Çağımızın en ünlü heykeltraşlarından Richard Serra’yı malzeme kullanımı ve perspektifle araziyi bağlayan yenilikçi işleriyle tanıyoruz. Kullanıcıların mekana bağlı hareketinden yola çıkan sanatçı, yıllar içinde ölçeğini büyüttüğü heykelleriyle kamusal mekanı yeniden şekillendiriyor.

Downtown Arc

1960’ların başında Serra ve dönemin diğer minimalist sanatçıları konvansiyonel tasarımın dışına çıkarak yüzlerini endüstriyel malzemelere çevirdiler ve sanatlarının fiziksel yönlerini vurgulamaya başladılar. Yıllar geçtikçe Serra, mekana ve geçiciliğe dair tutumunu geliştirerek mimariyi, kenti ve peyzajı buluşturan; yerine özgü büyük ölçekli tasarımlara döndü. Mekan algısını ve kompozisyonu merkeze alan Richard Serra tasarımını şu sözlerle anlatıyor: “Her şey, farklı yöntemlerle mekanı merkeze almak ile ilgili. Kullanıcıların mekana bağlı olarak hareketleri, benim için özel bir ilgi alanı oluşturuyor.” Kariyerinin erken dönemlerinde modern danstan ve Zen bahçelerinden etkilenen sanatçı, bu etkilenimlerini büyük metal parçaların oluşturduğu mekansal heykellerinin içinde yansıtmaya başladı.

serra15

Yerine Özgü Provokatif Tasarımlar

Kariyerinde ilerledikçe Richard Serra’nın işlerinin ölçeği de büyümeye devam etti. Öyle ki konvansiyonel tasarımın dışına çıktığı zaman Serra, malzeme olarak da Corten kullanmaya başladı. Büyük ölçekli heykeller, belirli bir kentsel perspektife ya da bir odak noktasına açılan, yerine özgü işlere dönüşmeye başladı. Masif, talepkar ve provokatif işleri, ya çok sevildi ya da nefret edildi. Sanatçının 1980’lerde Manhattan’da ünlü Federal Plaza’nın önünde yer alan “Tilted Arc” adlı yerleştirmesi, yaklaşık 3.5 metre boyunda ve 37 metre uzunluğunda Corten ile tasarlanmıştı. 1989’da komisyon kararıyla, Richard Serra’nın itirazlarına rağmen, binanın girişini engellediği gerekçesiyle üç parçaya bölünerek alandan kaldırılmıştı. Serra “Bu işi kaldırmak, onu yok etmektir.” diyerek yıkımı protesto etmişti. Kariyerine başka mekanlarda başka yerleştirmelerle devam eden sanatçı, 2005 yılında Guggenheim Bilbao Müzesi ve 2007 yılında da New York Modern Sanatlar Müzesi’nde (MoMA) yer aldı. 2014 yılına geldiğimizdeyse Richard Serra, Katar çölünde yeni bir yerleştirme tasarladı. Her biri 14 metreden uzun olan dört plakanın oluşturduğu bir kilometreden uzun iz, Serra’ya göre doğu ile batı arasında bir çizgi oluşturuyordu ve yerle olan ilişkinin ölçülebilirliğini sağlıyordu.

serra4

Kamusal Alanı Televizyon İle Betimlemek

Richard Serra, kamusal alanı yaptığı heykellerle betimlerken yine bir kamusal alan olarak nitelendirdiği televizyona dair video sanatları da üretiyordu. 1968’de yaptığı sessiz film “Hand Catching Lead” minimalist yapılarının bir uzantısını oluştururken 1973 yılındaki “TV Delivers People” çalışmasında medyanın etkilerini televizyon “mekan”ı içinde tanımlar. Hand Catching Lead, aşağıya doğru düşen metal parçalarını yakalamaya çalışan bir elin görüntülerinden oluşur. Bu videoyla Richard, tüketici olan izleyici üzerindeki manipülatif çalışmaları anlatır.

hand catching lead

Richard Serra, son işi Equal ile 1 Mayıs’tan 24 Temmuz’a kadar New York, David Zwirner Galerisi’nde ziyaretçileriyle buluşuyor. 40 tonluk çelik küplerin üst üste konulmasıyla tasarlanan yerleştirme, eşitliğe yönelik mekansal öğeleri anlatıyor.