Kimi zaman Kandinsky’nin renk teorisini takiben kimi zaman da sosyal kimlik ifadesi olarak dünyamızı sarıyor renkler. Görsel bir temsil aracı olarak da tasarımda hem ifadeyi kuvvetlendiriyor hem algımızı genişletiyor.

İngiliz ressam Wassily Kandinsky’nin renkler ve izleyiciler arasındaki ilişki üzerine geliştirdiği teori, yaratıcı disiplinler üzerinde de etkili oldu. Renkleri sanatsal ifadenin temeline yerleştiren Kandinsky’nin görüşleri, De Stijl akımıyla mimarlık ve tasarım alanlarına da sıçradı. Kandinsky’nin ortaya koyduğu “renklerle ifade” yöntemi ölçeği ne olursa olsun tasarımın her alanında etkili bir araç olarak kullanılıyor.

Geometrik formlar ve renklerin oluşturduğu algı; görsel ve psikolojik konforu sağlamak, mekana canlılık katmak gibi kaygılarla tasarım kararlarında göz önünde tutuluyor. Renk ışıkla bir araya geldiğinde mekanın geometrisini, derinliğini algılamayı kolaylaştırıyor.

Kamusal Alanda Renkli Bir Tasarım

basket

Tasarıma canlılık katmak için kullanılan renkler, kamusal mekanları da harekete geçiriyor. Paris’in tarihi dokusu içinde tasarlanan açık basketbol sahasında canlı renkler göze çarpıyor. Tasarımda, Rus ressam Kazimir Maleviç’in Sportsmen tablosundan esinlenilmiş. Yan yana duran dört figürde kullanılan canlı renkler, grafik olarak güçlü bir tablo ortaya çıkarıyor. Ill Studio tablodaki ifade tekniğini Pigalle Basketbol Sahası’nda yeniden yorumlamış. Zemin ve tarihi yapılarla kesişen yan duvarlar mavi, beyaz, kırmızı ve sarı renklerden oluşan panellerle donatılmış. Basketbol sahası renkleriyle yenilikçi bir dil ortaya koyarak taş yapılardan oluşan tarihi doku içinde kendine yer açıyor.

Renklerle Mekanı Tanımlamak


nike

Robert Storey Studio’nun Nike için tasarladığı mağazadaysa renkler, ürünlerin sunumunu etkin kılmaya yönelik kullanılıyor. Beyaz duvarlarla tanımlanan bir sergi alanının içine yerleştirilen ek duvarlar mekanı yeniden biçimlendiriyor. Mekan içindeki dolaşım da bu ek duvarlar ve renklerle yönlendiriliyor. Müşteriler, renkleri takip ederek koleksiyonun istedikleri ürününe ulaşabiliyorlar. Ek duvarlar üzerinde açılan geometrik boşluklar ve yeni eklemlenmeler sergilemede ürünleri ortaya çıkaracak şekilde düzenlenmiş. Floresan aydınlatmalar mağazanın girişinden çıkışa kadar maviden yeşile, pembeye ve turuncuya kadar akış içinde ilerleyerek müşterileri keşfe davet ediyor. Projede renkler yalnızca dekorasyon amaçlı değil aynı zamanda işlevsel olarak ele alınmış.

Görsel Süreklilik

sarı

Melbourne’ün iş merkezinde yer alan Hugg sağlık ürünleri marketinde kullanılan sarı renkli ahşap latalar da mekan içinde görsel süreklilik sağlıyor. Tandem tasarım stüdyosunun gerçekleştirdiği market düzenlemesi ahşap zanaatkarlığının sınırlarını zorluyor. Raflar lataların arasına yerleştirilerek market içinde depolama alanlarının sayısı artırılmış. Latalar rafları ve oturma platformlarını tanımlıyor. Sarı renk kullanımı mekana canlılık da katarak markanın kimliğine vurgu yapıyor. Ortada çaprazlanan sarı latalar mağazayı iki ayrı bölüme ayırarak ürünlerin içeriklerine göre sergilenmesine olanak tanıyor. Kısıtlı bir bütçeyle etkili bir tasarım ortaya koyulmuş.

Renklerle Kurulan Kentsel Peyzaj

germen-crew-paint-neighborhood-street-art-mexico-designboom-04

Meksiko’daysa renkler tamamen farklı bir kentsel bir peyzaj oluşturmak için devreye giriyor. Sokak sanatçılarından ve ressamlardan oluşan bir organizasyon olan Germen Crew, düşük gelirli Meksiko yerleşkesinin kültürel yaşantısını yansıtmayı hedeflemiş. 200’den fazla yapıyı bünyesine alan çalışma gökkuşağı renklerinin tonlarından oluşuyor. Evlerin ve marketlerin cepheleri canlı renklerle boyanarak akışkan bir kompozisyon elde edilmiş. Tepeye yerleşen yapıların boyanan cepheleri, yerleşimin karakterini tümüyle değiştiriyor. Bölge halkının kültürü, canlı yaşantısı kentsel dokuyla uyum gösteriyor ve uzak mesafelerden okunabiliyor.