Atina’da yer alan Triopton Architects tasarımı Pitulka Eatery,  müşterilerini günlük yaşamın rutinlerinden uzaklaştırırken endüstriyel bir atmosfer oluşturuyor.  

Restoranları seçerken bize vermiş oldukları hizmet ve lezzet kalitesinin yanı sıra sahip oldukları atmosfer ve üzerimizde bırakmış oldukları etki oraya tekrar gitmemizdeki önemli etkenlerdendir. Atina’da yer alan Pitulka Eatery, küçük bir alana sahip olmasına rağmen sahip olduğu detaylarla akıllarda kalıcı olmayı hedefliyor. Triopton Architects tarafından tasarlanan restoran malzemeye, kültüre ve yaşam tarzına hassas bir yaklaşımla mekana modern bir dokunuş ekliyor.

Tarihi Tren İstasyonu

Triopton Architects’in tasarım sürecinde Victoria’daki tarihi tren istasyonu, çok önemli bir rol oynuyor, Atina’daki en eski, en işlek ve en önemli istasyonlardan biri olması dolayısıyla Attica bölgesinin neredeyse tamamını bağlıyor. Tasarım elemanı olarak tren, iç mekan tasarımına ve dekorasyonun ana fikrine ilham veriyor ve onları belirliyor.

Tasarım konsepti olarak düşünülen “trenin içi”,  çekici bir yemek seçeneği yaratırken aynı zamanda müşterilerine günlük rutinlerinden kaçmak için imkan sağlayan rahat bir çevre sunuyor. 62 metrekare büyüklüğündeki Pitulka Eatery’de eski zamanların izini süren özel bir atmosfer oluşturulurken mekanın duyusal algısı canlandırılıyor. Modern yaratıcılığı, esrarengiz gizemleri ve geçmiş yılların nostaljik hatıralarını baz alan semboller aracılığıyla sağlayan tasarım ekibi tren yolunun endüstriyel  gelişimine kısa bir bakış sağlıyor. Amaçlarını “Öz değerlerimizi dışa vurarak müşterilerle duygusal bir bağ oluşturmak.” sözleriyle dile getiriyorlar.

53d07438c07a80a62600005e_pitulka-eatery-triopton-architects_portada-1000x666

Geçmişten Detaylar

Mekan paralelkenar bir şekle sahip ve bir tren gibi geniş ve uzun. Dört metre cephe uzunluğuna ve 11 metre derinliğine sahip restoran iki kademeye ayrılmış. Zemin katta ana alan yer alırken tuvaletler ve depolar birinci kata yerleştirilmiş.

Restoranın en baskın özelliklerinden birisi olan duvar geleneksel Yunan treni “thirio”ya ayrılmış. Duvar, tren kompartımanları yapmak için kullanılan ahşap kalaslardan oluşuyor. Duvardaki metal vantilatörler, demode giyotin pencereler ve eski yolcu trenlerindeki metal bagaj rafları ziyaretçilerin hayal güçlerini harekete geçiriyor. Parlak siyah karolardan yapılmış siyan renkli metal havalandırma borularıyla birleştirilmiş turuncu sıvadan oluşan yüzey alanının tersi, çağdaş bir restoranın tazeliğini simgeliyor.

Ayarlanabilir aydınlatma yapılabilmesi amacıyla turuncu metal tavan avizeyle tamamlanmış. İçerideki aydınlatma elemanları sadece temel aydınlatma ihtiyacını gidermekle kalmıyor, aynı zamanda her iki duvar üzerindeki renkli dekorasyonları olduğu kadar yapı malzemelerini de vurguluyor.

Tasarımcıları demiryolu ulaşımının endüstriyel dünyasına dalma duygusunun müşteriyi içeriye adım attıkları andan itibaren çevrelediğini dile getirirken küçük boyutuna rağmen Pitulka Eatery’nin bir tasarım deneyimi ve etkili hayal gücünün canlı örneği olduğunu düşünüyor.

Yazı. Şule Kurşuncu

Fotoğraflar: © Dimitris Kleanthis