1970’li yıllarda sadece küçük bir balıkçı kasabasıyken, bugün Guangdong eyaletinin güneyinde dünyanın en hızlı gelişen bölgesi olan Shenzhen, Çin’in yoğun nüfuslu kentlerine yakınlığı ile şehirlerarası geçiş noktası özelliği taşıyor. Fuksas Architects’in küresel bir havacılık geçidi olarak tasarladığı havaalanının 2035 yılına kadar üç fazda tamamlanması bekleniyor.

Dünyanın en hızlı gelişen şehirlerinden biri olan Shenzen, 1970’li yıllarda sadece küçük bir balıkçı kasabasıyken, günümüzde Hong Kong ve Pearl River Delta’sı arasındaki avantajlı coğrafik konumu sayesinde turistlerin ve iş adamlarının ilgi odağı haline geldi. Guangdong eyaletinin güneyinde yer alan şehir, Çin’in yoğun nüfuslu kentlerine olan yakınlığı ile şehirlerarası bir geçiş noktası özelliği taşıyor.

Shenzhen’in hızla gelişen ekonomisi ve artan hava trafiği Shenzhen Bao’an Uluslararası Havaalanı 3. Terminal Binası projesini ortaya çıkardı. İtalyan Mimarlar Massimiliano ve Doriana Fuksas tarafından tasarlanan 400 bin metrekarelik 3. Terminal Binası, uluslararası standartlarda ulaşım hizmeti vermek üzere yapılandırıldı. 2035 yılına kadar devam edecek olan terminal inşasının 3 fazda tamamlanması planlanıyor. 2011-2015 yılları arasında devam edecek birinci fazda, 61 yolcu giriş kapısının bağlı olduğu terminal ünitesi, otopark alanları, alışveriş merkezi, dış düzenlemeler ve otomatik yolcu taşıma sisteminin inşası tamamlanacak. Şehir içi aktarma sistemlerinin aktif hale geleceği ikinci fazın ise 2025 yılında tamamlanması bekleniyor. Terminal binasının üçüncü fazı talep bazlı bir gelişme sürecine tabi olacak. Ana bekleme salonunun genişletilmesi esnasında yolcuların ihtiyaçları doğrultusunda terminali şehir hatlarına bağlayan bölümler de genişletilerek, yeni yolcu koridorları yapıya eklenecek. Proje tamamlandığında, Shenzhen Bao’an Uluslararası Havaalanı Çin’in dördüncü büyük havaalanı olmasının dışında, dünyaya açılan küresel bir havacılık geçidi ünvanını da taşıyacak.

Shenzhen Bao’an Uluslararası Havaalanı, havacılık endüstrisinin değişken doğası ile başa çıkabilecek şekilde, maksimum esneklikle tasarlanmış. Kısa adıyla T3’ün modern hava ulaşımının karmaşık yapısını, üç boyutlu gerçeklik ve yüksek hizmet standartlarını birlikte kullanarak çözmesi bekleniyor. Çelik ve cam malzeme kullanımıyla hafiflik kazandırılacak mekanda, inşa edilecek ana bekleme salonu uzantısının ön cephe ve çatı konstrüksiyonu bina geneli ile uyum içerisinde olacak.

Havaalanlarında, yolcu terminali ve çıkış kapılarına giden koridorlar yolcuların havaalanı hakkındaki ilk izlenimlerini edindikleri mekanlardır. Yolculara mümkün olan en yüksek konforun sağlanması için, 3. Terminal binasında, bina içi yürüme mesafeleri, yolcu oryantasyonu ve algılama kolaylığı işlevleri tasarım konseptinin yapı taşlarını oluşturmuş. Dış mekanla bütünleşmek adına tek bir birleştirici çatı kanopisi kullanılmış ve gün ışığının çatı yüzeyinde filtrelenmesi sağlanmış. Çatının bu yapısı enerji tasarrufu ile birlikte mekanda zarif bir atmosfer yaratma amacına hizmet ediyor. Yapı tasarımının ana fikri, ulaşım kolaylığı üzerine kurulmuş. Zemin katta bulunan bagaj teslim alanlarına, giriş ve çıkış salonlarına, restoranlara, kafelere, ofis ve toplantı salonlarına erişim oldukça kolaylaştırılmış. Ana bekleme salonunda tavan yükseklikleri arttırılarak mekanda mimari açıdan farklı seviyeler yaratmak dışında yolcular için doğal ışık sağlanmış.

Boru şeklindeki tasarımı ve yürüyen bantları ile terminal bagaj alanı, havaalanındaki bir diğer durma noktası. İki kat yüksekliğindeki tavan yolculara aydınlık bir ortam sunuyor. Terminal tuvaletleri dört farklı renk kombinasyonu ile oldukça keyifli mekanlar olarak tasarlanmış. Havaalanı genelinde beyaz olan yer döşemeleri bu alanlarda siyaha dönüştürülerek, diğer renklerin parlamasını sağlayan bir fon oluştu-rulmuş. VIP bekleme salonlarında yer alan tuvaletlerde ise Çin mermeri türü oldukça lüks materyaller tercih edilmiş. Hem standart hem de VIP tuvaletlerde aydınlatma duvar içerisine gizlenmiş.

Detaylar ön planda tutularak tasarlanan 3. Terminal binasının 2035 yılında tamamlanmasının ardından, Shenzhen Bao’an Uluslararası Havalimanı, Hong Kong ve Guangzhou Baiyun Uluslararası Havaalanları ile birlikte Çin’in güney bölgesine hizmet veren üç büyük ha-valanından biri haline gelerek, kentin imajına büyük katkı sağlaması bekleniyor.

MASSIMILIANO FUKSAS
Litvanya kökenli Massimilano Fuksas 1944 yılında Roma’da doğdu. 1969 yılında La Sapienza Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Mezun olmadan önce 1967 yılında ilk mimarlık ofisini kuran Fuksas, 1985 yılından beri eşi Doriana O. Mandrelli ile birlikte çalışıyor. 1989, 1993 ve 2002 yılında sırayla yaşadıkları Paris, Viyana ve Frankfurt’ta ofis açtılar. Massimilano Fuksas, 1998 -2000 yılları arasında ‘Daha Az Estetik, Daha Çok Etik” konulu VII. Venedik Mimarlık Bienali’nin direktörlüğünü üstlendi. 1999’da Fransa Mimarlık Büyük Ödülü, 2000’de İtalya San Luca Ulusal Akademisi ile Fransız Sanat ve Edebiyat Birliği Başkanlığı ödüllerini aldı.

DORIANA O. MANDRELLI FUKSAS
Doriana Fuksas La Sapienza Üniversitesi Çağdaş Mimarlık Tarihi Bölümü’nden 1979 yılında mezun oldu. VII. Venedik Mimarlık Bienali’nde (Ekim 200) Jean Prouvé, Jean Maneval, Barış Pavyonu, Alenia Spazio ve Expo alanlarının sorumluluğunu üstlendi. 1985 yılından beri Massimiliano Fuksas ile birlikte, Studio Fuksas’ın tasarım bölümünü yönetiyor.

SON PROJELER
Zenith Music Hall (Strasburg, 2008), Armani Ginza Tower(Tokyo, 2007), Milano Fuarı (2005) ve Roma’daki yeni kongre binası en yeni projeler arasında.