Lüks deri ve tekstil ürünleri üreticisi Louis Vuitton, müşterilerinin sadece ürünlerini kullanırken değil, sunumdan satın almaya her aşamada lüks deneyimini yaşatmayı amaçlıyor. Louis Vuitton’un 2007’de yenilenen Nagoya – Japonya’daki mağazası, iç mekan tasarımı ve vaat ettiği alışveriş deneyimi ile markanın bu yaklaşımını yansıtıyor. Kuşkusuz bu durum, uzun yıllardır Louis Vuitton mağazalarının tasarımı yapan ve markanın “ruhunu” tasarımlarına yansıtan Eric Carlson ile uyumlu bir işbirliğinin ürünü.

Louis Vuitton’un Japonya’daki mağazaları arasında Nagoya Midland Square mağazası özel bir yere sahip. 1990’lı yılların sonunda açılan mağaza, şehir merkezinde, işlek bir noktadaki bir alışveriş merkezinin köşesinde yer alıyor. Üç cephesi olan mağaza, teşhir için son derece değerli konumunun yanında, Louis Vuitton markasının lüks, tasarım ve yaşam tarzı felsefesini yansıtması bakımından diğer mağazalardan ayrılıyor. 1999’da Japonya mimar Jun Aoki tarafından dış cephesi giydirilen ve iç mekanı tasarlanan mağaza , döneminin en çok konuşulan ve en gösterişli alışveriş temalı yapılarından biriydi. 2000’li yılların sonunda cephesi ve iç mekan tasarımı yenilenen mağazada bu kez, markanın yenilenen tasarım yaklaşımı ve yıllardır Louis Vuitton mağazalarını tasarlayan mimar Eric Carlson’un çizgileri göze çarpıyor.

Mimarın Hediyesi

Genç Japon mimar Takayoshi Nagaishi’nin burgular halindeki çelik şeritlerle giydirdiği üç katlı mağaza, zemin seviyesindeki ışıklı girişi ile dışarıdan bakanları (ve müşterileri) son derece cazip bir binaya davet ediyor. Mağazanın iç mekan tasarımını yapan Eric Carlson, Nagaishi’nin tasarımını çok şık bir hediye paketine benzettiğini ve tasarımına bu fikirden yola çıkarak başladığını anlatıyor. Carlson’a göre bu kadar güzel bir hediye kutusunu açan biri (mağazaya giren biri), karşısında hoş bir sürpriz, bir mimari hediye bulmalıydı. Carlson’ın önerisi, mağazanın üç katını birbirine bağlayan ve her kattan algılanabilen, heykelsi bir merdiven oldu. Mermer kaplı spiral merdiven göz alıcı görüntüsünü, merdiveni 11 metre yüksekliğindeki bir silindir şeklinde çevreleyen ve her katta sahanlık görevi gören bir galeriye borçlu. Galeri, silindir boyunca ışıklı bir buluttan süzülen yağmur damlalarını andıracak biçimde, cilalı pirinç ve paslanmaz çelikle kaplı kalıplı Louis Vuitton logosundaki çiçeklerin biçiminde kalıplanmış 6 bin alüminyum çubukla çevrili.

Mimarın_Hediyesi

Galerinin iç kısmı ise anigre ağacıyla kaplı rafları sayesinde güneş gözlükleri, deri ve tekstil ürünlerinin sergilenmesi için geniş bir alan sağlıyor. Louis Vuitton Nagoya mağazasındaki merdivenin bir diğer dikkat çekici özelliği, aslında farklı yerlerde başlayıp biten ve iç içe geçtikleri halde biribirini hiç kesmeyen iki spiral merdivenden oluşması. M. C. Escher’in çizimlerindekileri veya bir diğer benzetmeyle DNA sarmalını anımsatan merdivenler, üç katlı mağaza içinde dolaşanları şaşırtıp sürprizlere hazırlıyor.