Cardin Ramirez Julien ve Ædifica ortaklığı ile tasarlanmış olan Rio Tinto Alcan Planetaryum’u Montreal, Kanada’da inşa edildi. Botanik bahçesi, Insectarium (böcek bahçesi) ve Biodome yapıları ile komşu olan planetaryum hayatın sorgulanması ve keşfedilmesi için kurulmuş olan bu yapı kompleksine katılıyor.

Ziyaretçilerin doğayı etkili bir şekilde içlerinde hissetmesi ve gökyüzünü deneyimlemesi projenin özünü oluşturmuş. Yıldızlı gökler günümüzde yalnızca kentsel bölgelerin dışında gözlenebildiği için tasarımcıların niyeti dış mekanın, açık havanın, doğanın özünde var olduğu düşünülen niteliklerin yapı tasarımının içine uygulanması yönünde gelişmiş. Uzak yıldızları gözlemeye çalışan teleskopları anımsatan yapının strüktürü kabaca gökyüzüne uzanan, ucu kesilmiş devasa koniler şeklinde tarif edilebilir. Yapının bu imgesi bölgedeki mevcut olimpik stadyum ve Biodome gibi ikonların yanında yer alıyor. Planetaryumun da yapısal olarak ikonikleşmesi bölgedeki diğer önemli yapılardan farklılaşması açısından da yardımcı oluyor.

planetaryum-7

Katmanlı İşlevsellik
İşlevsellik göz önüne alınarak planetaryum üç katmana ayrılmış. İlk katman ziyaretçi gruplarının rahatlıkla mekanlar arasında geçiş yapabilmesi için Biodome ile bağlanıyor. Zemin katı da kapsayan ikinci katman kamusal alanlara ve iki tane yıldız tiyatrosuna bağlanıyor. Üçüncü katman ise ofislerin bulunduğu bölgeyi tanımlıyor. Dev silindirlere benzeyen mekansal hacimlerde planeteryumun iki tiyatrosu yer alıyor. Tiyatroların dış cephesinde satürn ve jüpiterin çizgilerini anımsatan ahşap şeritler yer alıyor. Bu iki tiyatronun işlevleri ve sunum yapabilme nitelikleri birbirinden farklılaşıyor. Yarıküre şekline sahip olduğundan gökyüzünün gösterilmesi için optimum formda tasarlandığı düşünülüyor. “Kaos Tiyatrosu” isimli mekanda ziyaretçilere sabitlenmemiş oturaklardan oluşan multimedya ortamı sağlanmış. “Samanyolu Tiyatrosu” ise sabit sandalyelerden oluşan bir kurguda planlanmış. Bu salonda ayrıca astronomik sergiler de sunuluyor.

planetaryum-5

Kademeli Aydınlatma ve Kamusallık Vurgusu
Ziyaretçilerin ana girişten tiyatrolara kadar yürüyüşü kademe kademe azalan ışık seviyeleri ile işaretlenmiş. Böylece insan gözünün, serginin sahip olduğu karanlık ortama yavaş yavaş alışması sağlanmış. İç mekanda açılıp kapanabilir pencereler ve kepenkler gibi pasif havalandırma stratejileri uygulanmış. Bu şekilde mümkün olduğunca enerji tasarrufu sağlamaya çalışan binanın LEED Platin Sertifikası alması yönünde çalışılmış. Diğer bir önemli karar ise kamusallığın artırılması yönünde bütün alanın ilgi çekici ve kullanılabilir olması. Strüktürün çevresindeki alanlar ve kolayca ulaşılabilir olan yeşil çatı dinlenmek ve etrafı izlemek için çeşitli mekanlar sağlıyor. Bitki düzenlemesi ve oturma alanları tiyatro mekanlarının çıkışında yer alıyor. Büyük bir merdiven ile çatı bahçesine çıkılabiliyor. Bu şekilde kentin dışında yer alan planetaryumun kamusal bir mekana dönüşmesi ve ziyaretçilerin gökyüzü ve doğa ile buluşması kararını destekleyen mekansal karşılıklar adım adım gerçekleştirilmiş.

planetaryum-david-giral-10

Fotoğraflar: © Stéphane Brügger ve David Giral