Çin merkezli mimarlık stüdyosu Origin Architect, Pekin’de terk edilmiş bir bölgede bulunan yapıların dönüşüm sürecini tasarladı. Eskiden baskı merkezi olarak kullanılan bina cephesi tamamen açılabilen bir tiyatroya dönüştürüldü.

Fabrika Bölgesinin Geçmişi
Projenin en önemli müdahalelerinden biri kullanılmayan bir fabrikanın 77 Tiyatro adını taşıyan bir performans merkezi olarak işlevlendirilmesi. Origin Architect’in analizine göre, bir sanat galerisinin arka sokağına yerleşmiş olan fabrika ve çevresindeki endüstrileşmiş avlular, Pekin’in dar sokaklarına benzeyen bir yapılaşma gösteriyor. 1960-90 yılları arasında inşa edilmiş olan fabrika binalarının her biri farklı amaçlara ve hikayelere sahip, fakat her bir fabrika zamanla kapanınca binalar terk edilmiş. Daha evvel 798 sanat sokağı ve 751 DPark’ta yer alan binaların yeniden işlevlendirilmesi projesini başarılı bir şekilde gerçekleştirdikleri için Origin Architect’in kurucusu Li Ji, çok amaçlı bir tiyatro çevresinde gelişen, kültür ve sanat için yeni bir merkez yaratmak üzere görevlendirilmiş. Bunun üzerine mimarlar bu bölgedeki yapıları ve onların terkedilmiş durumunu canlandırılması gereken kentsel bir gövde olarak yorumlamış.

77-tiyatro-pekin-origin-architect-4

Avlular, Köprüler ve Cepheler ile Gelen Dönüşüm
Dönüşüm stratejisinin en vurucu noktası, bölgenin içsel canlılığını uyandırmak ve harekete geçirmek için birikmiş olan çeşitli endüstriyel kültürleri dağıtmak, alanı genişletmek olmuş. Alan içindeki bazı yapıların eksiltilmesiyle değişim sürecine başlanıp binalar arası sirkülasyonu engelleyen mevcut ekler temizlenmiş. Ayrıca bölgedeki izinsiz inşa edilmiş mevcut geçici yapılar da elenerek sakin bir avlu ortamı amaçlanmış. Tiyatroya dönüştürülen binanın içinde de bazı yıkımlar ve eksiltmeler olmuş. Renovasyon sürecinde varolan birtakım küçük yapı ve eklentiler kaldırıldığı için tiyatro binasının çevresinde de yeterli bir geniş alan elde edilerek avlular oluşturulmuş. Boşaltılmış olan bu alanın ortasındaki asıl önemli yapı, yani korten çelik duvarlı büyük bir baskı fabrikası yeni tiyatro binası ihtiyacını karşılamış. Bu yapının cephesi yeniden tasarlanarak dev bir katlanan duvar özelliği eklenmiş. Yukarı doğru kademe kademe katlanabilen cephe sistemi sayesinde terkedilmiş fabrikanın yıpranmış çelik oditoryumu ve içindekiler daha görünür ve ulaşılır hale gelmiş. Cephenin bu şekilde tamamen açık hale gelebilmesi sayesinde oditoryumun kapalı bir tiyatro ya da dış mekan performans alanı olarak çeşitli şekillerde kullanılması sağlanıyor. Ön avlunun tamamen açıkhava tiyatrosuna dönüşmesi, projenin esnek tasarım anlayışına örnek gösteriliyor. Avluların oluşturulması ve cephenin yeniden tasarlanması dışında yıllar boyunca duvarlarda biriken boya ve alçı katmanları kaldırılmış. Böylece fabrikanın özgün tuğla duvarları açığa çıkmış. Tamamen boşaltılan iç mekanlar ise sergi mekanı ya da sanatçılar için atölye olarak işlevlenebilecek uygun alanlar olarak öngörülüyor.

tiyatro77_1

Komşularla Bağlantılar
Projenin bir diğer önemli fikri ise cephede dolaşan köprüler ve patikalar ile duvardan çatıya uzanan bağlantıların farklı binalar arasındaki iletişimi eğlenceli hale getirmiş olması. Endüstriyel binaların olduğu bu bölgenin kendine has sokaklarını, binaların arasındaki ve içindeki dolaşımı düşünerek eklenen merdiven ve yollar zeminden bina çatısına ve buradan başka bir binanın çatısındaki bahçeye gidebiliyor. Öte yandan bazı bölgelerde duvarları delerek de aşan bu yeni sirkülasyon, daha fazla ışığın bina içine girebildiği açıklıklar olarak da kullanılmış. Ayrıca çatılara ulaşım sağlandığı için her biri çeşitli şekillerde aktifleştirilmiş, veranda olarak kullanılmış, bahçeler eklenmiş.

Eski hali görece katı ve değişmez bir mekan olarak algılanırken, dönüşümden sonra mekanlar arası bağlar kuvvetlendirildiği, boşluk ve doluluk oranları değiştirildiği için kültürel etkinliklerin düzenlenebileceği bir etkileşim sağlanmış. Bu açıdan projenin mimarları bu dönüşüm sürecinin neredeyse ekolojik bir gelişim olduğu yönünde benzetmede bulunuyorlar.

Fotoğraflar: © Xia Zhi