Kente dair en çok tartışma yaratan, üzerine çokça düşünülen, teoriler geliştirilen kamusal alanların tasarımları da en az tartışmaların içeriği kadar çeşitlilik içeriyor.

Kentlilerin buluştuğu, karşılaştığı, toplandığı kamusal alanların etkileşimi kuvvetlendirecek nitelikte olması da kentlerin yaşanabilirliğini ve kalitesini artırıyor. Dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleştirilen kamusal alan tasarımlarında kent parklarından meydanlara kadar uzanan bir yelpazeye yer verdik.

Kültür Meydanı

Kamusal alanların tasarımlarında yarışmalar da öne çıkıyor. İspanya’nın Toledo kentinde yer alan kültürel meydan da bir yarışma projesi kapsamında tasarlanmış. OOIIO tasarım ofisinin San Miguel Meydanı için tasarladığı projede, geleneksel seramik malzemesi, kamusal alanın iyileştirilmesinde önemli rol oynuyor.

san miguel

Fiziksel koşulların yetersizliği, alanın kullanılmamasıyla sonuçlanmış. Alanın tüm verilerinin analiz edilmesinin ardından çevredeki yerleşimle etkileşimini kuvvetlendirecek adımlar atılmış. Meydana bakan yapıların gri cepheleri, tümüyle seramikle kaplanmış. Mevcut yapıların taş duvarlarıyla birlikte bir kompozisyon oluşturan seramikler, mekanı bir evin arka bahçesi gibi algılanmaktan kurtarmış ve ortama canlılık kazandırmış.

Kent Parkı

Mimari tasarımlar, kullanılmayan alanların dönüşümünde önemli rol oynuyor. Problemleri iyi analiz edilmiş ve çözülmüş alanlar küçük dokunuşlarla yeniden kent yaşamına dahil olabiliyor.  Oh!Land Studio’nun Portekiz’de gerçekleştirdiği park tasarımı tam da bu tip bir örnek olabilecek niteliklere sahip. “Park şehir” konsepti çerçevesinde tasarlanan Ribeiro do Matadouro Parkı, doğal öğelerle yapay olanı bir araya getiriyor. İnsanla doğanın, mevcut olanla inşa edilmişin ilişkisini sorguluyor.

PURM_bike_victor_esteves

Park içinde bir dolaşım ağı kurgulayan ekip, kültürel kullanımlara da olanak verecek bir tasarımla alanı canlandırıyor. Yapılan ufak müdahaleler sayesinde yeşil alana dair bilincin artırılması da tasarım ekibinin öncelik verdiği konulardan olmuş. Dört ana katman halinde kurgulanan parkta, biyolojik çeşitliliği içeren bir “yaşayan zemin” bulunuyor. “Aktif ağ” katmanıysa esas hareketliliği ve etkileşimleri barındırıyor. “İnteraktif Heykeller” katmamı, kentsel elemanlardan meydana geliyor ve yeşil dokuyla tezat oluşturan birimlerden oluşuyor. Son katmansa parkın kullanıcılarını kapsıyor. Tasarımda bu katmanların birbiriyle kurdukları etkileşimi bütüncül olarak ele alıyor.

 Sokakta Kimlik İzleri

Avustralya’nın Melbourne kentinde bulunan ve Afgan göçmenlerin yoğunluklu olarak yaşadığı bölgede Hassell tasarım ofisi, yerleşimin kimliğini vurgulayan bir sokak peyzajı gerçekleştirdi. Sembolik bir anlam taşıyan tasarım, sokağın görsel algısıyla oynuyor. Topluluk olma haline; toplanmaya gönderme yaparken sosyal birliği de kuvvetlendirmek istiyor. Geleneksel Arap motiflerinin öne çıktığı detaylar Avustralya’nın kent kurgusuyla da bütünleşiyor. Bu anlamda kamusal alanda kültürel etkileşimler de görsel olarak etkileşime geçiyor.

'Afghan Bazzar' Hassell Architects

Hassell ekibi, tasarımda “birlikteliğin geometrisi”ni kurguladıklarını belirtiyorlar. Araç yolunun her iki tarafına da taşan döşeme kaplamaları ve oturma elemanları sokakta bütüncül bir alan tanımlıyor.