Londra Su Sporları Merkezi Pritzker ödüllü mimar Zaha Hadid tarafından tasarlandı. Standford’da bulunan Olimpiyat Parkı’na ait 2.5 kilometrekarelik alan içerisine inşa edilen Su Sporları Merkezi, dalgayı andıran formu ile parkın en göz alıcı binası unvanını hak ediyor. Yapımı sırasında 27 Temmuz – 12 Ağustos 2012 tarihlerinde gerçekleşecek oyunlara yetişip yetişemeyeceği büyük tartışmalara konu olan binanın inşası 2008 yılında Haziran ayında başladı ve tam iki yıl sonra, olimpiyat oyunlarına 1 yıl kala, 2011 yılının aynı ayında tamamlandı. İnşasında 3.600’den fazla insanın çalıştığı bina 269 milyon Pound’a mal oldu.

Tüm Olimpiyat Parkı gibi Londra Olimpik Su Sporları Merkezi de tamamen ‘yeşil’. Binanın inşasında kullanılan geri dönüşümlü ‘agrega’ ile hazırlanan beton ve çelik, çimento ihtiyacını %50 oranında azaltmış. Çatı alanlarında kontrplak ve ahşap kaplama kullanımı, masif ahşap ihtiyacını ortadan kaldırmış. Binada kullanılan bu kontrplakların tümü yenilenebilir kaynaklar kullanılarak üretilmiş. Antreman havuzunun üzerinden geçen ve yayalar için tasarlanmış köprü ise yekpare betondan bir çatıya sahip. Çatı konstrüksyonunda kullanılan ardışık kalıplar günışığının geçebileceği boşluklar oluşturarak, mekanın doğal yolla aydınlatılmasını sağlıyor. Su Sporları Merkezi’nde su tasarrufu da göz ardı edilmemiş ve havuzdan taşan suların kompleksin tuvaletlerine aktarılması sağlanmış.

Londra Su Sporları Merkezi

50 metrelik yarış ve antreman havuzunun yanı sıra 25 metrelik bir dalış havuzuna da sahip olan binada 17.500 seyirci aynı anda yüzme, senkronize yüzme, dalış ve su topu müsabakalarını izleyebilecek. Seyircilerin büyük bir kısmı, yapının kenarlarındaki iki geçici kanatta bulunan seyir alanlarını kullanacak. Olimpiyat oyunları sona erdiğinde bu kanatlar kaldırılacak ve Olimpiyat Parkı’nın ikinci büyük seyirci kapasitesine sahip mekanı, oturma kapasitesi konusundaki ihtişamını kaybederek 2.500 seyirciye hizmet verecek. Olimpiyat oyunlarının sona ermesinin ardından bu ek kanatların yerini Doğu Londra manzarasını tamamlayan bir cam cephe sistemi alacak. Emektar kanatlar ise geri dönüştürülerek yeni inşaatlarda kullanılacak.

Havuz, havuz çevresi ve soyunma odalarında 850 binin üzerinde seramik fayans kullanılmış. Havuzların toplam su kapasitesi ise 10 milyon ton.

Londra Su Sporları Merkezi1

Londra Su Sporları Merkezi’nin mimari konsepti, hareket halindeki suyun geometrisinden ilham alıyor. Binanın 3000 tonluk iskeleti, çelik kafes kirişlerden oluşan kompleks bir labirenti andırıyor. Olimpiyat Parkı ve nehir manzarasını yansıtacak şekilde tasarlanan aluminyum çatı, 160 metre uzunluğunda ve 90 metre genişliğinde. Tavandan temele doğru dalga formunda kıvrılarak 11.000 metrekarelik alana yayılan bu dev yapı, sadece 3 ayak tarafından taşınıyor. İnşası 8 ayda tamamlanan çatının orta alanında seyircilerin görüş açısını etkilememek adına herhangi bir destek kullanılmamış.

Olimpiyat Parkı’nın güneyinde yer alan su sporları merkezi Standford Köprüsü ile Olimpiyat Parkı’nı birbirine bağlıyor. Bu konumu ile Olimpiyat Parkı’nın ana giriş kapısı olma görevini de üstleniyor. İzleyicilerin üçte ikisinin parka Su Sporları Merkezi’nin üzerinden geçen Standford Köprüsü ile girmesi bekleniyor. Köprü girişinde yer alan çatı projeksiyonu ziyaretçileri Standford girişinde karşılıyor ve “Ben buradayım” mesajını veriyor. Kanal üzerinde bulunan irili ufaklı birçok köprü de ziyaretçilerin Olimpiyat Parkı içerisinde alanlar arası geçişini sağlayacak.

Londra Su Sporları Merkezi3

Londra Su Sporları Merkezi ortogonal bir yapıya sahip. Bina Standford Köprüsü’ne dik olarak yükseliyor. Merkezin içerisinde yer alan üç havuz da bu eksene hizalı inşa edilmiş. Antreman havuzları köprünün altında olacak şekilde konumlandırılırken, yarış ve dalış havuzları çatının altında yer alıyor.

Yapının inşa stratejisi, havuzları yapıyı taşıyan sütunların tabanı olarak konumlandırarak bina ve Standford Köprüsü arasında kesintisiz bir bağ sağlamak üzerine kurulu. Bu sütun tabanı, tek bir mimari hacim içerisindeki gözenekli yapısıyla binayı köprüyle ve manzarayla özdeşleşen bir forma sokuyor. Sütun tabanı köprüden çıkarak havuzların çevresinden kademeli olarak kanalın alt seviyesine iniyor.

Londra Su Sporları Merkezi, dalga formundaki eşsiz çatısı ile 2010 yılında Structural Steel Design Award’a layık görüldü. Yarışma jurisi 3.200 ton yapısal çelik, 2.000 ton kiriş kaplaması ve toplamda 600 tonluk yapısal bağlantıyı sadece 3 ayak üzerinde taşıyan binayı “destansı bir mühendislik başarısı” olarak adlandırıyor. Su Sporları Merkezi’nin bir başka eşsiz özelliği ise tramplenleri. Havuzlarda Zaha Hadid tarafından tasarlanan ve özgün tasarımlarıyla dikkat çeken 5, 7.5 ve 10 metrelik 6 tramplen bulunuyor.

Fotoğraflar: Hufton+Crow