Prana yerleştirmesi, nefes ve ışığı bir araya getirerek ziyaretçilere görsel bir deneyim sunuyor. Binlerce LED’in bir araya gelmesiyle oluşan tasarım, B-reel Creative ekibinin deyişiyle “kozmik enerji”ye referans veriyor.

Prana, eski bir dil olan Sanskritçe’de güneşten gelerek bedene nefesle giren kozmik hayat anlamına gelir. B-reel Creative stüdyonun tasarladığı Prana yerleştirmesi de meditasyonu teknolojiyle birleştiriyor, kullanıcıların bedensel enerjilerinin farkına varmasını amaçlıyor.

2

Yerleştirme, tavandan salınan 13.221 adet LED aydınlatma elemanıyla tasarlanmış. Ziyaretçilerin, sergiyi izlediği noktaya yerleştirilen Xethru sensörü sayesinde sistem, kullanıcıların nefeslerini algılıyor. Bu veriyi kullanan bilgisayarsa girdiyi LED’ler yardımıyla renk ve ışık olarak yeniden yansıtıyor. Kullanıcıların hareketlerine tepki veren etkileşimli yerleştirme, tasarım ekibine göre deneyimi keşfetmeye yönelik olarak yazılmış bir manifesto. Tasarım, insan duyularıyla etkileşen bir nesne olduğu gibi nesnenin de insan duyusunu etkileyebileceğini gösteriyor. Öyle ki bu yerleştirmeyi, insanda yeni bir duyu yaratan bir ayna gibi düşünmek mümkün.

Yerleştirme, ses üzerine çalışan One Thousand Birds’in ses tasarımlarıyla da birleşiyor. Böylece sistem, gelen verilere ses kullanarak da yanıt verebiliyor. Teknolojiyle desteklenen duygusal deneyimleri ve hatıraları yansıtan Prana’nın güncellenebilmesi için B-reel Creative, diğer sanatçılar ve geliştiriciler için de bir kod editörü tasarlamış. Böylece yerleştirmeye istenildiği zaman yeni veriler eklenip tepkileri çoğaltılabiliyor.

Yerleştirme New York’taki Fridman Galerisi’nde izlenebilir.

Fotoğraflar: © B-reel Creative