Christo ve Jeanne-Claude çifti, çevreye odaklanan yerleştirilmeleriyle tanınıyor. İçinde bulunduğumuz çevreyi farklı bir bakış açısıyla göstermek için binaları, koyları ve dikkat çekici alanları kaplıyorlar.

Büyük bir tesadüf eseri, 1935’te aynı gün dünyaya gelen Christo ve Jeanne-Claude, dünyanın pek çok yerinde etkileyici ve tartışma uyandıran üretimler gerçekleştirdiler. 1958 yılının Ekim ayında Paris’te tanışan ikili, aşklarını beraber üreterek yaşadılar.  Jeanne-Claude 2009’da beyin anevrizması yüzünden hayatını kaybeden kadar da beraber çalışmaya devam ettiler.

Tasarımcılar, büyük yankı uyandıran yerleştirmeleri için her zaman mütevazı tavırlarını koruyup, yalnızca eğlenmek ve güzellikler ortaya koymaya çalıştıklarını ifade etmişler. Anlık estetik etkiler dışında, ürünlerine derin anlamlar yüklemeden, gözümüzün alıştığı, kanıksadığımız alanları yeni bakış açılarıyla gösterebilmeyi amaç edinmişler.

Christo, çalışmalarını değerli kılanın geçicilik olduğunu vurguluyor. Hiçbir kalıcı ürün ortaya koymayan Christo ve Jeanne-Claude’un tüm yerleştirmeleri belli bir süre sonra kaldırılıyor ve geriye sadece eskizler ve kolajlar kalıyor. Christo bu anlamda cesaret gerektiren şeyin, hep var olacak bir şey tasarlamak yerine yok olacak şeyler üretmek olduğunu söylüyor. Jeanne-Claude ise üretimlerinin sanatsal bir çalışma olmaktan başka hiçbir amaca hizmet etmediğini, herhangi bir mesaj içermediğini vurguluyordu.

İkili, tüm çalışmalarını beraber gerçekleştirmelerine rağmen 1994’e kadar sadece Christo’nun adı öne çıkıyordu. Sanat dünyasında kadının sorunlu yeri ve önyargılar nedeniyle böyle bir karar alan çift, kariyerlerinin ancak ikinci yarısından itibaren beraber anılmaya başladılar.

e4d8a118e0d511d673e4d2bdb7c4d14a

Tasarımcıların adlarını duyurdukları ilk projeleri 1961 yılında Köln Limanı’nda kapladıkları petrol varilleri olmuş. Açık alanda beraber gerçekleştirdikleri ilk proje olma özelliği de taşıyan yerleştirmede çok sayıda petrol varili, vinçler ve atıl durumdaki makineler, kağıt ve brandalarla kaplanmış. İplerle sarılan sistem büyük bir strüktür meydana getirmiş. Yerleştirme iki hafta boyunca limanda sergilenmiş.

411e1f9e5ba27d756888a769748f1262

Bir diğer dikkat çeken projeleriyse Avustralya’nın Sydney kentinde kapladıkları koy olmuş. Yaklaşık 15 kilometre uzunluğa sahip Prens Henry Hastanesi’ne ait koyu kaplayan Christo ve Jeanne-Claude, yerleştirmede 90 bin metrekarelik bir kumaş kullanmışlar. Yerleştirmeyi gerçekleştirmek için 17 bin saatlik işgücünden yararlanılmış. Projede 15 profesyonel yamaç tırmanıcısı ve 110 sanat ve mimarlık fakültesi öğrencisi çalışmış. Hiçbir sponsorun desteği olmadan gerçekleştirilen projenin finansmanıysa Christo’nun önceki çalışmalarına ait eskiz ve kolajların satışıyla sağlanmış.

İkilinin kaplama çalışmalarının sonuncusuysa Paris’teki Pont-Neuf üzerinde gerçekleştirdikleri yerleştirme olmuş. 1985’te tamamlanan projede trafik akışına engel olunmadan köprünün her iki yanı, tonozlar, kaldırımlar ve sokak lambaları tümüyle kaplanmış. Kumaşı sabitlemek için 13 kilometre uzunluğunda ip ve 12 ton çelik zincir kullanılmış.

20150418205854-pontneuf

2005’te New York Central Park’da gerçekleştirdikleri The Gates projesindeyse boyları ve genişlikleri değişkenlik gösteren safran renkli panelleri yürüyüş yollarının üzerinde sıralamışlardı. Central Parkı saran yapı bloklarından esinlenilerek dikdörtgen formlardan yararlanan çiftin tasarımı, rüzgarda kumaşların hareket etmesiyle sürekli değişen gölge oyunları yaratıyor. Ağaçların arasında yer yer kaybolup tekrar görünen yerleştirme, bir nehir gibi algılanıyor.

c500c90838f9cb3d351754b15c9e8677