Marc Mimram’ın tasarladığı Fransa’daki Strasbourg Mimarlık Okulu “La Fabrique” çalışma mekanlarını sokağa bakacak şekilde konumlandırarak öğrencileri yapının çevresiyle ilişkilendiriyor.

Okul, iki katlı blokların farklı bir tarafa yönlenmesi ile çevresine hakim olan bir mekansal düzene sahip. Bu haliyle kübik bir hacmin katmanlarının düzensizleşmesi şeklinde tarif edilen form, aslında şehre nüfuz eden bir yapı kurguluyor. Cephelerin şeffaf tasarlanması sonucunda okulun dinamizmi sokağa yansıyor ve sokak da okul ile bütünleşiyor. Mimram, tasarladığı strüktürü, camlı mekanların ardından dışarı vuruyor.

Mevcut Doku
Mimarlık okulu endüstriyel bir bölgede bulunuyor. Eskiden fabrikaların bulunduğu bu bölgede mevcut dokudan esinlenen mimar Marc Mimram da bu zemine ayak uyduracak bir bina tasarlamak istemiş. Fabrika anlamına gelen La Fabrique ismi binaya bu yüzden verilmiş. Proje şehre hakim olan 19. yüzyıl mimarisiyle bir ilişki kuruyor ve buna büyük açıklıklar barındıran metal bir strüktürle yorum getiriyor.

Bloklar
Binanın kütleleri birbiri üzerine istiflenmiş iki katlı bloklardan oluşuyor ve toplamda 4500 metrekare alan kaplıyor. Birinci blok saydam zemin kat kaidesine çıkma yaparken, üstteki blok imar yönetmeliğine göre maksimum hacmi sağlayacak şekilde geride duruyor. Bloklar yarı saydam alüminyum bir kabuk olan ortak kılıf ile birleştirilmiş. Metal giydirme cephe, geniş açıklıklı pencerelerin arasından şehri çerçeveliyor. Gün içinde değişen güneş ışığı, binanın cephesi etrafında yansımalar yapıyor. Gece ise iç ve dış mekanlar adeta tersine dönüyor ve bina ışık yaymaya başlıyor. Binanın iskeleti saydamdan opağa dönüşüyor.

Şehirle İletişim
Şehrin merkezi bir mimarlık okulu için şehir ile mimarlık eğitimi arasında az rastlanan bir bağ kurduğu için, binanın tasarımı buna elverişli biçimde yapılmış. Okulun mimarı Marc Mimram, iskelet ile dış kabuk arasındaki ilişkinin 19. yüzyıldan itibaren metal strüktürlerle çok daha iyi ifade edildiğini belirtiyor ve bugün insanları doğadan ayıran kapalı, yoğun, katı yaklaşımların popüler olduğunu ama La Fabrique’de bunun tersini denediklerini ekliyor. La Fabrique projesi ile binayı şehre ve kentsel silüete doğru açmak istemişler.

Öğrencilere Araç
Bina, mimarlık eğitiminde öğrencilere araçsal bir deneyim olması için tasarlanmış. İç mekan tasarımında etkileşim, takım çalışması ve keşif doğuracak ortak mekanlar var. Binanın adı olan La Fabrique ise binaya bulunduğu yerin tarihine değinmek üzere verilmiş olmakla birlikte, aynı zamanda mimarlık eğitimine de bilginin yapımı ve yapım bilgisi üzerinden gönderme yapıyor.

Mekansal Dağılım
La Fabrique’in bodrum katında bir konferans salonu bulunuyor. Öğretim alanları ve sınıflar sokağa bakan cephelerde konumlanmış. Bu sayede öğrencilerin şehirle bir diyalog içerisinde olmaları amaçlanmış. Zemin kat tamamen açık ve saydam bırakılmış. Bu özgür mekan öğrencilerin, çalışanların ve halkın kullanabileceği bir sergi alanı ve iletişim platformu olarak çalışıyor.

Aralık 2014’te açılacak olan ve mimarlık okulunun bitişiğinde konumlanan Le Garage, okulun ek binası ve Marc Mimram tarafından tasarlanmış. Okul ve ek bina birbirlerine birinci ve ikinci katlarından bir köprüyle bağlanacak.

Fotoğraflar: © Julien Lanoo