Belli bir olayı ya da kahramanı hatırlatıp toplumsal hafızayı harekete geçiren anıtlar gibi mimarlık ve fotoğraf da güçlü birer sembol haline gelebiliyor. Bu düşünceden yola çıkan Chicago Çağdaş Fotoğrafçılık Müzesi’nin düzenlediği sergi, anıt-mimarlık-fotoğraf ilişkisini inceliyor.

Zaman içinde toplumsal hareketler ve olaylar nedeniyle anlamı değişse de anıtlar genellikle kasıtlı olarak toplumsal hafızayı canlı tutma amacıyla inşa edilir. Bu anlamda anıtların politik rolleri yadsınamaz. Temsil güçleri son derece kuvvetli olan anıtlar gibi mimarlık da anıtsal bir boyuta sahip. Onları fotoğraflamak da benzer şekilde etkili bir araç haline gelebiliyor. Toplumsal hafızayı ayakta tutmakta fotoğrafların etkisi de oldukça yüksek.

Çağdaş Fotoğrafçılık Müzesi de fotoğrafın anıtsal değerini, anıtlar ve binalarla kurduğu ilişkiyi ortaya koyuyor. Uluslararası pek çok sanatçının üretimlerinin yer aldığı sergide bu üçlü ilişkiyi sorgulayan farklı yaklaşımlar inceleniyor.

Graham Foundation desteğiyle 15 Ekim’de kapılarını açan “Grace of Interntion” isimli sergi 23 Aralık’a kadar ziyaret edilebilir.

Fotoğraf: © Florian Joye