Her yıl Monumenta, dünyaca ünlü bir sanatçıyı Paris’teki Grand Palais’nin avlusunda sergilemek için bir eser üretmeye davet ediyor. Monumenta, 13000 metrekare alanında 35 metre yüksekliğinde bir sanatsal etkileşim platformu. Çağımızın en önemli heykeltıraşlarından biri kabul edilen Anish Kapoor’un Monumenta’ya çağırılması Paris’teki ilk sergisinden tam 30 yıl sonra bu kente dönüşünü simgelemesi açısından da anlamlı.

Bugüne dek 150 bin ziyaretçiyle büyük başarıya ulaşan Monumenta sergisi Alman sanatçı Anselm Kiefer’ ile başladı; onu 2008 yılında Amerikalı sanatçı Richard Serra, 2010’da ise Fransız Christian Boltanski izledi. Fransız Kültür ve İletişim Bakanlığı’nın sarayın anıtsal ölçeklerdeki avlusunda 11 Mayıs ve 23 Haziran tarihleri arasında sergilenmek üzere enstalasyon yapması için çağırdığı dördüncü isim ise Turner ödüllü Anish Kapoor oldu.

Hint kökenli İngiliz sanatçı ve heykeltıraş Anish Kapoor, anıtsal ölçeklerdeki tüm işlerinde görülen ustalığı, renklere olan duyarlı yaklaşımı ve yalın anlatımıyla modern heykelin sınırlarını genişletti.

1970’li yılların ikinci yarısından itibaren boyut, renk ve boşluk kavramı konusundaki cesur denemeleri sayesinde çağdaş heykel sanatının kapsamını ve dilini geliştiren Anish Kapoor, Louvre, Royal Academy, Tate Modern gibi dünyanın en prestijli müzelerinde kişisel sergileriyle yer aldı. Londra 2012 Olimpiyatlarına özel 116 metre yüksekliğinde Orbit heykelinin de yaratıcısı olan Kapoor, Monumenta için yarattığı eserini “tek bir obje, tek bir form ve tek bir renk” diye tanımlıyor ve ekliyor: “Benim heyecanım, Grand Palais avlusunun ışığını ve görkemini de yansıtan, mekan içinde bir mekan yaratmaktı. Konukları, bu mekanın içinde gezinmeye ve kendilerini bu rengin enginliğine bırakmaya çağırdık.

Zihinsel ve şiirsel bir deneyim yarattı, en azından öyle umuyorum.” En yeni teknolojilerle tasarlanmış olan eser sadece görsel düzeyde iletişim kurmuyor, insanın tüm duyularına seslenen duygusal ve zihinsel bir yolculuğa çıkarıyor. Heykelin bildiğimiz kalıplarına ve tarihine paralel olmayan bu teknik ve şiirsel başkaldırı, sanat hakkında, bedenimiz hakkında ya da en mahrem deneyimlerimiz ve kökenlerimiz hakkında ne bildiğimizi sorguluyor. Sanatçının bu son derece görsel ve engin sanat eserinin can alıcı noktası, onun deyimiyle “fiziksel araçlar kullanarak tümüyle yeni bir duygusal ve düşünsel bir deneyim yaratmak.” Anish Kapoor işlerininin gücü, çağdaş sanatın demokratikleşmesi adına da uygun bir zemin oluşturuyor.
www.monumenta.com