Hindistan’ın bağımsızlığına kavuşmasının ardından mimarisi de toplumsal yapısı gibi dönüşüme uğradı. Bu dönüşüm sırasında Charles Correa da geleneksel üretimleri modern bir dille buluşturarak Hindistan mimarisini tüm dünyaya duyurdu.

Geçtiğimiz Haziran ayında hayatını kaybeden Hint mimar Charles Correa, kariyeri boyunca mimarlık dünyasında pek çok katkı sağladı. Hindistan’ın özgürlüğüne kavuştuğu dönemde özellikle oluşturduğu otantik modern üslupla önce Hindistan’da sonra da uluslararası mecrada adından çokça söz ettirdi, pek çok ödülün sahibi oldu. 84 yaşında vefat eden mimar, geleneksel yapım tekniklerini modern bir dille yorumlamasıyla ve dar gelirli sınıflar için gerçekleştirdiği tasarımlarla dikkat çekiyordu. Mimari üretimleri de konut ölçeğinden kentsel tasarım ölçeğine kadar genişliyordu.

149603_cp

Mimarlık eğitimini St. Xavier’s Collage’dan sonra Michigan Üniversitesi sürdüren ve ardından MIT’de tamamlayan teorisyen ve aktivist Correa’nın uluslararası ölçekte adını duyurduğu ilk projesi Hindistan’ın Ahmedabad kentinde Mahatma Gandhi anısına gerçekleştirdiği Sabarmati Ashram Müzesi oldu. Tuğla ve betonun birlikte kullandığı proje, kare planlı ve kırma çatılı pavyonların bir araya gelmesiyle kurgulanmış. Bu anıtsal müze Gandhi’yle aynı toplumsal hareketi ve düşünceleri paylaşan Correa’nın kariyerinde önemli bir yer tutuyor. Yapı aynı zamanda Hint modern mimarisinin de ilk örneklerinden biri olarak Hindistan’da hakim olan sömürge mimarisinin yerine geçiyor. Correa doğal havalandırma ve pasif enerji gibi sürdürülebilirlik ilkelerini de ilk kez bu yapıda uygulamış ve yapı, Correa’nın tipik avlulu yapılarının da öncüsü olmuş.

Correa’nın Mumbai’de gerçekleştirdiği ve kendisinin de eşiyle birlikte içinde yaşadığı ilk çok katlı yapı tasarımı Sonmarg apartman blokları da bu avlulu tipoloji doğrultusunda kurgulanmış. Daha sonra iklimle dengeli tasarımı ve doğal havalandırma ilkelerini daha da ileri taşıdığı Kanchanjunga Apartmanı’nı tasarlamış. Yapıda “gökyüzüne açılan odalar” Hindistan’ın sıcak iklim koşullarında doğal havalandırmayı sağlayan birimler olarak kapalı alanlarla birlikte dengeli bir şekilde yerleşiyor. Dört farklı tipte daire modülünün bir araya geliş şekilleri de hücresel tasarımın sınırlarını zorlamış. Yapı yerel tipoloji olan bungalovların betonla oluşturulan modern bir yorumunu sunuyor.

Foto-19-02-14-14-30-11

1984’te Mumbai’de Kentsel Tasarım Araştırma Enstitüsü’nü kuran Correa çalışmalarını kentsel ölçekteki çalışmalarına ağırlık verdi. Yapılı çevreyi koruma ilkeleri ve kentsel yaşam koşullarını geliştirme üzerine yoğunlaştı. Özellikle Üçüncü Dünya Ülkeleri’nde pek çok kentsel tasarıma imza attı. Kendi yaşamını sürdürdüğü kent olan Mumbai içinse özel bir çaba sarf etti. Mumbai’nin fiziksel çevresinin her geçen gün kötüye gittiğini ancak yine de kentsel anlamda iyileştiğini belirten mimar, kentin sürekli daha iyi fırsatlar sunduğunu gelişime daha açık hale geldiğini ve çeşitli etkinliklere ev sahipliği yaptığını vurguluyordu. 1985’te Hindistan Ulusal Kentleşme Komisyonu’nda başkanlık görevini yürütmeye başladı.

Kariyeri boyunca pek çok mimari üretim gerçekleştiren Charles Correa, Hindistan’da bağımsızlığın mimarisini ortaya koydu. Britanyalı Mimarlar Kraliyet Enstitüsü’nün (RIBA) altın madalyasına sahip mimar Ağa Han Ödülü’nün yanı sıra pek çok ödüle layık görüldü. Tüm arşivini RIBA’ya bağışlayan Correa’nın ardından Londra, Correa üretimlerinin, felsefesinin ve yaratıcı fikirlerinin araştırıldığı bir merkez haline gelecek.