14. Venedik Mimarlık Bienali’nde ana sergi ve ulusal pavyonların yanı sıra yer alan Monditalia, küratörü Rem Koolhaas’ın AMO ile birlikte ortaya koyduğu geniş kapsamlı bir araştırmanın ürünü. Sergi, mimarlık ile gündelik hayat ilişkisini İtalya’nın çeşitli dönemlerinden ve farklı perspektiflerden ortaya koyuyor.

14. Venedik Mimarlık Bienali’nin bileşenlerinden biri de Rem Koolhaas’ın küratörlüğünü üstlendiği Monditalia bölümüydü. İtalyan dünyasını gündelik pratikler, politika, dans ve müzik gibi performanslar, sinema ve yapılı çevre gibi çok boyutlu bir şekilde ele alan Monditalia’yı Koolhaas, araştırma projelerini yürüten ofisi AMO ile birlikte hayata geçirmiş. Monditalia aslen altbaşlığında da belirtildiği üzere bir İtalya taraması. Corderie Arsenale’de konumlanan sergi,  bienalin teması olan “Esaslar”ı (Fundamentals) 41 iş ve 82 İtalyan filmiyle ve performans mekanlarıyla yorumluyor.

Luminaire-(3)

Monditalia’da yer alan işlerin pek çoğu, basit soyutlamalarla ortaya konulmuş olsa da aslen uzun araştırma projelerinin sonuçları. Bunu da ancak işlere yanaşıp yanında çevresindeki kitapçıklara ve metinlere vakit ayırdığınızda çözebiliyorsunuz. Genel çerçevesiyle doğrudan mimarlığın ilgi alanına girmediğini varsayacağınız onlarca işle dolu. Yine de tüm bunları mimarlığa bağlamak için çok az bir çaba yeterli oluyor. Zira mekanın politik yükü çok doğal olarak İtalya’da da diğer ülkelerde olduğundan daha az değil.

Sergiye ortasından ikiye yarılmış bir günah çıkarma kulübesinde Berlusconi’nin 2008’deki özür konuşmasının videosunu izlediğiniz bir yerleştirmeyle başlıyorsunuz. DAAR tarafından tasarlanan Italian Ghosts adlı bu çalışma, İtalya’nın Libya’yı kolonize etmesi üzerine odaklanıyor. Kentteki Antik Roma eserleri yeniden ayağa kaldırmak ya da biçimsel olarak Roma mimarisine öykünen yapılar inşa gitmek gibi faaliyetlerini 30 yıl boyunca sürdüren İtalya, 2008’de başbakanı Berlusconi’nin dilediği özürle günah çıkarıyor.

italian-ghost

Yine giriş kısmında yer alan bir başka etkileyici iş, XML’in Theaters of Democracy adlı çalışması. Dünya üzerindeki meclisleri tipolojik olarak inceleyen çalışma, MÖ 5. yüzyıldan kalma yarı-dairesel oturma planlı tiyatro sahnelerinin bugün en yaygın demokrasi mekanları olduğunu ortaya koyuyor. Almanya’dan Amerika’ya, Bangladeş’ten Japonya’ya dek demokrasinin farklı şekillerde uygulandığı ülkelerin hepsine yayılmış olan bu küresel form, mimari ile politika arasındaki ilişki üzerine yeniden düşünmemizi sağlıyor.

democracy

Daha kısa bir zaman dilimine ve daha kısıtlı bir coğrafyaya odaklanan Giovanna Silva’nın araştırması Nightswimming ise 1960’lardan bugüne İtalyan diskoteklerini inceliyor. 1960’lar ve 70’ler boyunca mimarların deneysel bir alan olarak görerek tasarladıkları hatta çoğunlukla işletmesine de ortak oldukları diskoteklerin 1990’ların ardından önemsizleşmesinin ardında yatan nedenleri araştıran Silva, yaygınlaşan internet ve ucuzlayan uçak biletleriyle birlikte yaşanan yersizleşmenin altını çiziyor. Araştırma esnasında dönemin mimarları, DJ’leri ve entelektüelleri ile yapılan söyleşiler ve fotoğraf arşiviyle birlikte tüplü televizyonlarda gösterilen videolarla kısa süreliğine kendinizi diskoteklerin elektrik mavi dünyasında buluyorsunuz.

Radical Pedagogies, 21. yüzyılın ikinci yarısında mimari söylemi ve pratiği biçimlendiren eğitsel deneyleri mercek altına alarak mimarinin yalnızca inşa edilenden ibaret olmadığını ve aslen bir fikir üretme mecrası olarak potansiyellerini yeniden hatırlatıyor. Mimarlık eleştirmeni Beatriz Colomina ve ekibinin yaptığı araştırma savaş-sonrası dönemde mimarlığın temelini yeniden sorgulayan İtalyan eğitimcilerin deneysel yaklaşımlarını, stüdyo tanımlarından okuma listelerine, fotoğraflar ve filmlerden yayınlara dek çeşitli özgün malzemeyle bugüne aktarıyor.

pedagocies

İtalya’nın farklı zaman dönemlerinde farklı meseleleri çerçeveleyen bu araştırma projeleri bir yanda mekana yayılırken 5. yüzyıldan İtalya haritasının büyük bir perdeyle böldüğü İtalyan filmleri de diğer alanı kaplıyor. İtalyan filmlerinden karelerin projeksiyonlarla ekranlara yansıtıldığı bu alanda İtalyan peyzajı  ve yine gündelik yaşamı farklı dönemlerden filmlerle gözler önüne seriliyor, tanıdığınız bir artistin yüzünü görmek haritanın öte tarafındaki yoğun bilgi yüklü işlerin yorduğu zihninize ufak bir mola vermenizi sağlıyor. Öte yandan Monditalia dahilindeki altı sahne, dans, tiyatro ve müzik performansları için kullanılarak genel izleyicinin de kolaylıkla dahil olabileceği bir sergileme düzeni yaratıyor.

Vangelo-secondo-Matteo_Zucchiatti-(2)

Koolhaas Monditalia ile İtalya’yı tararken bunu salt binalar değil onların kullanım biçimleri ve mekanın sosyolojik değerleriyle de ilgileniyor ve “mimarlar değil, mimarlıklar hakkında bir sergi” olarak betimlediği bienalinde mimarlıkları yapanın sadece binalar olmadığını, gündelik hayatın da bunda önemli bir payı olduğunu anlatmaya çalışıyor.

Fotoğraflar: Francesco Galli, Matteo Zucchiatti, Gilbert McCarragher