Alexander Lorenz tarafından tasarlanan Kivo, ofislerde sakinlik ve huzur arayanlara kendilerine özel bir alan tanımlarken esnek yapısıyla değişikliklere de hızla uyum sağlayabiliyor.

Ofis mekanları gün geçtikçe değişiyor. 2000’lerin başındaki ofislerin neslinin tükeneceğine ve herkesin evden çalışmaya geçeceğine dair kehanetler tam olarak tutmadı ve ofisler çalışanların hayatındaki önemini korumayı sürdürmeyi başardı. Yine de bu kehanet haftanın bazı günleri evden çalışanlar ile ev ortamını andıran ofis mekanlarının ortaya çıkışını tetikledi. Günümüzün ofis mekanları ne 70’lerdeki gibi sonsuz perspektifte uzanan açık ofislere ne de 90’lardaki herkesin odalar içine yerleştiği parçalı yapılanmalara benziyor. Gittikçe daha çok şeffaflaşan çalışma, dinlenme ve toplantı mekanları arasındaki sınırların belirsizleştiği yerlere dönüşüyor ofisler. Bu belirsizlik ve şeffaflığın beraberinde getirdiği yaratıcılığı teşvik eden mekanlar olabildiği kadar konsantrasyonu zorlaştıran ortamlar da olabiliyor. Dolayısıyla çalışanların gereksinimlerine uygun yeni mekansal düzenlemeler de zorunlu oluyor.

alexander-lorenz-kivo-furniture-herman-miller-designboom-081

Ofiste Sakinlik
Bu senenin ofis eğilimlerinden en belirgin olanı herhalde kişisel alanlara yapılan vurgu. Keçe ya da benzeri ses geçirmez malzemelerle oluşturulmuş yüksek bölücüler ya da onlarla tanımlanmış oturma alanları ofis mekanlarının hem esnek hem de kişiselleştirilebilir olması için başvurulan akıllıca bir çözüm. Herman Miller firması için Alexander Lorenz tarafından tasarlanan Kivo da bunlardan biri.

Kendini Taşıyan Modüler Sistem
Kivo, mevcut mekanları bölmek, mahremiyet sağlamak ya da içinde tek kişinin çalışabileceği alanlar oluşturmak için kullanılabiliyor. Kivo’nun diğer sistemlere oranla en büyük avantajıysa kendi kendini taşıyabilen bir strüktür olması. Sistem ayakta durmak için ek parçalara gereksinim duymuyor, zira açılı kıvrımları sayesinde çalışma mekanlarını tek başına dönüştürebiliyor.

Kivo’nun bileşenleri olan üçgen parçalar sayesinde ortaya çıkan modüler tasarım, Buckminster Fuller’ın jeodezik kubbesinden ilhamla hayata geçirilmiş. Alman tasarımcı Alexander Lorenz, jeodezik kubbe geometrisini kullanarak geliştirdiği karmaşık algoritmayla sistemin bölücü olarak nasıl farklı şekillere bürünebileceğini araştırmış. Dijital olarak modellenen binlerce farklı strüktürel kombinasyonun Kivo’nun potansiyel kullanımlarının çokluğunu ispat etmesiyle ürün, Herman Miller tarafından üretilmeye başlanmış.

alexander-lorenz-kivo-furniture-herman-miller-designboom-01

Değişkenlik
Hafif çelik iskelet ve ona kolaylıkla takılıp çıkarılabilen mıknatıslı parçalar sayesinde çalışma ortamları tekrar ve tekrar tasarlanarak düzenlenebiliyor. Bu özellik de aslında günümüz ofisleri için artık neredeyse vazgeçilmez bir gereksinime dönüşmüş olan esneklik için uygun bir çözüm. Zira çalışan sayılarının ya da şirket yapılarının değişmesiyle dinamik bir şekilde değişkenlik gösteren şirketlerin sayısı bugünlerde oldukça fazla. Öte yandan Kivo işin doğası gereği bir dönem daha parçalı, bir dönem daha bütünleşik çalışma mekanlarına gereksinim duyulduğu durumlar için de iyi bir seçeneğe benziyor.

Öte yandan çok çeşitli renk seçenekleri, mekanları renge göre kodlamak ya da çalışanlara kendi istedikleri rengi seçme fırsatı sunmak gibi yollarla çalışma ortamını daha eğlenceli hale getirebilir.

Kivo, esnek ve modüler yapısıyla bugünün hızla değişen ofis ortamları için sakin mekanlar yaratırken aynı zamanda çalışanlar arası etkileşimi de olanaklı kılıyor.

Yazı: Hülya Ertaş
Fotoğraflar: © Herman Miller