Deniz hamamları, deniz-beden ilişkisinin süreklilik kazandığı mekansal örgütlenmeler olarak, kültürel bir değere sahip. Özellikle Kuzey Avrupa’da yaşatılan bu kamusal yapıların izine Türkiye’de de rastlamak mümkündü.

İstanbul’un kıyı semtlerinde uzunca bir süre varlığını sürdüren deniz hamamları yüzmekten ve kıyıyı kullanma işlevlerinden çok “yıkanma” amacına hizmet ediyordu. Keza yüzmek dönemin gündelik yaşam ritüellerinin bir parçası olarak kabul edilmiyordu. Öte yandan mahremiyet ve kadın erkek ayrımının baskın bir şekilde kendini hissettirdiği İstanbul hamamları, içe dönük yapısına rağmen ister istemez kamusal mekan kullanımını artıran bir özelliğe de sahipti. Kamuya açık olanlar kadar belli kurum ve kişilere ait olanları da vardı.

fenerbahce

Suya dayanıklı keresteden yapılan deniz hamamlarının oldukça basit ve işlevsel bir biçimi vardı. Kazıkların deniz dibine çakılmasının ardından ki bu sebeple derin kıyılar tercih edilirdi, bir platform oluşturulur, ortası havuz biçiminde bırakılacak şekilde dört tarafı kapatılır ve çevresi ızgaralarla dönülürdü. Genellikle karadan 10-15 metre uzaklıkta olan hamamlar kıyıya bir köprü ile bağlanırdı, ancak aynı zamanda sal ve fıçılar üzerinde yüzer durumda olanları da vardı. mevsim bittiğinde kazıkları kalacak şekilde sökülür, diğer malzemeler katranlı bezle örtülerek gelecek yıl için saklanırdı; çoğunlukla “hamam keresteleri” biteviye kullanılır, hamamlar nadir durumlarda yeniden inşa edilirdi.

GB_sauna_12_fa

Türkiye’de kaybolan bu kültür, Kuzey Avrupa ülkelerinde güncel örnekleriyle yaşatılmaya devam ediyor. Raumlabor’un “Bathing Culture” projesi kapsamında İsveç’te gerçekleştirdiği hamam, bunun örneklerinden biri. Gothenburg kentinin eski endüstriyel liman bölgesinin kimlik değiştirip kültürel yapılarla kamuya açılmasından sonra, suyu ve toprağı geri kazanmak için atılan adımlar doğrultusunda, halkın sağlıklı vakit geçirebileceği bu hamam tasarlanmış. Tıpkı antik bir forum gibi işleyen, kamusal birlikteliklerin kurulduğu bir alan yaratma fikri tasarımın ilk anından itibaren hayata geçirilmiş ve yapı yerli halkın katılımıyla, deneysel bir süreç içinde inşa edilmiş. Malzeme olaraksa iç mekanda ahşap, cephede ise metal levhalar kullanılmış.

fsfsfwef

Endüstriyel alanların kent merkezlerinden tahliye edilmesiyle birlikte eski liman alanlarının dönüştürülmesi, kıyıları da kamu yararına yeniden düzenleme imkanı sağlıyor. Danimarka’da da çokça örneği bulunan hamamlardan biri, böyle bir alana yerleşiyor. Mimarlık ofisi White’ın tasarladığı Hasle Limanı Hamamı, denize hem temas edilecek hem de manzaranın keyfine varacak bir ortam sunuyor. Basamaklarla 25 metre yüksekliğe ulaşan platform manzaraya açılırken, yüzmek için de dingin bir mekan kuruyor.