Viyanalı mimar Michael Wallraff’ın MAK Müzesi’nde sergilenen kentsel planlamaya dair gelecek vizyonları, yatay kent gelişiminin alışılmış ve gerçekçi senaryolarından tümüyle farklı bir yaklaşım içeriyor.

Uzmanlığını kentsel dokuda dikey alanların kullanımıyla ilgili derinleştiren Michael Wallraff, yoğun nüfusu olan kentsel strüktürlerde yer alan açık kamusal alanlarda sosyal etkileşimin yeni boyutlarını araştırıyor. MAK’ın ilk kez davet ettiği Wallraff, bireysel sergisinde kavramsal çalışmalarını ve fikirlerini sergiliyor. Viyanalı mimarın MAK Gallery için geliştirdiği düzensiz strüktür, dikey kamusal alanında geliştirdiği teorileri somutlaştıran bir araç işlevini üstleniyor.

Mobilite ve ekoloji alanlarındaki dönüşümler gibi bugünün teknolojisine ait gelişmelerden yola çıkan Wallraff, kenti yaratıcı potansiyeli olan dinamik bir strüktür olarak yorumluyor. 1960’ların mobiliteye ve esnekliğe odaklanan arkitektonik mega strüktürleri gibi avangart kentsel planlama fikirlerinden başlayarak, var olan kentsel yapı içinde dikey kaynakları keşfediyor ve gelecekteki kent planlamasına yönelik yeni senaryolar geliştiriyor. www.mak.at