Sovyet Rusya zamanında telgraf binası olarak kullanılan Moskova’nın merkezindeki yapının en üst katı Archiproba tarafından bir teknoloji şirketi için açık planlı bir ofise dönüştürüldü.

DI Telegraph adındaki esnek mekan, Sovyet mimar ve mühendis Ivan Ivanovich Rerberg tarafından 1927’de tasarlanmış olan Merkez Telgraf binasının içine yerleşiyor. Tverskaya Sokağı’na bakan bina restorasyondan önce yıllardır terk edilmiş halde kalmış.

Moscow_Telegraph_renovation_by_Tamara_Muradova_dezeen_468_8

Orijinale Geri Dönüş
Moskovalı mimarlık stüdyosu Archiproba, yıpranmış ve bakımsız durumdaki binayı Dream Industries adlı teknoloji şirketine ait, açık planlı bir ofis yapabilmek için öncelikle eski orijinal beton haline getirmiş. Mimarlar mekanın yenilemesini yaparken restorasyon problemiyle karşılaşmışlar. İçeride hiç iç duvarı olmayan bu mekanda sadece devasa pencerelerin arasında konumlanmış, mekanın merkezinde sıra şeklinde iki gruba ayrılmış birkaç kolon olduğu için Archiproba’nın kurucusu Tamara Muradova’nın dediğine göre bu durumda projenin teması mekanı eski haline getirmek olmuş.

Moscow_Telegraph_renovation_by_Tamara_Muradova_dezeen_468_29

Üç Ana Bölüm
Mimarlar 1.400 metrekarelik alanı üç ana bölüme ayırmışlar. Bu bölümler bir konferans salonu, küçük bir kafe barındıran büfe ve başka şirketlere de kiraya verilebilecek masaları bulunan açık planlı kurumsal çalışma alanı şeklinde oluşturulmuş. İki beton kolonun arasında bulunan cam cepheli duvar ve yedi metre yüksekliğindeki yüksek tavan, ofis alanını konferans salonu ve kafenin girişinden ayırmaya yarıyor. Bu bölümler büyük bir açık plan olarak tasarlandığı ve esnek mobilyalar kullanıldığı için mekan birkaç farklı işlevde kullanılabiliyor.

Mekanın esnekliği odanın yeni tasarımında avantajlı bir nokta haline gelmiş. Bu yüzden iç mekan mobilya tercihinde daha çok tekerlekli eşyalar ve yerinden sökülebilir modüller kullanılmış. Çalışma gruplarının isteğine göre dönüşen ve yeni formlar kazanabilen bir kurumsal çalışma alanı yaratılmış.

archi

Mekan Organizasyonu
Cam duvarın arkasında 100 tane kiralanabilir masası bulunan, 100 metrekarelik açık planlı bir ofis mevcut. 500 kişi kapasiteli konferans salonu ise cam duvarın hemen önünde. Konferans salonunun kulisi ise ses emici özellikteki bir kumaşla kaplı ve yüksek tavanlı mekanın akustiğinin sağlanmasına yardımcı oluyor. Konferans salonunun beton kolonlar arasındaki gri perdeleri kafe ve açık planlı toplanma alanından ayrılmasını sağlıyor.

Eğimli çatısı olan cam bir büfe konferans salonuna yapışık bir şekilde konumlanmış ve bu bölümde kafes görevini üstlenmiş. Girişe doğru yüzünü çevirmiş olan büfenin arkasında da toplantı odası bulunuyor. Kafe arka duvarları döşeli beyaz tahtalardan oluşuyor. Siyah metal bar tabureleri yükseltilmiş ahşap tezgahın önünde duruyor ve adeta binada kullanılmış olan siyah metal görüntüyü tekrar ediyor.

Moscow_Telegraph_renovation_by_Tamara_Muradova_dezeen_468_12

Büfenin arkasında bulunan saydam toplantı odası kafe bölümünden döşeli duvarla ayrılıyor. Toplantı odasını daha gizli bir yer haline getirmek için mevcut beyaz jaluziler kapatılabiliyor. Girişte bulunan vestiyer, orijinal tuğla duvarla bitişen ahşap basamaklı siyah metal çerçeveli bir merdiven boşluğunun altında konumlanmış.

Kat boyunca 35 orijinal pencere, arkalarındaki boya işi çıkacak şekilde katmanlarından ayrılarak restore edilmiş. Bu sayede siyah mandallı, kırmızı-sarı melez çamdan yapılmış orijinal ahşap çerçeveler ortaya çıkmış. Archiproba pencereleri çift camla kaplamış ve pencerelerin iç kısmına siyah metal çerçeveleme katmanı yerleştirmiş. 80 yıllık ahşap çerçeveler binanın tarihine referans eder vaziyette duruyor.

Fotoğraflar: © Ilya Ivanov