MoMA (Modern Sanat Müzesi) The Philip Johnson Mimari ve Tasarım Galerisi, üçüncü katta yer alan “Plywood: Material, Process, Form / Kontrplak: Malzeme, Biçim” sergisine ev sahipliği yapıyor.

1948 yılında yayımlanan Popüler Bilim dergisi, kontrplağı ilk kez “bir ahşap ve yapıştırıcı dilimi” olarak tanımlamıştı. Güçlü, hafif, dayanıklı ve organik görünümü sayesinde, 20. yüzyıl tasarımcılarına, kitlesel pazar için endüstriyel olarak üretilebilen modern formlar yaratma imkanı sağladı. Havacılıktan prefabrik mimariye ve mobilyalara kadar her alanda yer bulan kontrplak, inovasyonun örnek malzemesi oldu. 1920’lerde kontrplak, işlevsel, seri üretim ve modern hayata uyan radikal yeni formlar yaratmakla ilgilenen avangart mimar ve tasarımcıların tercih ettiği bir malzemeydi. 1930 ve 40’lara gelindiğinde, aralarında Alvar Aalto (Finlandiya), Gerald Summers (İngiltere) ve Charles ve Ray Eames’in bulunduğu (ABD) tasarımcılar pratiklik ve estetiği birleştirmek gibi ortak bir amaçla kendilerini kontrplağa adadılar. Alüminyum ve plastik gibi kontrplağın gelişimi askeri uygulamalar sayesinde patladı. Özellikle 2. Dünya Savaşı sırasında, yeni yapıştırıcı ve lamine ürünleri askeri barakaların, saldırı botlarının, planörlerin ve bombardıman uçaklarının – İngiltere’nin ünlü Havilland Mosquito (Ahşap Mucize) de dahil olmak üzere – yapımı için geliştirildiğinde savaş yıllarının mucizevi malzemesiydi.

MoMA’nın Philip Jonhson Mimari ve Tasarım Gale-risi’ndeki enstalasyon, 1930’lardan 50’lere kadar kontrplakın sunduğu avantajları göz önüne seren modern tasarımlardan örnekler barındırıyor. Belge niteliğindeki fotoğraflar kontrplağın tasarım ve üretim sürecine ışık tutuyor. Alvar Aalto, Charles ve Ray Eames, Eero Saarinen ve Arne Jacobsen imzalı ikonik mobilyalar Tapio Wirkkala plakları (1951) ve prefabrik bir evin mimari modeli olan Sori Yanagi’nin Butterfly sandalyesiyle yan yana duruyor. Enstalasyon Juliet Kinchin ve Aidan O’Connor imzasını taşıyor. www.moma.org