9 Mayıs-22 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Venedik Sanat Bienali’nin bu yıl 56.’sı düzenleniyor. Okwui Enwezor’un küratörlüğünü üstlendiği etkinliğin ana teması “Dünyanın Tüm Gelecekleri” olarak belirlendi.

İki yılda bir gerçekleştirilen Bienal, bünyesinde Venedik Film Festivali ve Venedik Mimarlık Bienali’ni de barındırıyor. Venedik Sanat Bienali, 53 ülkenin işlerini ve 300 binden fazla ziyaretçiyi ağırlıyor.

Pek çok ülkenin pavyon tasarımıyla bienalde olacağı etkinlikte Türk pavyonu bu yıl, Sarkis’in yeni bir işini de sergiliyor. Respiro başlıklı yerleştirme, Sarkis’in deyimiyle “zamanın başlangıcına, ilk gökkuşağına, diğer bir deyişle ışığın ilk kırılma anı”na uzanıyor. Bu yılki konsepti “Dünyanın Tüm Gelecekleri” olarak belirlenen bienal; Brezilyalı sanatçı Antonio Manuel’in bir mekandan diğer mekana atlamayı sağlayan yarık duvarlarla oluşturulan yerleştirmesine, Alman pavyonunun “Güneşteki Fabrika”sına, İtalyan sanatçı Marzia Migliora’nın gıda ürünlerine karşı eleştirel bakışına, Mimmo Paladino’nun siyah ve beyazına da tanıklık ediyor. Venedik Pavyonu ise dijital olan ve olmayanı göstererek evrim geçiren sanata dikkat çekiyor. Aldo Cibic’in küratörlüğünü yaptığı sergi, yaratıcılık ve teknoloji arasındaki bağlantıyı çözmeye çalışıyor.

Tek bir konsept üzerinden yenilikçi fikirleri toplayan 56. Venedik Sanat Bienali, bugüne kadarki en “siyasi” bienal olma özelliğini de taşıyor. 136 sanatçının katıldığı ana sergide, Giardini Parkı’nda Karl Marx’ın Das Kapital’i okunuyor; sergilerde göç, çatışma, dini ayrımcılık gibi kavramlar işleniyor.