Rotterdam’ın fiziksel olarak birbirinden kopmuş üç bölgesi, kamusal bir köprü yerleştirmesi ile bütünleşti. Sarı renkli yaya köprüsü, kamusal alanları birbirine bağlayarak kent yaşantısına sızıyor.

ZUS stüdyosu Rotterdam’da kamusal bir altyapı projesi gerçekleştirdi. Kent merkezinde bulunan park, istasyon ve bir kent bahçesini birbirine bağlayan 400 metre uzunluğundaki yaya köprüsü, kamusal alanları kesintisiz bir şekilde sarıyor. Binaların arasından, yolların üzerinden ilerleyen köprünün kolları bir merkezde birleşerek dairesel bir seyir terasına dönüşüyor.

4

Parlak sarı renkte ahşap strüktüre sahip köprünün inşası için kentliler, açılan ortak bir hesaba bağışta bulunabiliyor. Karşılığındaysa köprünün korkulukları üzerine bağışçının adının yazılı olduğu bir ahşap levha ekleniyor. Finansal özelliğiyle köprü, kaynağı kitlesel yatırıma dayanan ilk kamusal proje olarak kabul ediliyor.

5

Köprü aslen Rotterdam’da kamu odaklı dönüşüm sürecinin bir ayağı olarak ortaya çıkmış. Süreç, Schieblock adlı bir binanın dönüşümü ile başlamış. İlk zamanlarında genç yatırımcıların yerleştiği yapı, zaman içinde pek çok tasarım ofisine ve bara ev sahipliği yapmaya başlamış. Çatıda tasarlanan kent bahçesi de köprü için başlangıç noktası olmuş. New York’taki High Line projesini akla getiren yaya köprüsü, yerden yüksek yeni bir kentsel platform oluşturuyor. “Kalıcı geçicilik” fikrinin temel alındığı köprü, çevresinin dönüşümünü de tetiklemiş.

1

Yaya dostu köprü için seçilen parlak sarı renk, görsel vurguyu artırırken kent içinde, yaya olma durumuna dair bir ifade biçimine dönüşmüş. Sarı renk, köprüden sokağa taşarak diğer yaya yollarını da içine almış.

3

Fotoğraf: © Ossip van Duivenbode