Mimarlarla video-röportaj dizimize devam ediyoruz.

Bildiğiniz gibi ilk video-röportajımızda Tabanlıoğlu Mimarlık’a konuk olmuş, Venedik Mimarlık Bienali’ndeki açılışından önce, Places of Memory (Hafıza Mekanları) projesinin sürecine dair olup bitenleri ilk kez Murat Tabanlıoğlu’ndan dinlemiştik. Mimarlarla olan söyleşilerimize bu ay Suyabatmaz Demirel Mimarlık ile devam ediyoruz. Arif Suyabatmaz ve Hakan Demirel’in ortaklığıyla hayata geçen Bebek’teki ofis, caddenin karmaşasından kopuk binası, nefis bahçesi ve içeri adım atar atmaz insanı saran dingin ortamıyla etkileyici bir mimarlık mekanı.

Ofisin hikayesine kısaca değinmek gerekirse, mimarlık ofisinin temelini aslında, Viyana’da farklı mimarlarla çalıştıktan sonra İstanbul’a dönen Arif Suyabatmaz attı ve önce Yıldız Teknik Üniversitesi’nde, ardından Bilgi Üniversitesi Mimarı Tasarım Yüksek Lisans programında stüdyo eğitmeni olark çalışırken, bir yandan projelerini hayata geçirmeyi sürdürdü. Yıldız Teknik Üniversitesi’nden mezun olan Hakan Demirel’in New York’taki çalışmalarından sonra ortak olmasıyla da 2008’de ofisin adı Suyabatmaz Demirel olarak değişti. O günden itibaren birçok projeye imzasını atan mimarlık ofisi, uluslararası birçok mimarlık ödülünün de sahibi. 2010’da Güneşli Kule, 2012’de Tao Kule, Halat Fabrikası ve TRI-G projeleriyle aldıkları MIPIM-AR Future Project ödülleri ve 2010 ve 2011’de Cityscape Dubai Awards ve Dünya Mimarlık Festivali’nde dereceye giren projeleri gibi…

Arif Suyabatmaz ve Hakan Demirel ile olan sohbetimiz boyunca, projeleri ya da kentle ilişki kuran mekansal kurguları ele alış biçimlerini, mimarlıkta ideal ve yenilik kavramlarına yaklaşımlarını elimizden geldiğince irdelemeye, onları tanımaya ve ofisin arka planında olan biteni öğrenmeye çalıştık. Keyifle izleyeceğinizi umuyoruz.