Droog markasının New York’taki SoHo mağazasının tasarımı Studio Makkink & Bey imzasını taşıyor. Studio Makkink & Bey’in mağaza tasarımında yola çıkış noktası, klasik mağaza tasarım kurallarını yıkacak bir fikirle ortaya çıkmak olur. Droog’un önerisi satın alınabilir mağaza parçaları yaratmak iken Studio Makkink & Bey fikri bir adım öteye taşıyarak tüm mağazayı satın alınabilir parçalarla tasarlar. Tasarımcıların en büyük hayali “House of Blue” parçalarının dünyanın çeşitli yerlerlerinde yaşayanlar tarafından satın alınması ve mağazanın tüm dünyaya dağılması…

Droog, Hollandalı tasarımcı Renny Remakers tarafından kurulan 19 yıllık bir tasarım kolektifi. Aynı zamanda 90’lı yılların ünlü tasarımları arasında yer alan Tejo Remy imzalı “Chest of Drawers”ı, Rody Graumans’ın “85 Lamps Chandelier”ı ve Bas Warmoeskerken tasarımı, ileri teknoloji ürünü “Heavy Lightweight” arkasındaki marka. Droog, dünyanın farklı şehirlerinde; tasarımcıları, ortakları ve müşterileri ile birlikte projeler, etkinlikler ve ürünler yaratıyor. Tasarım kolektifi ev aksesuarları, ışıklandırma ürünleri, mobilyalar ve hayatımızda farklılık yaratacak stüdyo çalışmalarına imza atıyor.

Amsterdam ve Tokyo’da mağazaları bulunan marka, son mağazasını 2009 yılında New York SoHo’da açmıştı. Yaratıcı sergilere de ev sahipliği yapan mekan, yenilikçi bünyelere ilaç gibi gelecek bir tasarım anlayışı ile karşımıza çıktı. 472 metrekarelik alana yayılmış iki katlı bu antrepoda, dekorlar dahil her şey satılık. Droog, SoHo mağazasının tasarımı için Studio Makkink & Bey ile birlikte çalıştı. Studio Makkink & Bey’in mağaza tasarımındaki başlıca görevi; klasik mağaza tasarım kurallarını yıkacak bir fikirle ortaya çıkmaktı. Droog’un önerisi satın alınabilir mağaza parçaları yaratmak iken Studio Makkink & Bey fikri bir adım öteye taşıyarak tüm mağazayı satın alınabilir parçalarla tasarladı.

Droog New York’ta beyaz duvarlara, ürün stantlarına ve spotlara yer yok. Studio Makkink & Bey‘den Jurgen Bey (Hollandalı tasarım yıldızı), Droog New York’u “Bir taslak, beklentileri altüst eden bir plan” olarak tanımlıyor. Droog New York, tasarımcılara en iyi yaptıkları şeyi yapmaları için alan tanıdı: Tasarım. İşte bu yüzden Droog’s New York’ta gördüğünüz her bir obje “satılık” ve satın almaya değer. Antreponun ilk katını oluşturan ‘House of Blue’ hayali bir evin mavi poliüretan köpükte vücut bulmuş hali. Aslında ‘House of Blue’ mağaza tasarımının ta kendisi. Bir bütün olarak bakıldığında, evin tüm odaları, parçaları ve duvarları mağazanın özel üretim ürünlerini oluşturuyor.

Droog, ortamı taze tutmanın farklı bir yolunu keşfetmiş. Alışılagelmiş konsept değişiklikleri ve mağaza bölümlerinin yeniden tasarlanması yerine, merdivenler ve duvarlar da dahil olmak üzere mağazanın içerisindeki her şey tamamen satıldığında, Droog sürprizlerle dolu yeni bir tasarımla müşterilerinin karşısına çıkmayı planlıyor. Ama belirtmeden geçmeyelim; ne kadar sevimli görünürlerse görünsünler, Droog etiketli bir ürüne sahip olmanın bedeli oldukça yüksek. Ürünlerin üzerinde bulunan etiketlerin çoğunda “Fiyat Talep Edilmesi” gerektiği bilgisi yer alıyor.

Arka fondaki tiril tiril mavi perdeler ile birleşerek mavinin tüm tonlarını buluşturan mavi ev, küçük balkonu ve hemen hemen aynı boyutlardaki bacası ile çocuklar için tasarlanmış izlenimi veriyor. Tamamen poliüretan köpükten yapılmış ev; antika görünümlü mutfağı, ahşap panelleri, el oyması köpük süslemeleri ve ortama uygun olarak yerleştirilmiş ev eşyaları ile ziyaretçilerle tasarımcıları bir araya getirmeyi başarıyor. “Mavi Ev” herkesi hep birlikte “yeni” şeyler yaratmaya davet ediyor.

Mağazanın sergi ve etkinliklere ev sahipliği yapacağı bodrum katına inin ve kendinize bir sandalye kapın ya da bir masa! Siz nasıl isterseniz… İkinci kat merdiveninin önünde yer alan duvar, lazer ile kesilmiş, görünüşte yekpare bir kontrplaktan oluşuyor. Ama işin aslı biraz farklı. Duvarın üzerindeki çivileri çıkarın, istediğiniz parçayı alıp evinize doğru yol alın! Eğlenceli değil mi? Bu merdivenden sökeceğiniz parçalar ile mutfağınızı döşeyebilir ya da arkadaşlarınızla sohbet edebileceğiniz küçük bir köşe yaratabilirsiniz. Tek seferlik, sınırlı sayıda üretilmiş, modern ya da klasik tasarımlar antreponun dört bir yanına dağılmış durumda. Sınırlı üretim kategorisinde Joris Laarman tasarımı “Heatwave Radiator” da olanca zarafeti ile mağazanın bodrum katının tuğla duvarları ile hoş bir zıtlık yakalıyor. Peki, merdiven nereye çıkıyor? Hiçbir yere! Mağazada evinize uygun bir ürün bulamadıysanız üzülmeyin. Droog’da mutlaka sizin evinize de uyacak bir seçenek var. Hem de mobilya ya da ev eşyası olmasa bile… Bu merdivenlerle ne yukarı çıkabilirsiniz ne de aşağı inebilirsiniz. Ama oturma odanız için uzun zamandır aradığınız “farklı” kitaplığı bu merdivenlerde bulabilirsiniz.