Oslo’daki Norveç Ulusal Müzesi’nde gerçekleştirilen “Çizgi Roman Formatında Mimarlık” sergisi, mimarların çizgi romanlarla kurduğu mesleki ilişkiyi sorguluyor.

Özellikle 20. yüzyılda mimarlar çizgi romanlara birer ifade biçimi olarak yoğun ilgi göstermeye başladılar. Dijital teknolojinin mimari ifade tekniklerine daha fazla dahil olmasıyla çizgi romanlar da ilgi çekici birer sunum aracına dönüştü.

Metin ve görsellerin bir arada kullanılması, karmaşık mesajların iletilmesini kolaylaştırırken çizgi romanlar daha geniş kitlelere ulaşıyor. Serginin küratörleri Mélanie van der Hoorn ve Anne Marit Lunde, mimarlığın çizgi romanlarla kurduğu ilişkiyi de bu bağlamda ele alıyor.

Sergi çizgi romanı, görsel ifade dili olmanın da ötesinde mimari eleştiri yolu, projeleri geliştiren ve toplumla iletişim kuran bir araç olarak yorumluyor. Bu disipliner ilişki ilham, nesnel röportaj, yaratıcılık, konsept, eleştiri, tasarım aracı ve sunum olmak üzere yedi ayrı tematik başlık altında inceleniyor. 1900’lerin başından itibaren pek çok örnek yer alıyor. Winsor McCay’in Slumberland’deki Küçük Nemo’suyla başlayan sergi Le Corbusier, Archigram, Jean Nouvel, OMA gibi ünlü mimarların üretimlerine yer veriyor. Sergilenen üretimler ya mimarların kendi üretimlerinde ya da çizerlerle ortaklaşa yürüttükleri çalışmalardan oluşuyor.

“Çizgi Roman Formatında Mimarlık” sergisi 28 Şubat 2016’ya kadar ziyaret edilebilir.

İllüstrasyon: © Bielke&Yang