Bu yıl 29 Ağustos – 25 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen “Ortak Zemin” temalı Venedik Bienali, modern mimarinin başkahramanlarının, genellikle bağımsız bireysel yaratımlar olarak düşünülmelerine rağmen, aslında tarihi bir kolektif araştırmanın sonucunda ortaya çıkmalarını konu aldı. Temaya uygun olarak, Zaha Hadid Architects, bienale eserlerinin yapımında ilham aldığı ustalara saygı duruşu babında değerlendirilebilecek olan “Arum” isimli enstalasyonu ile katıldı.

Tavanda bulunan geniş başlangıç noktasından yere uzanırken giderek daralan ve zeminde tekrar yaygın bir pozisyonda son bulan “Arum” tavandan yere dökülen ve şekli koniyi andıran bir yapı olarak ana malzemesi olan metalin sınırlarını kendi bünyesinde yeniden keşfediyor. Bir çiçeğin taç yapraklarını andıran zarif metal parçaları ile bükümlü metal yapı, Frei Otto’nun form ve organik tutarlılık, akışkanlık ve zenginlikten alınan ilham ile yapılması ve eserin oluşturulması esnasında yapılan araştırmaların dokümantasyonu ile çevrelenerek bu seneki bienalin teması olan, mimari biliminin ortak tarihsel birikimine direkt bir referans özelliği taşıyor. Bunun yanı sıra, yine bienalin ana fikriyle örtüşecek biçimde, bu narin metal yapının etrafı Frei Otto, Felix Candela, Heinz Isler gibi Zaha Hadid’e ilham olmuş isimlerin işleri ve eserin oluşum sürecine dair eskizler ve mimari referansların yerleştirilmesi ile tamamlanıyor.

arum2

Bütün nitelikleri ile Zaha Hadid Architects’in “Arum” adlı enstalasyonu, sadece mimari disiplininin şu anda gelmiş olduğu noktada kolektif çalışmanın ve bilgi birikiminin önemine dikkat çeken teması ile Venedik Mimari Bienali kapsamında değil, genel olarak mimari için de sembolize ettikleri açısından değer taşıyor.