Londra asıllı Abel Nepp firması tarafından Avrupa Biyoinformatik Enstitüsü (The European Bioinformatics Institute) için tasarlanan Cambridgeshire Laboratuvarı, yapıyı güneşten korumak için çizgisel, güneş panelli cephelere sahip. Cambridgeshire’ın kırsal bölgesinde yer alan araştırma merkezi, eğimli cepheleriyle topraktan doğuyormuş izlenimi yaratıyor.

Cambridgeshire Laboratuvarı, bölgenin keskin güneşinden iç mekanı korumak üzere geliştirilmiş bir konsept ile tasarlanmış. Şeffaf yapı anlayışını yansıtmak için cam olan cepheler, ön cephede sürgülü dikey alüminyum paneller ile korunurken yan cephelerde yatay alüminyum profiller ile korunuyor.

Hixton-lab-by-Abell-Nepp_dezeen_784_0

Tasarımcılar Chris Abell ve Bruce Nepp, yapıyı kampüsün ana meydanının sınırına dayayarak üç katlı olarak tasarlamış. 240 kişilik biyoinformatik araştırma ekibine ev sahipliği yapacak laboratuvar, 150 kişi kapasiteli konferans salonu, veri merkezleri ve medya stüdyosu içeriyor. Projenin sponsorluğunu ise İngiltere Araştırma Heyeti üstleniyor.

Kırsalı Kucaklayan Modern Tasarım
Yapının kuzeybatı cephesinde yer alan dairesel alüminyum profiller iç mekanı yapıya güneş vurduğu zaman aşırı ısınmadan koruyor ve cephe önünde ince uzun bir balkon oluşturuyor. Dairesel yapıdaki bu cephe, bina tasarımını yumuşatırken çevre köyleri tasarımıyla kucaklıyor. Zemine üçgensel inen ve zikzaklı alüminyum koruyuculardan oluşan yüzey ise modernizmi simgelemek için yüzünü kampüsün meydanına dönüyor.

Hixton-lab-by-Abell-Nepp_dezeen_784_6

Cephelerin çatı ile birleştiği yer ise üçgenlerle devam ediyor. Yapı, yakın çevreden izlenebildiği için çatısının önemli bir tasarım elementine dönüştüğünü belirten Abell Nepp, “Eğik cephe ana meydana doğru uzanarak saydamlığı ve çarpışmayı yansıtırken çalışanlar, meydan ve yapı arasındaki etkileşimi vurguluyor” diye belirtiyor.

Hixton-lab-by-Abell-Nepp_dezeen_784_8

Kontrollü Işık Geçişleri
İç mekanda ise karanlık oda kalmaması ve içeriye kontrollü bir şekilde güneş ışığı alabilmek için mekanların arası açılarak ortalarına geniş bir galeri yerleştirilmiş. Galerinin tavanı ise güneşi kırabilmek için üçgen şeklinde cam çatıya sahip. Hava karardığında mimari aydınlatmaların ve güneş panellerinin yarattığı ışık kirliliğinden birimleri korumak için iç mekana ikincil pencereler yerleştirilmiş. Böylece pencereler ışığı kırarak ofislerde kontrollü aydınlatma sağlıyor. Dairesel pencerelere sahip ofisler galeriden geri çekilerek ön kısımlarında koridor boşluğu yaratıyor. Koridorlar resmi olmayan mekanları vurguladığından ofis cephelerinde renkli dairesel grafikler tasarlanmış. Koridorlar mekanın modern tasarımına zıtlık oluşturacak şekilde araları boşluklu ahşap korkuluklara sahip. Büyük lobi, konferans salonu ve eğitim faaliyetlerinin yapıldığı birimlere komşu olarak zemin katta yer alıyor. Oditoryum girişleri ve veri merkezleri kırmızı boyalı nişlerin arasına çekilmiş olarak bulunuyor.

Cambridgeshire Laboratuvarı, içinde bulunduğu kırsal yerleşimi kendi içine alacak şekilde şeffaf mimari forma, bir yandan da üniversitenin ve bilimin modern yüzünü vurgulamak için eğimli cephelere sahip.

Fotoğraflar © Edmund Sumner