Toronto Sanat Merkezi’nin 1900 kişi kapasiteli salonu, Diamond Schmitt Architects tarafından iki ayrı salona dönüştürüldü. Tasarım, mevcut yapının altyapısal kararlarına mümkün olduğunca bağlı kalıp görünüşü ve işlevi de bir o kadar değiştirmek yönünde ilerletilmiş.

Ana salon, sanat merkezinin yeni programı doğrultusunda 580 koltuklu lirik tiyatro salonu ve 300 koltuklu “black box” salonu olmak üzere ikiye bölünmüş. Orijinal salonun sahnesi ayırıcı bölüm olarak seçilirken salonlar arasına ses ayrımını sağlamak için akustik bir yüzey oluşturulmuş.

img_1_1488996734_eba970948ef970f575001ec2199d41bb

Geniş olan lirik tiyatro için orijinal salonun oturma düzeni kullanılıyor. Sahneyi genişletebilmek için 12 sıra kaldırılmış, kanatlar ve çelik bir ızgara eklenmiş. Orkestra ve balkonlardaki oturma düzeni, görüş hatları düzenlenerek daha kısa görüş mesafesi sağlanmış. Böylece salonun boyutu etkin bir şekilde azaltılmış, farklı bir kimlik oluşturulmuş ve mekansal deneyim çeşitlendirilmiş.

Yeni salonda seyircileri hafif ve içten aydınlatmalı akustik paneller çevreliyor. Çelik çerçevelerle desteklenen paneller, LED aydınlatma elemanları sayesinde sahnelenen oyuna yanıt veren renklerle salonu sarıp yeni yaratıcı ifade türleri sunuyor. Panellerin formu, duvardan yaklaşık 10 santimetre önde durmasına rağmen üç boyutlu bir illüzyon oluşmasını da sağlıyor.

tornoto-centre-for-the-arts-lyric-theatre-05-performance1-818x559

Black box sahnesinde ise yapının mevcut hacmi öne çıkarılmış. 33 metre yüksekliğindeki hacim, tiyatro için elverişli bir mekan oluşturuyor. Mekanın boyutlarını gizlememek adına, tavanda ızgara sistem oluşturulmuş ve donatılar bu sisteme yerleştirilmiş. Yapılan az müdahale aynı zamanda yapıya gelecekteki muhtemel değişimlere de açık bırakıyor.

Fotoğraflar: © Tom Arban