Geleneksel restorasyon kavramına yeni bir yaklaşım geliştiren Madrid tabanlı ofis Estudio Langarita Navarro, Medialab-Prado için “Üretim, araştırma ve dijital kültürün yayılması ve sanatın, bilimin, teknolojinin ve toplumun birlikte var olması için bir alan” olarak tanımladığı ek bir strüktür tasarladı. Mimarlar Maria Langarita ve Victor Navarro, cephe el değmemiş bir şekilde kalırken içe eklenen bu strüktürü La Cosa (Şey) olarak isimlendiriyorlar. La Cosa,  binanın eski ruhunu korurken güncel hali için yeni alanlar, kullanımlar ve kimlik sağlıyor.

medialab2

Güncellenebilen Konsept
Projenin konsepti, 1920′lerde Manuel Alvarez Naya tarafından tasarlanan ve aynı zamanda Madrid’teki ilk donatılı beton örneği olan kereste fabrikası La Serreía Belga binasının mevcut strüktürünün ikili yapısından ilham alınarak geliştirilmiş. Birbirinin varlığını yok saymadan modern kavramlar ile tarihi olanın uyumlu birlikteliği üzerine çalışılmış. Eski endüstriyel bina La Serreía Belga’ya ait mevcut beton duvarlar kalıcı şekilde bir çerçeve sunacak şekilde bırakılırken ek strüktür, aydınlatma ve boyamalar daha geçici ve esnek bir yaklaşımı temsil ediyor. Böylece bina ve programı sürekli olarak uyarlanırken kullanıcıların mekanları aktif hale getirmesi amaçlanıyor. Geleneksel sergi modelini değiştirmeye çalışarak üretim sürecini daha şeffaf tutan, üretenle izleyen arasındaki sınırı belirsizleştiren  bir yaklaşımın benimsendiği belirtiliyor.

medialab4

Uyumlu ve Esnek Strüktür Tasarımı
Medialab-Prado, La Serreía Belga binasında yapılan restorasyon ve yenileme çalışmalarının ardından şehir belediyesi tarafından bütçesi sağlanan ve sanat ile dijital kültürün üretimi ve yaygınlaşması adına çalışan bir organizasyon için araştırma laboratuvarı ve sergi alanı olarak çalışıyor. Hafif ve eklemli yapısı sayesinde binanın içine sızan ek strüktür dönüşüm ve değişime potansiyel oluşturuyor. Kolayca sökülebilen ve yeniden birleştirilip farklı mekanlar oluşturabilen hafif ve uzun ömürlü malzemelerin tercih edilmesiyle değişen ihtiyaçlara yanıt verilebiliyor.

medialab10

Eski-Yeni Birlikteliği
Mimarlar, mevcut La Serrería Belga binasında daha evvel kullanılmış olan elemanların ve çözümlerin taklit edilmesi ya da benimsenerek yeni tasarıma uyarlanmasından özellikle kaçındıklarını belirtiyorlar. Bunun yerine mevcut yapıyı, tarihi bir anlatıdan ziyade projeye dahil olan etkin bir madde olarak potansiyel enerjileri barındıran bir depo olarak görmüşler.

Binanın merkezindeki boşluktan tamamı hissedilen üç katlı hacmi dolduran yarı saydam kütleler farklı renklerde neon ışıklarla aydınlatılarak eski ve yeni arasındaki kontrast kuvvetlendirilmiş. Bir seri kutu benzeri küçük ahşap mekan çok tanımlı olmayan mekanlar sunuyor. Bu tanımsızlık sayesinde malzeme paletinin homojen olabilmesi olanaklı kılınırken yapıya eklemlenen sanat yerleştirmeleri için de çok sayıda seçenek gündeme gelebiliyor.

Renk ve Işık
Mevcut yapıya yaptıkları her biri eki yaratıcı süreçleri ve araştırmayı güçlendirecek bir fırsat olarak gören mimarların pencerelerde önerdikleri çift jaluzi sistem, projeksiyon ekranı olarak da kullanılıyor. İç mekanlarda programlanabilir renk değişimlerine sahip LED aydınlatmalı kutuların yanı sıra yapının dijital cephe olarak bırakılan yüzü çeşitli sanatsal uygulamalarla olanak sağlıyor. Bu dijital cephenin baktığı kent meydanı sayesinde Medialab-Prado ile şehir yaşamı arasındaki bağ kuvvetlendiriliyor.

medialab9

Binaya uygulanan dönüşümün malzeme, renk, form gibi tasarım tercihleri sayesinde kolay okunan varlığı, eski strüktürü de görünür kılarak La Serreía Belga’nın bellekte kalmasını sağlıyor. Medialab-Prado’da gerçekleşen üretim süreçlerinin şeffaflığına verilen önem neticesinde ise hacimler arası dolaşım da açık bir şekilde gerçekleşiyor ve yapı adeta dijital deneyler için kullanılan bir mekanizma gibi işliyor.

Fotoğraflar: Miguel de Guzmán & Luis Diaz Diaz