Era Mimarlık yöneticisi Ali Hızıroğlu ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide, Hızıroğlu’nun yurt dışında aldığı mimarlık eğitimden sonra Türkiye’de devam eden kariyeri hakkında konuştuk. Türkiye ve yurt dışında mimarlık ortamları arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri değerlendiren Hızıroğlu mimari arayışlarından bahsetti. Mimari detay tasarım ve uygulama süreçlerinde de toplumsal yapının etkisini, Paris ve Pekin ofislerinde karşılaştıkları farklı anlayışları aktardı.  

Paris’te Ecole Special D’Architecture ve New York’ta Columbia Üniversitesi’nde eğitim aldıktan sonra Türkiye’ye dönüp Era Mimarlık’a katıldınız. Burada mimarlık yapma kararınızı tetikleyen ne oldu?

 

Mimarlık alanında aslen aradığınız şey nedir?

 

Era Mimarlık 40 yılı aşkın bir geçmişe sahip bir mimarlık ofisi, siz de 2003′te dahil oluyorsunuz. O günden bugüne Era’nın sizin katkılarınızla neler değişti ya da nelerin değişmemesini istediniz?

 

Era Mimarlık olarak daha çok büyük ölçekli projelerde çalışıyorsunuz. Bu büyük ölçek içinde detay nerede duruyor, ne kadar önemseniyor sizin tarafınızdan ve de bunu ofiste nasıl yürütüyorsunuz? Detayla ilgilenen özel bir ekip mi var?

 

Sizin Paris ve Pekin’de ofisleriniz var ve Türkiye dışında da uygulanmış projeleriniz var. Diğer ülkelerde detay konusunda durum nasıl? Oralardaki deneyimlerinizde detaya yaklaşım arasındaki farklar neler?