Üç katmanlı yapısı ile Rus Matruşka bebeklerine benzeyen medya kütüphanesi Opus 5 mimarlık ekibi tarafından tasarlandı. Batı Fransa’da Pontivy’de inşa edilen kütüphanede okuma alanı ve lobi, “cam kutu” ve “hazine sandığı” konseptlerine sahip katmanların içinde bulunuyor. Bu katmanlaşma sayesinde çevresinden kademeli bir şekilde izole olan yapıda huzurlu bir ortam amaçlanmış.

Arsaya Yerleşim
Tasarım ekibi kütüphanenin doğu, batı ve güney yönlerine uzanmasına karar vermiş. Böylece üç farklı manzaraya sahip bir yerleşim ve her bir yönden farklı algılanan bir bina görünümü elde etmişler. Kütüphane doğuda şehir manzarasına bakarken batıda şehir ile doğayı bir köprü gibi birleştiren su kanalına açılıyor. Güney cephesindeyse iç mekanlar dışarı taşarak kente dahil oluyor. Opus 5, ziyaretçilerin gürültüden ve yoğun hareketten kaçarak ulaştıkları kanalın aynı zamanda onları kütüphaneye yönlendiren bir yol olmasını amaçlamışlar. Kütüphaneye gelen ziyaretçilerin sakin bir ortamda konsantre olup okumaları ve kendilerini güvende hissetmeleri istenmiş. Bu sebeple yapının güney kısmında dış ortamın içeri doğru ulaştığı bir strüktür tasarlanmış. Çelik şeritlerin binadan çıkarak dış mekana uzandığı bu kısım, yarı geçirgen bir perde gibi davranıyor.

pointivy2

Katmanlı Tasarım
Farklı katmanlar şeklinde tasarlanan binadaki ilk katman yoğun güneş ışığından ve dışarıdan gelen rahatsız edici seslerden korunmayı sağlayan, kapalı ve açık mekan arasında geçiş oluşturan çelik strüktür oluyor. “Cam kutu” olarak isimlendirdikleri ikinci katman kamusal alanları, lobiyi ve okuma alanlarını kapsayan ve birleştiren bir örtü gibi davranarak cam çeperli bir mekan oluşturuluyor. Üçüncü katmansa kütüphanedeki “hazine sandığı”, yani opak özelliği ile okuma ve depo odalarını, teknik hacimleri ve personel odalarını kapsayan alan.

pointivy-detail

Hazine Sandığı
Mimarların “hazine sandığı” olarak kavramsallaştırdıkları kütüphane mekanı beton bir kutu olarak özetlenebilir. Kütüphane arşivinin güneşten korunmasını ve kullanıcılar ile personelin kapalı, sakin bir ortamı kullanmasını sağlayan bu kısımda aynı zamanda okuma alanları da bulunuyor. Bu bölge prefabrik beyaz paneller ve büyük panjurlu duvarlar ile ışık oranı değiştirilebilecek şekilde kurgulanmış. Lobi ve okuma alanı “cam kutu” olarak tarif edilen ikinci katman boyunca dağınık bir şekilde yerleştirilmiş.

pointvy

Gün Işığı ve Ritim
Işık binaya her yönden nüfuz edebiliyor. Bu sebeple ışığı filtrelemek için çelik strüktürden çeper kuran tasarımcılar aynı zamanda ışık ve gölgenin gün içinde oluşturduğu değişimle desenlerin doğmasını da sağlamışlar.

Bina yapısının pek çok küçük öğenin birleşmesi ile sağlanan ritim oluşturma, çerçeveleme, filtreleme, farklı bakış açıları sunma gibi özelliklere sahip olduğu söylenebilir. Bina içinde dolaşan birinin değişen ve dönüşen görüntüleri deneyimlemesi istenmiş. Isıyla biçimlendirilen lake ile kaplanmış 62 adet çelik şeridin oluşturduğu strüktür, içeriden dışarıya uzanarak içeride asma katı dışarıda ise yarı kamusal alanı oluşturuyor. Bir kısmı kütüphaneden içeri girecek şekilde çelik şeritler arasına yerleştirilen iki büyük kaya ise yapının eşiğine gelerek ziyaretçiler için başlangıç noktası olarak algılanabilecek bir bağlam oluşturuyor. İç mekan sade renklerde donatılırken yalnız veya birlikte çalışmak isteyenler için çeşitli mekanlar sunuluyor.

Sade ve yarı geçirgen kütüphane yapısı içe doğru ilerledikçe mahremiyet sağlıyor. Doğal ve yapılı çevrenin manzarasından faydalanmaya çalışan tasarım, her katmanda sakinlik kavramını yaşatıyor.

 Fotoğraflar: © Luc Boegly ve Bruno Decaris