L’Aquila İtalya’da 2009 yılında meydana gelen deprem sonrası konser salonu Castello Spagnolo ciddi şekilde zarar gördüğü için bu bölgeye yakın yeni bir konser salonu Renzo Piano Building Workshop tarafından tasarlandı. Depremden manevi olarak kötü etkilenen insanların iyileşme sürecini müziğin varlığını sürdürerek hızlandırmak istemişler. 238 kişilik konser salonuna sahip olan yeni ve geçici oditoryum L’Aquila üç adet ahşap küpün garip bir şekilde yuvarlanıyor gibi gözüktüğü bir yapıdan oluşuyor.

kuplerin-armonisi
Küpler Sistemi
Üç adet küp, ihtiyaç ve gereklilikten üretilen bir mekanın verimliliği ve açıklayıcılığını sağlamak üzere tasarlanmış. Merkezdeki büyük küp, oditoryum olarak işlevlendirilmiş. Bu küpe bağlanan diğer iki küp ise giriş mekanı ve diğer performans alanları için kullanılıyor. Kentin ortaçağ zamanında kurulmuş bölgesinde yer aldığı için bu dokudan ayrışarak “saf formların” kullanılması gerektiğine karar verilmiş. Yapı bu şekilde oldukça soyut bir ifade oluşturuyor ve küp formu asıl yapı olan oditoryumu gizliyor.

Küp mekanların en büyüğünde yer alan oditoryum sıra sıra oturma alanlarının konumlanması için öne doğru eğilmiş bir yapıda tasarlanmış. Sahne 40 kişilik müzik ekibini taşıyabiliyor. En büyük küpün kenar uzunluğu 18,5 metre olarak belirlenmiş. Sesin doğru kullanımı için ahşap akustik düzenleyici paneller duvara ve tavana sabitlenmiş. Daha küçük olan diğer iki küçük küp oditoryumun iki tarafında yer alıyor. Bir tanesi giriş salonu olarak kullanılmak üzere yiyecek içecek alanları, tuvaletler, vestiyer, bilet masası ile donatılırken diğer küp giyinme odasını ve müzisyenler için “yeşil oda”yı barındırıyor.

renzo-piano2

Ahşabın Etkisi
Akustik değerler göz önüne alınarak ahşabın mekansal katkıları artırılmış. Öte yandan mimarlar depremin verdiği hasar sonrası yerelde yoğun olarak kullanılan taş malzemeden farklı olarak ahşaba yönelmişler. Ahşap malzemeler önceden kesilip paketlenerek alana gönderilmiş ve şantiyede vidalanıp bir araya getirilmişler. 25 santimetre genişliğinde ve dört santimetre kalınlığında ahşap paneller homojen bir yaşlanma sürecinden geçmeleri için özel bir malzeme ile kaplanarak korunmuş. Melez çam ahşabından yapılan çeşitli renklerdeki paneller yatay çizgiler yaratarak dış duvarları kaplıyor. Ahşabın geri dönüştürülebilir olması nedeniyle ekolojik olarak sürdürülebilir olduğuna karar verilmiş. Böylece mimarlar üç küpün çevresine 90 adet yeni ağaç dikerek yapılardaki ahşap kullanımını dengelemeyi amaçlamışlar. Binanın yapımında eski bir zanaat işçiliği de yeniden kullanılmış.

Program Akışı
Giriş mekanı ve fuaye olarak kullanılan daha küçük küp 11 metrelik kenar uzunluğuna sahip. Giyinme odalarının yer aldığı küp ise dokuz metrelik uzunlukta. Esas konser salonuna ulaşmak isteyen insanlar öncelikle fuayeden geçerek kademe kademe yükselen yürüyüş yoluna ulaşabiliyor. Büyük küp yuvarlanıyor gibi eğik durduğu için girişi yüksekte bulunuyor. Fuayeden geçen yol yerden bir metre yükseğe çıkarak girişe ulaşımı sağlıyor. Böylece çelik ve cam malzemelerin kullanıldığı koridorlar üç küpü birbirine bağlıyor ve merdivenler dış duvarlara kadar uzanıyor.

Konser dışında da insanların bir araya gelebilmesi için yapının önündeki kamusal alanda ise dış mekan gösterileri ve performanslar gerçekleştirilebiliyor. Örneğin yapının cephesine dev ekran olarak kullanılabilecek perdeler yerleşebiliyor. Bu alanda ise yaklaşık 500 kişi dış mekan performanslarını izleyebiliyor.

renzo-piano1

Fotoğraflar: © Marco Caselli Nirmal