2006’da açılan uluslararası yarışmayı kazanan Zaha Hadid Architects tasarımı, geçtiğimiz günlerde tamamlanarak Beyrut Amerikan Üniversitesi’nin Issam Fares Enstitüsü olarak işlev görmeye başladı.

Issam Fares Enstitüsü Beyrut’un kozmopolit yapısına uygun olacak şekilde toplumun farklı kesimlerinden herkesin bir araya gelebileceği tarafsız ve açık bir mekan olarak kurgulanmış. Beyrut, yıllardır savaşlarla sürekli yeniden inşa edilen ve buna rağmen çok çeşitli kültürlerden toplulukların bir arada yaşamayı sürdürdüğü zengin bir tarihi geçmişe sahip bir Ortadoğu kenti. Beyrut Amerikan Üniversitesi bünyesinde kurulmuş olan Issam Fares Enstitüsü de konumlandığı coğrafyanın kodlarını çözmeye yönelik hayata geçirilmiş bir kurum. Arap dünyasındaki kamusal politikaların ve uluslararası ilişkilerin tartışılması ve araştırılmasına yönelik olarak kurulan enstitü, şu sıralar bölgenin ana sorunları olan iltica krizi, iklim değişikliği, gıda güvenliği, kuraklık, sosyal adalet ve kentleşme gibi konular üzerinde çalışıyor.

20_IFI@AUB_Luke_Hayes

Yerle İlişki
Issam Fares Enstitüsü’nün çalışma konularının bölgeye odaklı olması Zaha Hadid Architects’i de etkilemiş olsa gerek ki bulunduğu yere alışkın olduğumuz Hadid binalarından daha fazla temas ediyor. Kampüs içindeki yerleşimle ilintili olarak patikalarla farklı binalara bağlanıyor ve arzuladığı etkileşim ortamı için çeşitli perspektifler sunarak diğer fakültelerle ilişki kuruyor. Arsadaki yedi metrelik kot farkından faydalanan yapının tasarımında iki ana etken belirleyici olmuş: Orta kampüsün ağaçlı alanı ve ardındaki denizle kampüsün merkez noktası arasında yeni bağlar kurmak ve  arsadaki mevcut 120-180 yaşlarındaki incir ve servi ağaçlarını koruyarak binaya dahil etmek. Bu iki etkenin birlikteliği sonucunda ortaya rampalar, yürüyüş yollarından oluşan bir ağla varılan ve yerden koparak uçuşan kütleler öneren bir tasarım çıkmış.

17_IFI@AUB_Hufton+Crow

Avlulu Giriş
Zaha Hadid’in daha erken dönem işlerini çağrıştıracak şekilde geometrik formların tüm mekansal tasarıma yön verdiği ve beton kalıp izleri görünür bırakılarak yapım sistemini ortaya koyan çıplak beton strüktürlü bir bina Issam Fares Enstitüsü. Topoğrafya üzerinde yükselirken yerden koparak iki kat yüksekliğindeki giriş avlusunun kat edilmesiyle yapıya ulaşılıyor. Burası arkadaki ağaçlıklı alanın sunduğu gölgeyi sürdürecek şekilde düzenlenerek enformel toplantılara ve tesadüfi karşılaşmalara olanak sağlayacak şekilde geliştirilmiş.

Ağaçlar arasındaki bir rampayla yapının ikinci katındaki araştırma alanlarına doğrudan erişim sağlanabilirken doğu ve batı kapılarından birinci kattaki ofislere ve seminer odalarına bağlanabiliyor. Giriş avlusunun üzerinde uçan bir kütle olarak öne çıkan alan ise okuma odası, konferans atölyesi olarak işlev görüyor.

Zaha Hadid - Isaam Fares Enstitüsü

Issam Fares Enstitüsü, Zaha Hadid’in birkaç ay önce mimarlık camiasını ziyadesiyle meşgul eden Haydar Aliyev Merkezi ve 2010’da açılan Guangzhou Opera Binası’nın yuvarlak hatlı formlarına karşın daha erken dönem işlerinden Vitra İtfaiye Binası’nı çağrıştırıyor. Öte yandan bu yarışmayla aynı yıl açılan Kartal Pendik master plan yarışması için hazırladıkları ve kazanan projeyle biçimsel benzerlikler barındıran Issam Fares Enstitüsü, geometrik formuyla ağaçların arasından kendisini gösteriyor.

15_IFI@AUB_Hufton+Crow

Yazı: Hülya Ertaş
Fotoğraflar:
© Luke Hayes, Hufton+Crow