Malaga’daki birinci derece arkeolojik sit alanı kabul edilen Roma tiyatrosu, Tejedor Linares tarafından müzeleştirildi. Tasarımcılar, tiyatro merkezli restorasyon projesinin yanı sıra arkeolojik alanın şehrin geri kalanıyla ve kent yaşantısıyla bütünleşmesinin önemini vurguluyor.

Alcazaba Kalesi’nin eteklerinde yer alan tiyatronun, milattan sonra 1. yüzyılda Augustus döneminde inşa edildiği düşünülüyor. Vitruvius’un tanımladığı Roma mimarisi prototipine uyan tiyatronun mermer zemini, su oluğu ve sıralı oturma elemanları büyük ölçüde korunmuş. Tiyatronun sahnesindeki orijinal boyamaların bir kısmı da günümüze kadar ulaşabilmiş.

unnamed

Malaga Tiyatrosu; Alcazaba Kalesi ve sokağı, Picasso Evi, Picasso Müzesi, Malaga Müzesi gibi pek çok kültürel mirasın bulunduğu bir aksta yer alıyor. İspanyol tarihinin farklı dönemlerinden kültürel katmanlar taşıyan bu rota, yaklaşık bir kilometre uzunluğunda. Rotanın kültürel sürekliliğini sağlayan arkeolojik alan için gelecekte küçük müdahalelerle gerçekleştirilen alan planlama projelerinin uygulanması mümkün görünüyor.

Tiyatro’da inşa edilen minimal yapı, tiyatronun kesintisiz bir şekilde algılanmasını sağlarken bir yandan da ziyaretçilere bir giriş mekanı tanımlıyor. Yükseltilen yapının cephesi, yarı saydam paneller ve ahşap ile kaplanarak yapıya hafif ve doğal bir görünüm kazandırmış. Renkli beton ve krem rengi kireç taşı, tiyatroyu saran doğal peyzajın rengiyle ve Alcabaza’nın duvarlarıyla uyumlu bir birliktelik sağlıyor. Cephede kullanılan tipografik karakterli cam yüzey, Roma dönemi hattatlığıyla ilişki kurarak yazılı Roma hukukuna dair merak uyandırıyor. Yapıda yer alan interaktif yerleştirmeler, sergi filmleri, eserler de döneme dair bilgiler veriyor.

5876_008

Son dönemlerde arkeolojik alanların gezilebilmesi ve ziyaretçilerin doğru bir şekilde bilgilendirilebilmesi için koruma projeleri kapsamında yapılan müzeleştirme çalışmaları önem kazanıyor. Bu projeler, alanın tanıtılmasında önemli rol oynamasının yanı sıra eserlerin doğru bir şekilde korunmasını da sağlıyor.

Fotoğraflar: © Fernando Alda