Rotterdam’daki Erasmus Üniversitesi’nin yeni öğrenci merkezinin tasarımı yarışmasını Powerhouse Company ve De Zwarte Hond ekibi kazanmıştı. İnşaatı tamamlanan merkez, şeffaf dış duvarlara ve eğimli meşe iç yüzeylere sahip bir yapı olarak tanımlanıyor.

Şehir merkezinin doğusunda konumlanan üniversite kampüsünün yeni sosyal kalbi olarak işleyecek olan öğrenci pavyonu 1800 metrekarelik bir alanı kaplıyor.

erasmus

Projenin ana hedeflerinden biri personel ve öğrenciler için olabildiğince aydınlık ve davetkar bir mekan tasarlamak olduğu için tasarım ekipleri çevreye açık bir yapı kurgulamış. Yapının iki katmanlı olarak çözülmesiyle en yoğun kamusal işlevler yapının çeperlerine yerleştirilmiş. Kafeterya ve çalışma alanları şeffaf cephenin arkasında konumlandırılırken depolama alanları ve servis mekanları eğimli ahşap duvarın çevrelediği alanın içinde çözülmüş. Buradaki ahşap duvar aynı zamanda 200 kişilik organizasyon alanını da çevrelemiş.

Tasarım
Meydana açılan güney cephesi tarafında fuaye bulunuyor. Bilgisayar ekranlarındaki parlamayı azaltmak amacıyla çalışma alanı kuzey doğuda konumlanırken kafe, akşam güneşinden faydalanmak amacıyla batı cephesinde çözümlenmiş.

2010 yılında yarışmayı kazanan ekip, geliştirdikleri konseptin döşemeden tavana kadar şeffaflığı koruduğunu ve şeffaflığın çevreyle ilişkiyi güçlendirip insanları içeri davet ettiğini belirtiyor. Arazideki basamaklı dış döşeme, iki katın aynı zeminde buluşmasını sağlıyor. Komşu yaya yolunun eğrisel basamakları, yapının içinde de izini sürdürüyor ve bu basamaklar içerdeki ana merdivenleri oluşturuyor.

erasmus1

Kırmızı meşe duvarı tavana doğru eğimli bir hal alıyor ve yarım tonoz şeklinde sosyal alanların tavanı olarak işliyor. Mutfak, tuvaletler ve teknik alanlar bu duvarın arkasında yer alıyor. Bu duvarın çevresini ise merkezi koridor işlevi gören alan sarıyor. Mimarlar bu duvarın göz alıcı olduğunu ve iç mekanın maddeselliğini yumuşattığını düşünüyorlar.

Çok amaçlı salon, ilk katın tamamına yayılıyor. Bu alan seminerlere, konferanslara ve film gösterimlerine uygun olarak tasarlanmış. Mekanik panjurlar büyük yarım daire şeklinde ve dört cephede de bulunuyor. Güneşin pozisyonuna göre bu panjurlar, güneş koruyucusu olarak kullanılabiliyor. Çatı kapakları hava dolaşımına izin verilmesi için otomatik olarak açılırken ısıtma sistemi ise binanın zemininde yer alıyor.

erasmus2

Fotoğraflar: © Christian van der Kooy, Rene de Wit, Ronald Tilleman