Pritzker ödülünün bu yılki sahibi, mimari anlayış olarak yenilikçi düşünce ve gelenekçiliği harmanlayan Çinli mimar Wang Shu oldu. Mimarın zamandan bağımsız ve evrensel yapılarında, spontane bir yaklaşım ve ustalarla geçirilen uzun yılların izlerini taşıyan organik detaylar öne çıkıyor.

Mimarlık dünyasının en prestijli ödülü Pritzker’i kazanan ilk Çinli mimar olan 48 yaşındaki Wang Shu’ya, 25 Mayıs’ta Çin’in başkenti Pekin’de yapılan bir törenle ödülü verilecek. Mimarlık dünyasının Nobel’i olarak adlandırılan Prtizker Mimarlık Ödülü ilk olarak Jay A. Pritzker ve eşi Cindy Pritzker tarafından 1979 yılında verilmeye başlandı. İlk ödül 1949 yılında inşa edilen ve mimarlıkta bir dönüm noktası olarak adlandırılan “The Glass House”un mimarı Philip Johnson’a verildi. O yıldan bu yana ödülün sponsorluğu Pritzker ailesi tarafından üstleniliyor.

Wang Shu

Pritzker Mimarlık Ödülü her sene, yaşayan bir mimarı yetenek, vizyon ve mesleğe bağlılık ilkeleri doğrultusunda, 100.000 Amerikan Doları ve bronz bir madalya ile onurlandırıyor. 1987 yılından bu yana verilen Bronz madalyanın hikâyesi ise M.Ö 15’li yıllara dayanıyor. Latince “Utilitas, Firmitas, Venustas” (kullanışlılık, sağlamlık, güzellik) kelimelerinin yer aldığı madalya, Romalı mimar Vitruvius’tan ilham alıyor ve mimari başarıyı yine Vitruvius’un sözleri ile tanımlıyor.

Wang Shu1

Pritzker Ödülü’nün sponsorluğunu üstlenen Hyatt Vakfı yönetim kurulu üyesi Thomas J. Pritzker, bu seneki ödülün Çin’e verilme sebebini, ülkenin gelişen ve büyüyen ekonomisi ile birlikte mimari ideallerin gelişimine yaptığı katkıyla açıklıyor. Zira Çin’in yakaladığı hızlı kentleşme ivmesi tüm dünya için büyük önem taşıyor. Pritzker konuşmasında, kentleşme çalışmalarının yerel ihtiyaçları karşılamasının yanı sıra kültürel bütünlüğe de sahip çıkması gerektiğinin altını çiziyor.

Jüri Başkanı Lord Palumbo ise bu seneki seçimin nedenlerini şöyle açıklıyor: “ Çin’in günümüzdeki kentleşme süreci, mimari çalışmaların geleneksel mi yoksa gelecek odaklı mı sürdürülmesi gerektiği noktasında ayrılığa düşüyor. Diğer büyük mimarlık örneklerinde olduğu gibi, Wang Shu’nun çalışmaları da bu tartışmaların dışına çıkarak, köklerine bağlı, zamandan bağımsız ve evrensel bir yapı oluşturuyor.” Wang Shu, Pritzker Mimarlık Ödülü’ne layık görülmesi hakkındaki duygularını “Bu gerçekten büyük bir sürpriz. Pritzker Ödülü’ne layık görülmek benim için büyük bir onur. Birdenbire, son on yıl içerisinde pek çok şey yaptığımın farkına vardım. Bu da sıkı çalışmanın ve sabrın insana olumlu getirileri olduğunu kanıtlıyor.” cümleleri ile anlatıyor.

Wang Shu2

Wang Shu’nun mimarlık dünyasına girişinin ardında yatan neden ise oldukça duygusal: Sanata duyduğu tutku… Kaligrafi ve resimle ilgilenen mimar, ailesinin bilim ve mühendislik üzerine eğitim almasını istemesi nedeniyle, mühendislik ve sanatı bir arada deneyimleyeceği mimarlığı tercih etmiş. Kendisini yerel bir mimar olarak tanımlayan Wang Shu, 1985 yılında Nanjing Teknoloji Enstitüsü, Mimarlık Bölümü’nü bitirdi. 1988 yılında yine aynı üniversitede yüksek lisansını tamamladı. Mezuniyetinin ardından doğduğu şehir Hangzhou’daki Zhejiang Güzel Sanatlar Akademisi’nde çevre, mimari ve eski binaların restorasyonu üzerinde çalıştı. İlk projesi, doğduğu şehir Hangzhou yakınlarında bulunan Haining kentinde 3600 metrekarelik bir alana yayılan gençlik merkeziydi. Bu proje 1990 yılında tamamlandı. Wang Shu sonraki 10 yıl boyunca tasarımı bir kenara bıraktı ve bina inşaatının inceliklerini öğrenmek için ustalar ve zanaatkârlarla birlikte çalıştı. Bu süreç ve birikimlerin ardından mimar ve eşi Lu Wenyu, 1997 yılında kendi mimarlık büroları Amateur Architecture Studio’yu kurdu.

Wang Shu3

Wang Shu’nun tasarladığı yapılarda hemen göze çarpan spontane bir yaklaşım ve ustalarla geçirilen uzun yılların izlerini taşıyan organik detaylar bulunuyor. 2000 yılında tamamlanan Wenzheng College Kütüphanesi (Suzhou Üniversitesi), Shu’nun ilk büyük projesi. ‘Kadim Suzhou bahçelerinin ilkeleri, yapıların her zaman çevreyle bütünlük taşıması gerektiğini savunur ve buna göre su ve dağların arasında yüksek binalar yer almamalıdır.’ Bu ilkeyi benimseyen Shu da kütüphaneyi, binanın yarısı yerin altında kalacak şekilde inşa etmiş. Bu doğrultuda kütüphane hem Shu’nun hem de Szhou bahçelerinin felsefesini yansıtıyor. Ek binaların ana binadan daha küçük olarak konumlandırıldığı kütüphane binası, 2004 yılında Çin Mimari Sanat Ödülü’ne layık görüldü (Architecture Arts Award of China).

Mimarın diğer büyük projeleri arasında 2005 yılında tamamlanan Ningbo Modern Sanat Müzesi ve yine Ningbo’da yer alan ve Holcim Sürdürülebilir Yapı Ödülleri Asya Pasifik kategorisinde ödüle layık görülen beşli konut birimi yer alıyor. Shu, 2004 yılında doğduğu şehir Habngzhou’da Çin Sanat Akademisi Xiangshan yerleşkesinin ilk fazını tamamladı. Yerleşkenin ikinci fazı ise 2007 yılında bitirildi. Shu’nun aynı kentte hayata geçirdiği bir diğer proje de Pritzker Mimarlık Ödülü’nü kazanmasında önemli rolü olan ve 2008 yılında tamamlanan Ningbo Tarih Müzesi. Müze 2009 yılında Çin’in en büyük mimarlık ödülü Lu Ban ile onurlandırıldı.

Wang Shu4

Shu’nun uluslararası başarıları arasında 2009 yılında 26 katlı Vertical Country Apartments projesi ile kazandığı High-Rise Ödülü (Almanya), 2010 yılında eşiyle birlikte değer görüldüğü Schelling Mimarlık Ödülü(Almanya) ve 2011 yılında kazandığı Mimarlık Akademisi Altın Madalyası (Fransa) yer alıyor.

Wang Shu, 2000 yılından bu yana Çin Sanat Akademisi’nde, Mimarlık Bölüm Başkanlığı görevini sürdürüyor.Shu, Harvard Graduate School of Design’ın ‘Kenzo Tange Visiting Professor’ ünvanını alan ilk Çinli mimar. Ayrıca UCLA, Texas Üniversitesi, Pensilvanya Üniversitesi gibi dünyaca ünlü birçok eğitim kurumunda da misafir profesör olarak dersler ve konferanslar veriyor. Ünlü mimar Venedik, Hong Kong, Brüksel, Berlin ve Paris gibi büyük şehirlerde düzenlenen uluslararası sergilerde de sıkça boy gösteriyor.

Wang Shu’nun yapıları ender rastlanan birçok özelliği içinde barındırıyor. Mimar, yanyana gelmesi pek mümkün olmayan öğelerin kendi yapılarında uyum içerisinde var olmasını sağlıyor. Günlük aktiviteler için dingin bir çevrede heybetli ve işlevsel yapılar ortaya çıkıyor. Ningbo tarih müzesi de bu eşsiz özellikleri barındırıyor. Müze Hangzhou şehrinin bir simgesi artık.

Tarihi doku, ziyaretçilerin rahatlığının ön plana çıkarıldığı bir ortamda sizi karşılıyor. Hem iç hem de dış mekândaki uzamsal deneyim, yapının gücünü, mantığı ve duyguları bir araya getiriyor. İlk katı bir bütün olarak inşa edilen Ningbo Müzesi ikinci katla beraber yükselmeye başlıyor. Bir gemiyi andıran eğimli tasarım, Ningbo şehrinin geçmişteki deniz aşırı ticaret merkezi konumuna atıfta bulunuyor.

Wang Shu5

Wang Shu çevreye karşı hassas, yenilikçi ve deneysel yaklaşımı ile inşaat sırasında karşısına çıkan engelleri kendi yararına nasıl çevireceğini de iyi biliyor. Geri dönüştürülmüş malzemelerle kaynakların verimli kullanımı sağlanıyor. Bu uygulama sadece çevreye yarar getirmekle kalmıyor, yapıları bulundukları çevre ve geçmişle de kaynaştırarak Wang Shu mimarisini zamanın ötesine taşıyor. Shu, sadece Ningbo Müzesi’nin değil, 2007 yılında tamamladığı Xiangshan yerleşkesinin inşasında da geri dönüştürülmüş malzemeler kullandı. Şehirdeki yıkılmış evlerden toplanan 2 milyondan fazla kiremit yerleşkede yapı malzemesi olarak kullandı. Yeni yapılan bina bu sayede şehir dokusuyla kesintisiz bir uyum sergiliyor. Geri dönüştürülmüş malzemeler ve 10 senelik ustalık deneyimi, Wang Shu tarafından tasarlanan binaları sıradanlıktan uzak ve yenilikçi kılıyor. Binalar şehrin dokusuna tamamen uyum sağlıyor. Shu’nun Pritzker Mimarlık Ödülü’ne layık görülmesinin sırrı da kendi kültürünü yansıtan sorumluluk sahibi tasarım anlayışında saklı.

Wang Shu, mimari tasarım sürecini bir kaligrafi ustasının çalışmaya başlamadan önceki hazırlıklarına benzetiyor. Tasarıma başlamadan önce, binanın yapılacağı şehri, vadileri ve dağları inceliyor. Tüm bu hazırlıkların ardından kaleme ve kağıda dokunmadan sadece şehri ve şehrin çevresini düşünüyor. Mimar, Ningbo Tarih Müzesi’ni tasarlarken de aynı süreci yaşamış. İlham perileri ise Shu’ya uykusunun kaçtığı bir gecede gelmiş. Müzenin tüm yapısı, boyutları ve alanları aynı gece vücut bulmuş.

Wang Shu6

Wang Shu için bir ev inşa etmek ve bir bina inşa etmek arasında dünyalar kadar fark var. Mimari onun için günlük yaşamın bir parçası. Mimarinin zamanla el ele yürümesi gerektiğini savunan Shu, bağımsızlık, bireysellik ve deneyselliği mimari anlayışının kalbine koyuyor.

Wang Shu’nun sırrını merak ediyor musunuz? Cevabı için sözlükte amatör kelimesinin karşılığına bakmanız yeterli: “Bir işi, sporu ya da başka bir aktiviteyi, profesyonel ya da finansal nedenler olmadan sadece zevk için yapan kişi”. Wang Shu, bu açıklamaya bir de küçük ekleme yapıyor; zevk kelimesini, ‘iş aşkı’ ile değiştiriyor…