Londra’da gerçekleştirilen “Drawn to the Future” sergisi, mimari görselleştirmelere dair gelişen yeni yaklaşımları ortaya koyuyor. Dijital medya araçlarının yapılı çevreyi tasarlama süreci üzerindeki etkileri araştırılıyor.

Küratörlüğünü Lewis Blackwell’in üstlendiği serginin en öne çıkan ürünü, sanal bir rollercoaster deneyimi sunan Oculus Rift olmuş. Bartlett Mimarlık okulu tarafından geliştirilen simülasyon, fantastik bir şehirde, gökdelenler arasında bir yolculuk deneyimi sunuyor.

Sergi kapsamında, Arup’un Londra’dan Birmingham’a gidecek yüksek hızlı tren hattının ilk kamu gösterimini de yer alıyor. Helikopterden çekilen görüntülerin üzerine işlenen proje detayları, dokunmatik ekran aracılığıyla inceleniyor. Arup’un çalışması aynı zamanda CERN’ün gelişim planına ait görseller ve Orta Doğu stadının hava akımı simülasyonunu da içeriyor.

ScanLAB_MailRail_01

Dijital medya araçlarının mimarlık ve mühendislik pratikleri içine çok hızlı bir şekilde sızdığını belirten Blackwell, bir mimari projenin tasarımından sunumuna, uygulanmasından bakım onarımına kadar geçen süreçte her gün yeni araçların devreye girdiğinin altını çiziyor. Tasarımları daha en başından tüm boyutlarıyla deneyimleme imkanı sunan dijital veriler, gelecekte disiplinlerin hangi sınırlara ulaşacağı ve binaların doğasının ne yönde değişeceği hakkında ipuçları veriyor.

Serginin en büyük grafik ögesiyse Atomhawk Studio tarafından tasarlanan bilimkurgu film konsepti olmuş. Tablette tasarlanan bir grafikten BMW mühendisleri tarafından bir kısmı inşa edilebilecek detaylı bir çizime dönüşen ortam, bir fikirle başlayıp içinde gezilebilen, deneyimlenen bir mekana dönüşen tasarım ve uygulama sürecini gözler önüne seriyor.

Drawn to the Future 3 Ekim’e kadar The Building Centre’da gezilebilir.