Rietveld Architecture Art Affordances (RAAAF) ve Barbara Visser’in birlikte geliştirdiği deneysel ofis tasarımı, ofis çalışanlarını bir yere dayanmaya, eğilmeye, ilişmeye hatta uzanmaya teşvik ediyor. Tıbbi araştırmalara göre fazla oturmanın sağlık açısından iyi olmaması da bu tasarımı farklı ve etkili kılıyor.

Araştırmalara göre her gününü masada oturarak geçirme durumu beraberinde bazı sağlık problemleri getiriyor. Obeziteden şeker hastalığına kadar birçok soruna sebep olan bu durum karşısında tasarımcılar Oturmanın Sonu (End of Sitting) adlı iç mekan tasarımını geliştirmişler. Oturmanın Sonu konseptine göre kişilerin oturarak çalışmak dışında birçok seçeneği mevcut.

The-End-of-Sitting-by-RAAAF_dezeen_784_1

Yaslanma Konsepti
Hollandalı tasarım stüdyosu RAAAF ve Barbara Visser yaslanma konseptinden yola çıkarak farklı bir çalışma davranışı üzerine çalışmışlar. Amsterdam’da bulunan Looiersgracht 60 adlı bir sergi alanında çalışma mekanının ilk prototipi uygulanmış.

“Seneler boyu sürekli ve tekrar tekrar tasarlanan sandalyeler ve masalar olmasaydı insanlar hangi pozisyonda ve nerelerde çalışırdı?” fikri tasarımcıları bu projeyi oluşturmaya itmiş. Bu düşüncelerden yola çıkılarak tasarlanan Oturmanın Sonu projesinde masa ve sandalye artık kullanılmayan nesnelere dönüşmüş. Ofis tasarımlarında sandalye ve masa sorgusuz bir şekilde iç mekan unsurlarıyken tasarımcılar bunun aksi yönde bir atmosfer yaratmışlar. Enstalasyonun yenilikleri arasında, ziyaretçi ve çalışanları ayakta durma pozisyonları keşfetmeye kışkırtan bir yan var. Tasarımcılar projeyi deneysel çalışma peyzajı olarak adlandırıyorlar.

The-End-of-Sitting-by-RAAAF_dezeen_784_5

Tasarımcılar oluşturdukları konsept için ayakta durarak çalışmanın nasıl rahat olabileceğine dair birçok çalışma yapıp pozisyonları keşfetmişler. Bütün uygun pozisyonları deneyen tasarımcılar daha önce kimsenin böyle bir çalışma yapmadığını öne sürüyor. Araştırmaları sonucunda da mobilya ürünleri yapmak istemediklerini, daha ziyade ölçekten faydalanarak bir çalışma ortamı konsepti yaratmak istediklerini söylüyorlar.

Modüllerin Oluşumu
Looiersgracht 60 adlı mekan, bel hizasından omuz hizasına kadar yükseklikleri değişen geniş, çok yönlü, üç boyutlu şekillerden oluşan modüller ile doldurulmuş. Açılı yüzeylerin karışımı ortaya sürekli birbirine dönüşen basamaklar ve oluklar çıkarmış. Belirsiz şekilli mobilya parçaları kullanıcıları uygun gördükleri yerlerle etkileşim içinde olmaya davet ediyor.

The-End-of-Sitting-by-RAAAF_dezeen_468_2

Bazı parçalar doğal bir şekilde yaslanma yerleri oluştururken, düz çıkıntılar diz üstü bilgisayar koyulabilecek alanlar oluşturuyor. Bazı yüzeyler ise birlikte çalışan insanlar için elverişli olabilecek şekilde kişilerin kendilerine özel bir alan yaratmalarını sağlıyor. Ayrıca yüzeyler uzanmak için de oldukça uygun. Ürünlerin malzemesiyse neredeyse beton kadar dayanıklı sayılabilen kontrplak çerçeveler.

Fotoğraflar: © Jan Kempenaers