Mimaride bir yapının işlevi bağlayıcıdır. Çoğu yapının biçimi işlevinden kaynaklanır. Rem Koolhaas ve ekibinin Seul’de gerçekleştirdiği kültürel etkinlik alanı Transformer ise zamana göre değişen ihtiyaçlara cevap vermek üzere form değiştiren (ki adı da buradan geliyor), bu dinamik hali nedeniyle de alışageldiğimiz üç boyutlu statik binalardan farklı bir yapı.

Prada Transformer

İtalyan moda devi Prada, çağdaş sanat ve modayı özdeşleştiren yaklaşımıyla ünlü. Markayı yöneten ve aynı zamanda tasarımları yapan Miuccia Prada, disiplinlerarası çalışmayı benimsemiş bir moda tasarımcısı. Miuccia Prada’ya göre moda, sinema, plastik sanatlar ya da mimariden, dahası çağdaş estetik akımlarından ayrı düşünülemez. Prada, tam da bu nedenle başta Milano’dakiler olmak üzere çağdaş sanat etkinliklerine sponsorluk yapıyor, kavramsal projelere bütçe ayırıyor ve mağaza tasarımlarını çağdaş mimarlara yaptırıyor.

Prada’nın, çeşitli metropollerde gerçekleştirdiği moda ilintili kültürel etkinlikler kapsamında 2009 yılında hayata geçecek moda ve sanat sergileri, film festivali ve defilelerden oluşan bir projesi vardı. Miuccia Prada, bu projeyi hayata geçirmek istediğinde Asya’nın en dinamik şehirlerinden birini, Güney Kore’nin başkenti Seul’ü seçti. Fakat markanın Seul’de tüm bu etkinliklere evsahipliği yapacak ama aynı zamanda da Prada’nın çağdaş mimariye yaklaşımını temsil edecek bir yere ihtiyacı vardı. Bu yer, Seul’ün uluslararası bir kültür ve ticaret merkezi için çaba gösteren yerel yönetim tarafından sağlandı. Bu değerli alana bir yapı yapılması içinse, geçmişte Prada için Fondazione Prada, Londra, Los Angeles ve Şangay Prada mağazalarının yanı sıra, defalarca sergi ve defile mekanlarının tasarımını yapan Rem Koolhaas ve bürosu OMA (Office for Metropolitan Architecture)’nın think-tank bölümü AMO, biçilmiş kaftandı.

Prada Transformer1

Koolhaas ve ekibinin elinde, Seul’un kalbinde, tarihi bir sarayın hemen yanında yer alan bir arsa ve sınırlı zaman vardı. Sınırlı zamanda inşa edilebilecek ve şehrin tarihi ve doğal dokusuna fazlaca müdahale etmeyecek bir yapı, ancak geçici bir konstrüksiyonla yapılabilirdi. Fakat Prada’nın planlanan dört büyük etkinliği vardı ve bu etkinliklerin gerçekleşeceği mekanların aynı anda yüzlerce kullanıcıyı kabul edebilecek büyüklükte olması gerekiyordu. Üç aylık bir zaman dilimi içinde arka arkaya Miuccia Prada’nın tasarladığı eteklerin sergilendiği bir moda sergisi olan Waist Down, Alejandro González Iñárritu’nun da küratörü olduğu bir film festivali, İsveçli video sanatçısı ve heykeltıraş Nathalie Djurberg’in çalışmalarının sergilendiği bir sergi ve bir Prada defilesinin gerçekleştirilmesi planlanmıştı. Oysa bunun için her biri farklı işlevlere ve dolayısıyla fiziksel özelliklere sahip dört farklı mekan gerekiyordu. Koolhaas ve ekibinin bu durumda çözümü, üçüncü boyuttaki alanları kullanmak oldu. Eğer duvarları zemin haline getirebilirseniz, ihtiyaç duyduğunuz farklı biçimdeki yeni mekanı elde edebilirdiniz. Bir önceki işlevin zemini ve duvarları, yeni fonksiyonun tavanları ve duvarları haline gelirse, dört ayrı işlev için tek bir mekan yeterli olabilirdi.

“Bu projenin benim için enteresan olan tarafı, ihtiyaca cevap verebilecek herhangi bir statik bir yapıya karşılık, dinamik bir organizma olan Transformer önerimizin kabul edilmesiydi” diyor Rem Koolhaas. “Prada Transformer, içinde barındırdığı işlevin ihtiyacına uygun olarak biçim değiştirebilmesi sayesinde, bu tipolojiyi ele alış şekline yeni bir boyut katıyor”. Peki ama bir çelik konstrüksiyonlu, 20 metre yüksekliğindeki bir yapının pozisyonu nasıl değiştirilir? Elbette yük kaldırmaya yarayan bir şeyle, yani vinçle. Dört vincin yardımıyla proje süresince dört defa Prada Transformer’ın pozisyonu değiştirildi. Dört işleve (sergi, defile, film izleme, enstalasyon) yönelik dört yüzey, üç boyutlu olarak birbiriyle birleştiğinde ortaya üç yüzeyi ve bir tabanı olan bir piramit çıkar. Prada Transformer’ı ilginç kılan, her bir yüzeyde farklı geometrik biçimlerin olması, yani daire, haç, altıgen ve dikdörtgenin, tek bir hacmin farklı boyutlarını oluşturacak biçimde birleşmesi.

Prada Transformer2

Prada Transformer, geçici bir yapı olsa da, projenin öncesinde ve sonrasında çalışanların ihtiyaçlarına da cevap vermek zorundaydı. Temel aktivitelerin yer aldığı biçim değiştiren yapının yanı sıra ofis, mutfak, tuvalet gibi servis mekanlarına da yer verilmesi gerekiyordu. Bu nedenle projede gemilerde kullanılan 20 feet’lik (6.1 m x 2.44 m) konteynırlar, küçük koridorla birbirine ve Prada Transformer’ın çelik konstrüksiyonuna bağlanarak ek bir servis bölümü oluşturuldu. Konteynırlarla koridorlar arasındaki genişçe mekanların üzeri polikarbonat levhalarla, zemini ise perfore metal levhalarla kaplandı. Konteynırların kısa kenarları ışık geçiren cam yüzeyler olarak kullanıldı. Her konteynır, ofis ya da mutfak gibi bir ihtiyaca cevap verecek şekilde düzenlendi ve içlerine binalarda olduğu gibi tefriş yapıldı.