin benzerliğinden bahsetti.

Veriler üzerinden oluşturduğu desenlerin kendisinde tutku haline geldiğini ifade eden mimar, bu desenler ile oluşturduğu örüntülerden ve iç mekan tasarımlarındaki kullanımlarından örnekler sundu. Isıya duyarlı mürekkep gibi akıllı malzemelere çalışmalarında sıkça yer veren Mayer, programlanmamış mekanların düzenlenmesinde mimarinin ‘aktivatör’ rolü oynadığına ve mekana ekstra bir değer kattığına dikkat çekti. Isıya duyarlı koltuk ya da ısıya duyarlı mürekkep kullanılan çarşaf gibi tasarımlarında, kullanıcının geriye bıraktığı izlere ve insan faktörüne dikkat çekti. San Francisco MoMA’daki enstalasyon, Volkswagen Autostadt satış alanı enstalasyonu; UIA Berlin Park Lounge enstalasyonu; Heat Seat (ısıya duyarlı koltuk); yumuşak mozaik kanepeler; Stuttgart’ta Belediye Binası; Belçika’da Mahkeme Binası; Krakov’da otel; Hamburg’da diş hekimi muayenehanesi; Hamburg’da An Der Alster ofis binası; dupli.casa konut yenileme projesi ve Sevilla’da Metropol Parasol meydan düzenlemesi projeleri Mayer’in sunumu boyunca değindiği çalışmalardı. Yaklaşık 25 yıldır, ihtiyaç duyuldukça büyütülen ve son hali kullanıcıyı tatmin etmeyen bir konut yenileme projesi olan dupli.casa’yı bir aile arkeolojisi olarak ele aldıklarını belirten Mayer, bu projenin “bir binanın karmaşık yöntemlerle nasıl tasarlanacağının” yanıtı olduğunu söyledi.


Metropol Parasol projesini ise, şimdiye dek yaptığı çalışmaların en zorlusu ve en heyecanlısı olduğunu belirten Mayer, 1950’lerde pazar alanı olan, 1970’lere gelindiğinde ise otobüs terminaline dönüşen alanın, 30 yıldır geçici otopark alanı olduğunu belirterek, arsanın uzun zamandır ilk kez açık alan olarak kullanılacağına dikkat çekti. Proje için geliştirdikleri dev ahşap şemsiyeler ile en büyük yapıştırılmış binayı elde edeceklerini sözlerine ekleyen Mayer, kullandıkları malzeme ile, inşaat teknolojisi bakımından da bilimsel bir keşfe imza attıklarını vurguladı. www.yapi.com.tr

Etiketler: , , | İlk yorumu siz yapın »

Mimarlar Küçük Mekanlar Tasarlıyor

24 Ağustos 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Mimari

 

Victoria & Albert Museum, Haziran ayına dek küçük mekanların gücünün keşfedilebileceği modern mimari sergisine sahne olacak.

Architects Build Small Spaces sergisinde, bir grup uluslararası mimardan ‘sığınak’ ve ‘barınma’ temasını yansıtan, müze içine yerleştirilecek bir dizi strüktür tasarlamasını istemiş. Mimarların “küçük mekanları’ müze içinde farklı noktalarda ve Porter Gallery’de birebir ölçekte inşa edilecek.

Bu deneysel projeler sukunete ulaşmak, içe dönmek, sığınmak ya da daha yaratıcı olabilmek için kent yaşamının kaosundan kaçmamızı sağlayan küçük kapalı bir alan yaratma fikrinden yola çıkıyor. Müzenin küratörü, bu serginin esas amaçlarından birinin mimariyi çizimlerle ya da modellerle anlatmak yerine, izleyi-cilerin bu yapılar yoluyla mimariyi birebir deneyimlemesini sağlamak olduğunu ifade ediyor.

Sergiye davet edilen mimarlardan biri Terunobu Fujimori, ‘Chashitsu Tetsu’ ağaç evi müzede sergilenecek işler arasında. Modern Japon mimarisinin tarihçilerinden biri olan Fujimori, 1990’larda başladığı özgün Japon mimarisinin örnekleriyle de ünlü. Ahşap, kömür ya da ağaç kabuğu gibi geleneksel malzemelerle mimari ve doğa arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor. İnsan ölçeğine yakın olduğu için ‘bedenle mimari arasındaki ilişkiyi araştırmanın en iyi yolu’ olduğunu söylediği ağaç evlere özel bir ilgi duyuyor ve benzersiz tasarımlarını hayata geçiriyor.

www.vam.ac.uk

Etiketler: , , | İlk yorumu siz yapın »

Doğu ile Batı’nın İzleri ‘Atilla’ Koleksiyonunda

11 Ağustos 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Tasarım

Conde House’un Atilla Kuzu’nun tasarımlarından oluşan Atilla koleksiyonu bir yandan Asya kültürünün keskin dokunuşlarını; diğer taraftan ise Avrupa tasarım öğelerini aynı potada buluşturuyor.

Conde House’un ‘Tasarım detayda gizlidir’ mesajı el sanatının ince dokunuşları ve seçkin malzemelerle üretilen ürünler yoluyla gösteriliyor. Uç uca dizilerek işleme tabi tutulmuş ahşap yüzeyler ve birleşim yerleri özellikle vurgulanan ahşap mafsallar bu anlayışı yansıtan iki güzel örnek. Vernikli öğelerle birlikte geleneksel ve modern trendlerin kontrastı ise heyecan verici bir etki yaratıyor. Seride, TV, video ve ses sistemleri için açık şekilde tasarlanmış paneller de bulunuyor. Oturma gruplarında tasarım, malzeme ve işlevsellik uyum içinde buluşuyor. Tekli koltukları çevreleyen ahşap şeritler adeta kendi tasarımını oluştururken, yüzeylerin işlenme sürecinde tercih edilen yüksek kalitede tasarımlara ayrı bir duruş kazandırıyor. Kanepede ise, tamamen kanepeye yerleştirilebilen ve her iki tarafı da kullanılabilen yastıklar dikkat çekiyor.

Barringer ile birlikte Atilla Kuzu tasarımının yarattığı atmosfer tıpkı Kuzu’nun kökeni olan Batı ve Doğu arasındaki İstanbul gibi her iki kültürün izlerini yansıtıyor. Conde House ve Koblenz yakınındaki tarihi manastır Besselich’te oluşturulan teşhir odasının yeni yüzlerinin oluşturulmasında, Peter Maly’nin başarılı TOSAI koleksiyonunun yanı sıra bir Conde House klasiği Ippongi (tek bir kütükten oluşturulmuş) ve Twist serisi kullanılıyor. www.zoom.com.tr

Etiketler: , , , | İlk yorumu siz yapın »

Pritzker 2010 Mimarlık Ödülü’nün Sahibi Sanaa

23 Temmuz 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Mimari

Japon mimarlık şirketi SANAA’nın ortakları Kazuyo Sejima ve Ryue Nishizawa, bu yıl Pritzker Mimarlık Ödülü’nün sahibi oldu. Pritzker Mimarlık Ödülü her sene; yetenek, vizyon ve mesleğe adanmışlığın bir bileşimi olan yapılar üreten, hayattaki mimarlara veriliyor. Hyatt Vakfı tarafından “bir sanat dalı olarak mimarlık aracılığı ile insanlığa ve yapılı çevreye önemli katkıları bulunan” isimlere verilen Pritzker Ödülü, meşhur bronz Pritzker madalyasının dışında 100 bin Amerikan Doları değerindeki nakit para ödülünü de kapsıyor. SANAA ekibine bu ödüller, 17 Mayıs’ta New York’taki tarihi Ellis Adası’nda düzenlenen bir törenle verilecek.

Seçici Kurulu Başkanı Lord Palumbo’nun jüri değerlendirme metninden yaptığı alıntıda SANAA’nın mimarlık anlayışı şu sözlerle dile getiriliyor: “Kazuyo Sejima ve Ryue Nishizawa, hem duyarlı hem de güçlü, net ve akışkan, abartılı veya aleni biçimde kurnaz olmayan, fakat ustaca bir mimarlık ortaya koydukları için, barındırdığı faaliyetler ve bağlamları ile başarılı bir şekilde entegre olabilen, doluluk ve deneysel zenginlik gösteren yapılar ürettikleri; özgün ve ilham verici bir mimarlık diline sahip oldukları için 2010 Pritzker Ödülü’nün sahibi olmuşlardır.”

İşlerinin çoğu Japonya’da olsa da Sejima ve Nishizawa Almanya, İngiltere, İspanya, Fransa, Hollanda ve ABD’de proje ürettiler. ABD’deki ilk SANAA projesi Ohio’daki Toledo Sanat Müzesi Cam Pavyonu’nun yapımına 2004 yılında başlandı. 2006 yılında tamamlanan müze, en büyük cam üretim merkezle-rinden biri olan kentin tarihsel geçmişini yansıtan geniş cam sanat eserleri koleksiyonuna evsahipliği ediyor. Bu bina yapım aşamasındayken SANAA, 2007’de New York City’deki New Museum projesini gerçekleştirdi. Binanın temel özelliği, ‘merkezi çekirdek etrafında döndürülen dikdörtgen prizmalarla yaratılan heykelsi bir biçime’ sahip olması. www.pritkzer-prize.com

Etiketler: , , , , | İlk yorumu siz yapın »

Pouya Khazaeli Parsa ve İran Mimarlığı

1 Temmuz 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Mimari

Arkitera Mimarlık Merkezi’nin düzenlediği Arkimeet konferanslarının 24’üncüsü, İranlı mimar Pouya Khazaeli Parsa’nın katılımıyla Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

Mimar Pouya Khazaeli Parsa, 1950-1979 arası İran mimarlığına odaklanan konuşmasının ilk bölümünde, İran kültürünün izlerini taşıyan Kamran Diba eseri Tahran Modern Sanat Müzesi, İran Parlamentosu Binası ile Paris’te İranlı öğrenciler için yapılan öğrenci yurdu binasını anlattı ve 1979 yılında İran’da İslami Devrim’in başlamasıyla bu kuşağın yalnızca öğrencilerinin Tah-ran’da kaldığını anlattı.

1979’dan savaşın bitişi olan 1988 yılına kadar İran’da özel bir mimari üretim yapılmadığını söyleyen Parsa, savaş bitiminde ülkenin yeniden yapılanmasına hızla başlandığını ama tecrübeli mimarların olmaması, insanların mimari kültüre çok aşina olmamaları, imar ve inşaat sektörü ile ilgili sorunlarla karşılaştıklarını dile getirdi. Hadi Mirmiran’ın devreye girmesiyle tecrübe sorunu aşılarak İran mimarisine özgü merdiven ve kubbelerin kullanıldığı siyah taban üzerine altın rengi İran Ulusal Kütüphanesi ve Bangkok İran Büyükelçiliği örneklerini anlattı. “İran mimarisi pozitif objeler olmadan işe yaramaz, diyen ve antik şehirlerde obje değil, duvarlar ve boşluk duygusunu yapılarına yansıtan mimarın, savaş sonrası İran mimarlığının iki kahramanından biri olduğunu söyledi.

30 yıl boyunca İran dışında yaşayan diğer kahraman Bahram Shridel Japon tapınaklarının sadece içi ve dışı değil, arasındaki boşluğun da anlam ifade ettiğini belirten mimar, bu mesafeyi kat kat yüzeylerle dolduran ve pozitif obje-ler arasındaki ilişkiye odaklanan Japon Konsey Binası tasarımını anlattı. Kendi mimarlığına değinen Parsa, kendini jenerasyonun bir parçası olarak görmediğini söyledi ve “Gerçekten bir şey yapmak istiyorsak geçmişimizi ve kültürümüzü göz önüne almalıyız. Benim yapılarımın en basit iki özelliği İran avlularını ve modern mimariyi bir arada kullanmaya çalışmam” dedi. Zemin katta, modern mimaride olduğu gibi açık, boşluklu bir alan bırakan, yapıyı bir koni gibi düşünerek üst katları içe dönük ve dışa kapalı olarak tasarlayan mimar, odalar arasındaki ilişkiyi de benzer şekilde kurmuş.

Kullandığı yapı tekniklerinden de söz eden mimar, İran’ın güneybatısının yüzde 60’ının derme çatma yapılardan oluştuğunu için, mimar sorumluluğuyla tasarladığı çok ucuz ve yapımı çok kolay bambu yapı tekniğini gösterdi. Yapının temelini oluşturan gaz borularına sarılan bambunun kıvrılarak iç içe iki daire biçimindeki bu strüktürün hızlı bir şekilde sertleşerek yapının iskeletine dönüştüğünü, İran’ın güneydoğusunda “Gali” adı verilen yerel bir malzemeyle bu strüktürü sararak hem çok ucuz hem de çok sağlam yapılar hazırladıklarını anlattı. “Dünyanın her yerinde kullanılacak yerel malzemelerle birbirinden çok farklı, ucuz konut üretimi gerçekleştirilebilir. Gelecekte yapmayı ümit ettiğim şey, bu tür yeni fikirlerle inşaat teknolojisi ve açık alan kalitesine katkıda bulunmak” diyerek sözlerini tamamladı.

www.arkimeet.com, www.mimdap.org

Etiketler: , , , | İlk yorumu siz yapın »

Dönmedolap

24 Mayıs 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Tasarım

lab::istanbul ekibi tarafından tasarlanan dönmedolap, dvd, cd, kitap, ne istenirse depolayan bir sistem. Kutularını bir dokunuşla 90 derece döndürebileceğiniz, ister içindekileri ister yüzeyindeki grafikleri gösteren, tekli, ikili, üçlü ve akla gelen gelebilecek her renkte seçenekleriyle, ofislerin, evlerin her yerinde, her şekilde kullanılabilen bir tasarım.
www.labistanbul.com

Etiketler: , , | İlk yorumu siz yapın »

Kuş Yuvası Vitrin Konsepti
Kanat Jakshybekov

30 Nisan 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Genç Proje

İnci Deri’nin vitrin tasarımı alanında yeni ufukların geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla düzenlediği “İnci Ayakkabı Ulusal Vitrin Tasarımı Yarışması’nda kazanan ‘Kuş Yuvası’ adlı vitrin projesi oldu.

‘Kuş Yuvası’ vitrin tasarımı, esas olarak kaya yüzeylerindeki kuş yuvalarından esin alıyor. “Vitrin tasarımında ayakkabı koyma yerlerin tıpkı kaya yüzeyindeki kuş yuvaların olduğu doğal ortamdaki gibi belli bir düzene değil rastgele yerleşmiş delikler olmasını istedim” diyen genç tasarımcı, tasarım sürecinde ayakkabı raflarının ayakkabıya uygun olması için belli değişikler yapıp kuş yuvaları olan çukurlar kaybedilmeden raf çıkıntıları tasarlamış.

Tasarımın uygulanacağı yerin daire şeklinde olması ‘İnci’ konseptinden uzaklaşmadan tasarlaması için kolaylık da sağlamış. İnci’yi andıran tasarımda formun daha dinamik olması için dönme hareketi verilmiş; her raf da dönen sağ tarafa doğru açılı olarak eğimli yapılmış.

Etiketler: , , | İlk yorumu siz yapın »

Klasikten moderne tüm stillerde Häfele kapı kolları

26 Nisan 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Ürün tanıtımı

Mobilya donanımları ve aksesuarları konusunda rakipsiz ürün portföyüne sahip, dünya markası Häfele, tüm yaşam alanları için estetik ve işlevsel binlerce kapı kolu ile modern, klasik, country, grange, minimalist, barok, her tarz için özgün tasarımlar vaat ediyor.

Häfele, 20 binin üzerindeki kapı kolu çeşidiyle, her tipte ve her stilde yaşam alanının gereksinimini karşılayacak zengin bir ürün portföyüne sahip. Özenli bir işçilikle, yüksek kalitede birçok farklı malzemeden üretilen kapı kolları, modernden klasiğe tüm mekanların görsel bütünlüğünü tamamlıyor.

Klasik tarzda el işçiliği ile, özellikle pirinç gibi malzemelerden üretilen kapı kolları, geçmişin formlarından esin alan çizgileriyle, köşk, yalı ve konak gibi tarihin izini günümüze yansıtan mekanların dekorasyonunu tamamlıyor.

Barok’tan XIII. Louis stiline uzanan nostaljik çizgilere sahip kapı kolları, klasik esinli yeni iç mekanlarda ve özel restorasyon projelerinde tercih ediliyor. Önde gelen tasarımcıların imzasını taşıyan modern kapı kolları serisi mekanlarda yüksek kalitesi ve işlevselliğiyle farklılık yaratıyor.

Art deco, antik, modern, klasik, barok, country, grange, minimalist, tarzı ne olursa olsun, Häfele’deki binlerce kapı kolu seçeneğinden biri mutlaka sizin yaşam alanınız için olmalı.

Etiketler: , , | İlk yorumu siz yapın »

Büyük Projelerde Häfele İmzası

3 Nisan 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Ürün tanıtımı

Ev dekorasyonundan otel projesine kadar tüm projelerde inşaat firması, mobilyacı, mimar, iç mimar, tasarımcı, marangoz ya da ev hanımı ile iş ortağı gibi çalışan Häfele, her türlü mimari donanım, mobilya ve kapıda ahşap ve camı çıkardıktan sonra geriye kalan her şeyi temin ediyor. Mutfaklar, yatak odaları, banyolar, oturma odaları, ofisler, mağazalar, çocuk odaları, hastaneler, oteller, eczaneler ve hatta yatlar, yani bütün yaşam alanları için estetik, yenilik ve işlevselliği birleştiren binlerce özel ürün çeşidiyle “akıllı mekanlar” yaratıyor.

Proje referansları
Häfele 100 binin üzerinde farklı üründen oluşan geniş yelpazesiyle dünya çapında birçok önemli projeye imzasını atıyor. Mimari projelerde kapsamlı mobilya ve mimari donanım ürünlerini doğrudan İstanbul ve Almanya stoklarından temin edebiliyor. Bu yüzden özellikle ürün tedariği konusundaki beceri ve tecrübesiyle büyük yatırımların da baş aktörlerinden biri konumunda. Sektörde farklılaşmasının bir nedeni de, yatırımcılara, mimarlara, proje satın alma gruplarına ve müteahhitlere sunduğu danışmanlık hizmeti ve sürekli geliştirdiği ürün çeşidi.

Mobilya, kapı donanım ve aksesuarlarıyla Häfele’nin otelden havalimanına, konuttan alışveriş merkezine, Türkiye çapında sayısız projede imzası var. Örneğin Ankara Sheraton Hotel, Antalya Mardan Palace, Likya World Antalya, Hillside Su Otel, Sungate Port Royal, Calista Luxory Resort Hotel Belek, Cornelia Diamond Golf Resort & Spa, Kuruçeşme Les Ottomans Otel, İstanbul Kanyon Alışveriş Merkezi, İstanbul Koç Üniversitesi Rumelikavağı Kampüsü, İzmir Folkart Narlıdere, Port Alaçatı, İzmir Mövenpick, Swissotel, Bodrum Kuum Otel’in tedarikçisi

Öte yandan Häfele, Avustralya Sydney Hilton’dan Almanya, Berlin Sony Center’a, Birleşik Arap Emirlikleri Emirates Sarayı’ndan Lübnan Beyrut Hotel Le Royal’e kadar dünya çapında pek çok projenin de tedarikçisi.

Neden Häfele?
Häfele’nin ürün portföyünde bulunan, yangın ve deprem gibi paniğe yol açan durumlarda kaçış rotalarında olması zorunlu yangına dayanıklı kapılara özel kapı kolları, kapatıcıları ve kilitleri özellikle otel, alışveriş merkezi, iş merkezi, tiyatro veya eğlence merkezi gibi genel kullanıma açık projelerde tercih ediliyor. Bununla birlikte güvenlik sistemine bağlanabilen motorlu kapı kilitleri; cam ve dar kanatlı kapılara özel kilitler, ıslak ve nemli mekanlarda kullanıma uygun kilitler gibi özel kilit sistemleri ve projelere özel, birçok renk alternatifiyle üretilen kapı kolları da Häfele’nin projelere yönelik ürün grupları arasında yer alıyor.

Transponder teknolojisi sayesinde, manyetik kartlar ve çip kartlardan farklı olarak, herhangi bir güç beslemesi ve temas gerektirmeden kapıların açılıp kapanmasını sağlayan Dialock sistemi, güvenli saklama imkanı sağlayan motor kontrollü çelik kasalar, saç kurutma makineleri, plazma ekran asma aparatları, ışıklı askı borusu, topuz kilit setleri, cam mobilya donanımları, buğu önleyici ayna arkası ısıtıcı, büyüteçli ve ışıklı dev aynalar gibi benzersiz tasarımlar da büyük otel projelerinde sıklıkla kullanılıyor.

Her proje için ürün tedariği
Häfele Türkiye, son üç yılda yapmış olduğu yatırımlarla perakende sektörünün önde gelen oyuncularından biri olma yolunda önemli adımlar atıyor. Geçen yıl kendi grubu adına dünyada bir ilki gerçekleştirerek perakendeye de geçmeye, başka bir deyişle perakende zinciri olmaya karar verip yeni bir iş modeli geliştirdi. Sektördeki yenilikleri yansıtabilmek amacıyla sürekli yenilenen Türkiye çapında konumlanmış mağazalarından müşteriler gerek perakende, gerekse proje adetlerinde anında ürün tedarik edebiliyor. Marangoz Mehmet Bey de, ev hanımı Tülay Hanım da gelip Häfele’den ürün satın alabiliyor.

Etiketler: , , , , | İlk yorumu siz yapın »

Häfele’den Yatlara Özel Donanımlar

2 Nisan 2010 | Yazar: Gateway | Konu: Ürün tanıtımı

Dünya çapında dev bir aksesuar ve donanım markası olan Häfele zincirinin başarılı halkalarından biri olan Häfele Türkiye, yatlara özel yüzlerce ürün çeşidi ve Türkiye çapında stok hizmetiyle denize gönül verenlerin yaşam alanlarını zenginleştiriyor. Bas aç çekmece sistemleri, köşe stor ve kavisli stor sistemleri ile şaraplık ve minibar gibi yatlara özel donanımlarıyla hayatı kolaylaştırıyor.


Bas aç çekmece sistemleri
Yatların mutfak ve banyolarında saklama alanlarını en efektif şekilde kullanmayı sağlayan kulpsuz çekmece üniteleri sessiz, yumuşak bir şekilde kapanıp açılıyor. Çekmece ön panelinin herhangi bir noktasına dokunarak kolayca açılıyor. 70 kg ağırlığa kadar taşıma kapasitesi olan gizli ray çözümlü bas aç çekmecelerin metal yanaklı çekmecelerde olduğu gibi ahşap çekmecelerde de kullanımını mümkün kılıyor. Bas aç çekmeceler kapanma sırasında kendini sabitliyor ve tekrar dokunulmadığı kürece açılmıyor.


Köşe stor sistemi
Özellikle teknelerin banyolarında kullanılmaya uygun kayar stor kapı sistemi, estetik olmasının yanı sıra, güvenli bir ürün. Teknelerde ıslak zeminlerin diğer alanlardan ayrılmasını sağlamak için tasarlanan kayar stor kapı sistemi yerden tasarruf sağladığı gibi, banyolardan gelen sesi de azaltıyor. Bir üst taşıyıcı ray ve alt kılavuz ray sayesinde yumuşak ir şekilde kayan bu sistemin teknenin tasarımına göre renk ve malzemesi değişebiliyor.


Kavisli stor sistemi
Yer kaplayan kapılar gerektirmeyen stor sistemleri, bu yönüyle özellikle daha dar kullanım alanı olan yatlar için önemli bir avantaj sağlıyor. Dolaplarda kullanılan kavisli stor sistemleri, dolap içlerine daha çok eşya yerleştirmek için de ideal bir çözüm sunuyor. Gümüş renkli, metalik renk seçenekleriyle yatlarda dekorasyonu tamamlıyor.


Şaraplık
Şarapsever yatçıların şarap yaşlandırma ve günlük şarap saklama gibi ihtiyaçlarına cevap veren tezgah altı şaraplık, farklı şarap türleri için 5 -18 derece arası ısı ayarlayabilme imkanı sağlıyor. Şaraplık 43 şişe kapasitesi, yönü değişebilir kapı, dijital gösterge, çelik çerçeveli cam kapı ve koku önleyici aktif karbon filtre özellikleri taşıyor.


Minibar
Metal gövdeli, kapak yönü değiştirilebilir, 40 litre kapasiteli Minibar, yatların vazgeçilmezi olmaya aday. Tek başına ya da dolap içerisinde kullanıma olanak veren tasarımı, otomatik çözülme fonksiyonu, LED’li iç aydınlatmalı, menteşeli, kapak iç tarafı minyatür şişeler için seviyesi ayarlanabilir 2 raflı olma özellikleriyle son derece işlevsel.

Etiketler: , , , , , | İlk yorumu siz yapın »