20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren üretimin kentlerden uzaklaşması, kentlerde nüfusun ve kentsel arazi değerinin her geçen gün artması, nüfusun kente çekilmesi, sanayi alanlarının kentsel konumunun değerli olması, yeni sanayi taleplerini mevcut alanların karşılayamaması gibi sebeplerle endüstriyel alanların yeniden planlanarak kullanılması gerektiği fikri kabul gördü ve bu bağlamda adımlar atılmaya başlandı.

Kentin değişen ve büyüyen yapısı nedeniyle işlevsiz kalabilen endüstriyel alanlar, kullanılamayan çöküntü alanlara dönüşüyor. Kentsel dokudaki işlevini ve önemini yitiren bu tip alanlar, kentsel ve mimari tasarımla dönüştürülerek farklı işlevler kazanabiliyor. Bu şekilde zamanla işlevsiz kalan endüstriyel alanlar, yine kentin doğurduğu ihtiyaçlar doğrultusunda yeni kullanımlara olanak sağlıyor; böylece bu tip bölgelerin yeniden planlanma ve dönüştürülme süreçleri başlıyor. Genel olarak bu alanlar üzerindeki dönüşümün, yap-işlet-devret modeliyle işlediği kabul görse de 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren “endüstriyel kimlik” oluşturma fikri doğdu ve bu anlamda bazı tarihi endüstri yapılar korunarak dönüştürülmeye başlandı. Bu bağlamda önemli bir örnek olan Londra Dokları, dönüşüm süreci boyunca ilk olarak yarı özel-yarı kamusal bir oluşumun elindeyken bu oluşumun başarısız olmasından sonra yerel yönetimlere bırakılan bir dönüşüm süreci olarak özetlenebilir. İlk aşamada halkın dahil edilmediği ve ihtiyaçlara cevap vermeyen dönüşüm, çok sayıda tepki toplarken ikinci aşamada yerel yönetimlerin halkı ve yatırımcıyı bir araya getirmesiyle eksikleri gideren, sürdürülebilir bir dönüşüm başlamış oldu. Bir diğer önemli örnek olan Melbourne Liman Bölgesi ise her ne kadar süreç yavaş işlese de halkın dönüşüm planlanmasına dahil olduğu ve rekreasyonel-çevresel planlamaların ön planda olduğu bir dönüşüm sürecine sahip. İki projenin de son mertebede birleştiği ortak nokta,  yapıların endüstriyel kimliklerini yok etmek yerine koruyarak ihtiyaçlar doğrultusunda işlevini yeniden planlamak olmuş.

Londra Dokları’nın Dönüşümü

Londra Dokları, Londra Köprüsü’nün doğusunda, “Londra Havuzu”nun (Pool of London) inşasıyla oluşmaya başladı. Böylece 19. yüzyılın başından itibaren bentlerle sınırlanan ve dok adı verilen yapay havuzlar oluştu. Doklar bölgesi Thames Nehri boyunca 2200 hektarlık bir alana sahip. Ne var ki 1953 yılında yaşanan taşkınlar ve su seviyesindeki kalıcı artış, nehire bariyerlerin yapılmasını zorunlu kıldı. Bariyerler, batıda kalan liman bölgesine ulaşımı zorlaştırdı, artan mekan taleplerinin doklar tarafından karşılanması zorlaştı ve dokların şehir içi trafik ağına bağlantısı zayıfladı. Malların limana indirilip yüklenmesi zorlaştı ve işçilerin grevleriyle birlikte dokların satışı başladı.

Henüz orta ve uzun vadede bir plan öngörülmeyen doklar toplam 22 kilometrekarelik bir alan ve 88 kilometre uzunluğundaki sahil şeridini kapsıyordu. 1979’da onaylanan Büyük Londra Gelişim Planı’nda (GLDP) dok alanlarının doldurulup liman işlevinin güncellenmesi öngörülse de yatırımcılar bu duruma sıcak bakmıyordu. Limanların kapanması, doklara bağlı endüstrilerin iflas etmesi, işsizlik, evsizlik, sosyal donatı eksikliği gibi nedenlerle limandaki çöküş komşu bölgelere de yayılarak liman bölgesi hiçbir açılım sunamayacak hale geldi ve dönüşümün planlanması yönünde adımlar atılmaya başlandı. Alandaki bölgeler London Docklands Development Corporation’a (LDDC) devredilirken sağlık, eğitim ve toplu konut alanlarına dokunulmadı. 1994’e kadar 800 hektarlık alan özelleştirildi ve alanın beşte biri elden çıkarıldı.

LDDC, ilk olarak Canary Wharf (Docklands’de bir bölge) ile alanın dönüşümüne başladı. Alan daha çok büro, otel ve restoran, servis işletmeleri ve otopark üzerine yoğunlaşıyordu. Ne var ki LDDC evsizlik sorununu gidermek için konut da inşa etmeliydi. 1981’de sosyal konutlar %80’lik bir pay oluştururken 1991’e gelindiğinde sadece %25’lik bir paya sahip olmuştu. Sosyal konutların yerini kondominyumların oluşturduğu lüks konutlar almıştı. Bu lüks konutların konumlandığı yapı adaları, sosyal konutların suyla kurduğu ilişkiyi de engellemişti. İnşa ve satış aşamalarında kiralar %200 yükselirken trafik problemi artmış, inşaatların maliyetleri giderek yükselmiş ve zarar artmıştı.

1990’ların başında projenin son evresi ve LDDC’nin çöküşü başlamış oldu. Docklands ve Canary Wharf’ı birbirine bağlayacak bir planın geliştirilmemesi, sosyal yapıyı dengeleyecek bir planın yapılmaması, yerel halkın planlama sürecine dahil edilmemesi, planlamanın özensiz olması ve bunun yöneticiler tarafından da açık edilmesi LDDC’nin kapanışını hızlandırarak 1988’de faaliyetinin bitmesine neden oldu. Bu noktadan sonra ise planlamalar bölge yönetimlerine devredildi. 1993’e gelindiğinde kentsel yenileme politikaları basitleştirilerek yatırımcılar, iş adamları ve yerel halk arasında ortaklık kurmak amaçlandı.

Bu noktadan sonra Doklar Bölgesi “kentsel dönüşüm alanı” olarak belirlenmişti: West Silverton’da köy-kent oluşturuldu, Royal Albert Dock’da üniversite kampüsü inşası için adım atıldı, ulaşım altyapısı planlanmaya başlandı. Coğrafi konumuyla ön plana çıkan Greenwich yarımadasında terk edilmiş endüstri yapılarının dönüşümü konuşulmaya başlandı. Mağazaların, otellerin ve sosyal tesislerin inşası hızlandı. Thames üzerinde ulaşım tekneleri, yüzer-restoran gemiler ve gezi tekneleri için alanlar yapıldı. Nehir, erişilebilirliğini yeniden kazanarak mesire yerleriyle etaplar halinde yeniden biçimlendirildi. Çeşitli projelerle nehir canlandırıldı, yapılar sanat merkezi olarak dönüştürüldü, ambarlar konut olarak yeniden işlevlendirildi.

Tate Modern

Londra Dokları’nın dönüşümü sırasında bazı binalar, endüstriyel kimliği korunmak kaydıyla yeniden işlevlendirildi. Bu yapılardan biri Thames Nehri’nin güneyinde yer alan Bankside Elektrik İstasyonu binası. Sir Giles Gilbert Scott tarafından tasarlanan yapı, 1891 yılında inşa edildi. Art Deco stilinde tasarlanan yapının 1994 yılında Tate Galerisi’ne verildiği ve artık bir sanat merkezi olarak işlevine devam edeceği açıklandı. Mimari yarışma dahilinde seçilen mimarlar Jacques Herzog ve Pierre de Meuron, yapıyı kültürel bir merkez haline getirmeyi başardı. Tahmin edilenden daha fazla ziyaretçi çeken Tate Modern için Herzog ve Meuron’un sorumluluğunda genişleme kararı alındı. 2016’da bitmesi beklenen ek yapı, yeni sergi alanlarına, eğitim yapılarına, performans alanlarına, ofislere, yeme – içme alanlarına ev sahipliği yapacak.

Melbourne Liman Bölgesinin Dönüşümü

Melbourne Liman Bölgesi, Victoria eyaletinin en büyük ve en işlek limanı olmasına rağmen 1980’lerin sonuna doğru liman, endüstriyel boş bir arazi haline geldi. Kentliler için artık şehir içinde vakit geçirmek daha cazip geldiği ve günlük kullanımlar şehir merkezlerine yoğunlaştığından Victoria Hükümeti, bunu bir fırsat olarak değerlendirip Melbourne’ün batısındaki iş merkezini genişletmeye ve şehrin tarihi kıyı hattını yeniden sağlamaya karar verdi. Bunun üzerine 1989 yılında Victoria Hükümeti “Melbourne Rıht Bölgeleri: Stratejik Planlama” adıyla alanın yenilemesini duyurdu. Bu plan çerçevesinde dikkat edilecek ana hususlarınsa yerleşim, çevresel ve doğal değerler, tarihi koruma, ekonomik gelişim, ulaşım ve altyapı olduğu açıklandı. Alanın dönüşümü, mevcut binaları yıkıp yerine yenilerini inşa etmekten ziyade endüstriyel kimliğin korunması için mevcut yapıları dönüştürme üzerinden belirlendi.

1982-1992 yılları daha çok altyapı planlarının oturtulması ve halk ile yapılan karşılıklı görüşmelerle geçti. 1992 yılında Victoria eyaletinin başbakanının değişmesiyle birlikte çalışmalar hız kazandı. Alanda geç kalınmış dönüşüm çalışmalarına karşı oluşan öfkeyi en aza indirmek adına ilk olarak Etihad Stadı inşa edildi. Projenin kalbi olan stadyum, alandaki bağlantıları da sağlayacaktı. 2000 yılında alanın kuzeydoğusunda yer alan Etihad Stadyumu açıldı, güneyinde yer alan Victoria Limanı ofis ve konut karışımı olarak tasarlandı. Yarra bölgesi, marina, konut ve eğlence merkezi olarak tasarlanırken Dijital Liman rekreasyon ve yeşil alan merkezli tasarlandı. Alanın kuzeybatısında inşa edilen Docklands Stüdyolarıysa üç büyük film stüdyosunun ortak kullandığı ulusal ve uluslararası sinema endüstrisinin buluşma noktası haline geldi. Bunlara ek olarak alanda oyun parkları, sinema, bisiklet yolları, parklar, eğlence mekanları yer alıyor.

Newport Substation

“The Newport Substation” ilk olarak 1915 yılında raylı taşımacılık için elektrik dağıtan bir trafo olarak inşa edildi. 1965 yılında gelişen teknolojiye ayak uydurmak için yapının güneyinde tuğladan ek bir bina yapıldı ve yapı aynı işlevine devam etti; ancak teknolojiye ayak uyduramayan altyapı, binanın 1967 yılında trenler için atölye olarak kullanılmasına ve en sonunda 1969 yılında kapanmasına neden oldu. 1996 yılına kadar kapalı kalan yapı, Nigel Edwards ve Darren Williams’ın binayı sanat merkezine dönüştürme fikriyle yeniden gündeme geldi. Melbourne’lu Edwards ve Williams, binayı dönüştürebilmek ve yeniden kullanmak için “Hobsons Bay Community Arts Centre” adlı bir komite kurdu. 2001 yılında “Work for the Dole” isimli sponsorluk programıyla birlikte Victorya Üniversitesi’nin işbirliğini alan komite, hükümetin de desteğini alarak ilk çalışmalara başlamış oldu.

 

Kaynakça:
1. A. Şişman, D. Kibaroğlu, Dünyada ve Türkiye’de Kentsel Dönüşüm Uygulamaları, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, Mayıs, 2009
2. http://en.wikipedia.org/wiki/London_Docklands, 27 Şubat 2015
3. B. Edwards, London Docklands, Urban Design in an Age of Deregulation, Oxford, Butterworth-Heinemann, 1992
4. İ. Bilgin, Londra – Metropol ve Mimarlık, Bilgi Yayıncılık, İstanbul, 2009
5. K. Sabbaghy, Power into Art: Creating the Tate Modern, Bankside, Penguin Books Ltd., 2001
6. N. Koçan, Sanayi Alanlarının Dönüşümü: Uşak Eski Tabakhane Deri Sanayi Bölgesi, Karadeniz Fen Bilimleri Dergisi, Cilt 1, Sayı 3, 2011
7. S. Oakley, The Challenge To (Re)Plan The Melbourne Docklands And Port Adelaide İnner Harbour: A Research Agenda For Sustainable Renewal Of Urban Waterfronts, Australian Sustainable Cities and Regional Networks, 2011
8. http://www.glias.org.uk/gliasepapers/bankside.html , . Bankside Power Station, 6 Mart 2015
9. http://www.places.vic.gov.au/precincts-and-development/docklands , State Government Victoria, Docklands, 27 Şubat 2015
10. http://www.thesubstation.org.au/index.php?option=com_content&view=article&id=1&Itemid=2 , About The Substation, 5 Mart 2015