Uruguay’ın başkenti Montevido’daki Carrasco Uluslararası Havaalanı, yurt dışından gelen yolcuların Uruguay’da ilk gördükleri yapı. Bu nedenle havaalanı yenileme projesinin temel kriterlerinden biri, ülkenin modern ve dinamik yüzünü yansıtan bir mimariye sahip olmasıydı. Havaalanının genişletme ve modernleştirme projesini üstlenen Amerikalı Rafael Viñoly Architects’in mimari kurgusunun çekirdeğini, uluslararası uçuşların geliş ve gidiş terminallerinin yer aldığı tek bir bina ve bu binayı boydan boya örten, yekpare ve eğrisel bir kabuk oluşturuyor.

Carrasco Uluslararası Havaalanı, Uruguay’ın başkenti Montevideo’nun 18 km. doğusunda yer alıyor. Yılda bir milyon yolcunun kullandığı havaalanında, yıl boyunca uluslararası uçuşlar sürüyor ve bu nedenle Uruguay’a dışarıdan gelenlerin ilk gördüğü yer olarak sembolik bir anlama sahip. Carrasco Uluslararası Havaalanı’nı işleten Puerta del Sur, tam da bu nedenle havaalanı nın genişletme ve modernleştirme projesi için Rafael Viñoly Mimarlık Bürosu’nu seçti.

Rafael Viñoly Mimarlık Bürosu bu projede, mevcut havaalanı binasının yaklaşık 1 kilometre doğusuna yeni bir terminal binası inşa etmeyi önerdi. Uluslararası uçuşların geliş ve gidiş terminallerinin yer aldığı tek bir bina ve bu binayı boydan boya örten 336 metrelik yekpare, eğrisel bir kabuk projenin ana fikrini oluşturuyordu. Projede zemin kattaki geliş ve birinci kattaki gidiş terminalleri iki ayrı kata yerleştirilerek aynı bina içinde birbirinden bağımsız biçimde işlemeleri sağlanıyor. Her iki terminale de birbirinden bağımsız olarak dışarıdan araçla ulaşım mevcut. Gidiş terminalinin üstünde, ikinci katta, yeşillendirilmiş bir teras yer alıyor. Terasın hem pistleri hem de binanın girişindeki meydanı gören bölümlerinde bir restoran ile ticari ve kültürel amaçlar için kullanılabilecek mekânlar oluşturulmuş.

Carrasco Uluslararası Havaalanı’nın bu kadar dikkat çekici bir forma sahip olmasının sebebi, Uruguay sahillerinde sıkça görülen kum tepecikleri. Havaalanı, iç mekanları, yapım teknolojisi ve tüm fonksiyonları ile modern bir yapı olmasına rağmen, biçimini yerel motiflerden alıyor ve bu sayede çevresindeki topoğrafyaya uyum sağlıyor. Havaalanını örten dev kabuk-çatı aynı zamanda Uruguay’ın kendi bölgesinde önemli bir ülkeden, ticaret ve seyahat için tercih edilen önemli bir destinasyona dönüşümünü sembolize ediyor.

Rafael Viñoly Mimarlık Bürosu’nun tasarımı ortak kullanım alanlarını, dışarıdan araçla ulaşımı sağlayan yollarla uçakların yanaştığı peronların arasına konumlandırarak tüm fonksiyonları yekpare çatının altında toplamayı amaçlıyor. Yay biçimindeki çatının uçları gittikçe alçalarak zeminle birleşiyor, uzaktan bakıldığında adeta zeminden yükselerek ilham kaynağı kum tepecikleri gibi topoğrafyanın bir parçasıymış gibi algılanıyor. Binayı saran kabuk çatı, binanın dışına doğru devam ediyor ve havaalanına araçla girişi sağlayan yolları örten bir kanopi görevi görürken, arka tarafı, yerden yükselerek pistlere bakan yönde geniş bir görüş açısı sağlıyor.

Carrasco Uluslararası Havaalanı’nın diğer havaalanlarından temel farkı, duty-free mağazalarının konumlandırılması. Güvenlik noktası, yolcuları hem gidişte hem de gelişte doğrudan mağazalara yönlendiriyor. Böylece yolcu karşılama ve uğurlama geleneğinin bu kadar güçlü olduğu bir kültürde her iki terminalde de ortak alanlar mümkün olduğunca geniş tutulmuş oluyor. Yolcu uğurlamaya gelenler ve henüz güvenlikten geçmemiş yolcular, merdiven veya asansörleri kullanarak, bir şeyler yiyebilecekleri ve inen-kalkan uçakları izleyebilecekleri ikinci kattaki terasa ulaşabiliyor.

Tüm zemin kata yayılan geliş terminali, devasa terminal salonu geleneğine uygun olarak tasarlanmış büyük bir mekan. Dört yanından taşıyıcı elemanlarla desteklenmekle birlikte kabuk-çatı, binanın üzerinde yüzüyormuş hissi uyandırıyor. Gidiş terminalinde ortak alanlar ve uçağa biniş holü, aralarında yer alan güvenlik kontrolü ve göçmen bürosu sayesinde birbirinden ayrılıyor. Check-in ve güvenlik işlemlerini tamamlayan yolcular, duty-free mağazaları ve restoranların bulunduğu bekleme alanına yönlendiriliyor. Buradan sekiz ayrı biniş kapısına bağlı dört adet köprüyle uçaklara geçiş sağlanıyor.

Havaalanının yeşillendirilmiş terası, gidiş terminalinin üstünde, ikinci katta yer alıyor. Bu terminale güvenlikten geçmeden ulaşılabiliyor, böylece yolcu olmayanlar, yani yolcu karşılamaya ya da uğurlamaya gelenler, terastaki restoran ve diğer ortak alanları kullanabiliyor.

Gelen yolcular, terminal ve pistleri görebilen ve bu sayede ilk defa gelenlerin bile yollarını kolayca bulabilmelerini sağlayan bir asma kattan geçerek bir alt kattaki (zemin kat) bagaj teslim, gümrük, göçmen bürosu ve duty-free mağazalarına, daha sonra da kendilerini karşılamaya gelenlerle buluşabilecekleri Geliş Terminali Ana Holü’ne ulaşıyorlar. Zemin kattaki araç geliş alanına bitişik bir atrium hem bu bölüme zemin katı Gidiş Terminali Ana Holü’nün anıtsal mekanına bağlayarak ve ekstra ışık sağlıyor hem de görsel ve mekansal olarak bu iki katı birbirine bağlıyor.

Rafael Viñoly projeyle ilgili olarak “Uruguay’da herkes sizi karşılamak veya uğurlamak için hala havaalanına geliyor. Bu nedenle bu bina, seyahat edenlere olduğu kadar etmeyenlere de hizmet ediyor. Atriumu, terası, ana girişi ve terminal holleri ile bu havaalanı, herkes için olağanüstü bir karşılama mekanıdır” diyor.