Maik Armstrong’un New Gold Dream sergisi, yapay çevrenin neden olduğu distopik dünyanın içinde bireyin konumunu ele alıyor.

Rem Artspace’te düzenlenen sergi Maik Armstrong’un ilk kişisel sergisi olma özelliğini taşıyor. Sanatçı, bireyin kendi yaşam alanına yabancılaşmasını konu edinmiş. Tüketim dünyası tarafından etrafı sarılan insan, yavaş yavaş her şeyi geçici buluyor ve tüm bu şeyleri öğütüp çöpleştiren bir makineye dönüşüyor. Şimdiki zaman, geleceğe dair tüm tasarıları ezip silikleştiriyor. Armstrong’da gelecek beklenmeyen bir dünyadaki devasa illüzyonlara odaklanıyor.

New Gold Dream sergisi, bir üçlemenin ilk bölümünü oluşturuyor ve parlak bir form olarak sunulan geçmiş zamanları inceliyor. Kentsel yapılaşma üzerine odaklanan üçleme distopik/ütopik/notopik bir dil üzerinden ilerlerken New Gold Dream’de yer alan üretimler, kentin kayıplarının üzerine “altın tozu” serpiyor.

Maik Armstrong, iki yıl boyunca topladığı atık malzemelerden oluşturduğu manzaralar ve şehir planlarıyla insana, insanın bir arada olma biçimlerine ve bu bir aradalığın çelişkilerine eğiliyor.

New Gold Dream sergisi 6 Aralık’a kadar Rem Artspace’te görülebilir.