İsveç Uppsala’da 2007 yılında hizmete açılan Uppsala Konser ve Kongre Salonu, bu tarihi kentin yeni sembollerinden biri haline geldi. Kent merkezindeki hareketli Vaksala Plaza’ya bakan yapı, bu meydanın, pek çok açık hava etkinliğinin yanı sıra senfoni orkestrası konserleri, sergi, kongre ve seminerlere de ev sahipliği yapabilmesine olanak veriyor.

Uppsala Konser ve Kongre Salonu şehrin tarihi dokusuyla zarif bir biçimde etkileşime girerek, modern ve dinamik bir nirengi noktası haline geldi. Şehir merkezinde kentsel alana katkısı nedeniyle de 2008 yılında Stadsmiljöpriset (Kentsel Çevre Ödülü) kazandı.

Uppsala Belediyesi’nin şehre bir konser ve kongre merkezi tasarlanması için 2003 yılında açtığı uluslar­arası yarışmaya 134 proje katıldı. Yarışmayı Danimarkalı Henning Larsen Architects kazandı. Kentsel tasarım, konut, kamu ve kültür yapıları alanında çalışan Henning Larsen Architects, Malmö Şehir Kütüphanesi, Danimarka Tasarım Merkezi, Kopenhag İç Liman Projesi, Max Planck Enstitüsü, Roskilde Üniversitesi Kütüphanesi ve Kopenhag Operası gibi projeleri gerçekleştirdi.

Uppsala Konser ve Kongre Salonu, bir yüzü kentin en canlı meydanlarından biri olan Vaksala Plaza’ya bakan dikdörtgen bir arsa üzerinde yer alıyor. Kentin eski do­kusunun hakim olduğu sokakların Vaksala Plaza’yla birleştiği noktada olması sebebiyle, yapının biçimi ve üslubu kentsel doku açısından önem taşıyordu. Hen­ning Larsen Architects’in projesi, yapının cephesinde parçalı ve açılı metal kaplamalarla heykelsi yüzeyler oluşturarak kübik formuna hareket kazandırmayı amaçlıyordu. Cepheyi kaplayan panellerin açıları ve parçalı oluşu, tıpkı çok yüzeyli bir kristalin ışığı kırarak farklı renklere ayırması gibi, farklı yansımalara neden oluyor ve binaya kristalimsi bir görüntü veriyor.

Uppsala Konser ve Kongre Salonu, hem yatayda hen dikeyde asimetrik iki aks ile parçalınıyor ve bu da yapıya eşsiz mimari özelliğini kazandırıyor. Yapıyı boyuna ikiye ayıran dikey aks, binaya hem tarihi Up­psala sokaklarından hem de modern ve canlı Vaksala Plaza’dan girebilmeyi sağlayan iki ayrı girişe olanak veri­yor. Yapıyı 6. kat seviyesinden enine bölen şeffaf aks ise, şehrin karakteristik dokusunu şekillendiren kale, kilise ve kütüphane binalarına atıfta bulunuyor ve bu şeffaf aksın hemen gerisindeki büyük salonun fuayes­inden şehir panoramik bir biçimde görülebiliyor. Her iki aks boyunca kullanılan cam kaplamalar sayesinde yapı, geceleri ışıklı bantlarla bölünmüş, birbirinden koparılmış kütleler olarak algılanıyor.

Büyük Salonun fuayesi, Uppsalayave eski yapılara biraztepeden (!) bakıyor. 6.Kat seviyesindeki fuayenin cam duvarları, konser izlemeye gelenlerin şehri panoramik bir biçimde izlemelerine de olanak veriyor. Yapının cephesinde kullanılan parçalı ve açılı panel kaplamalar iç mekanlarda da tekrar ediyor: İç mekanlarda ahşap kaplama akustik amaçlı olarak kullanılıyor.

Farklı büyüklükte üç salona sahip olan Uppsala Kon­ser ve Kongre Salonu, toplam 11.600 m2’lik kullanım alanına sahip sekiz kata yayılıyor. Yapıya (kesitte 2. kat olarak gösterilen seviyede) hem meydandan hem de güney cephesindeki sokaktan girilebiliyor. Ana girişte izleyicileri farklı salonlara ulaştıran yürüyen merdiven­lerin yanı sıra, 600 kişilik bir kokteyl salonu ve dışarıdan ayrıca girişi olan büyük bir kafe ziyaretçileri karşılıyor. Binanın ana girişinde başlayıp farklı salonların fuayel­erine bağlanan kırmızı renkli yürüyen merdivenler aynı zamanda görsel bağlantıyı da sağlıyor. Böylece binayı boyuna ikiye bölem ve ana girişi barındıran aks, ziyaretçileri önce renkli Vaksala Plaza’ya bakan 3. kattaki fuayeye, ardından 6. kattaki Büyük Salon’un fuayesine ulaştıran bir sirkülasyon alanı işlevini taşıyor. 3. Kat seviyesinde Vaksala Plaza’ya bakan fuaye, ve 350 ve 100’er kişilik iki salona hizmet ediyor. 6. kat sevi­yesindeki Büyük Salon’un fuayesine ise üç kat boyunca devam eden kırmızı yürüyen merdivenlerle ulaşılıyor. Yapının en önemli mekanı olan 1,150 kişilik büyük salonun sahnesi, kesitte 5. kat olarak gösterilen seviyede başlıyor. Seyirci bölümü ve balkonlar yükselerek 8. kata kadar devam ediyor. Salonun girişi ve fuayesi ise 6. kat seviyesinde. Salonu çepeçevre saran fuaye, büyük cam cephesi ile Uppsala’ya biraz yüksekten bakarak şehrin önemli yapılarının çatılarını ve gökyüzünü panoramik biçimde görüyor.

Büyük Salon, özel akustik donanımı sayesinde senfoni orkestrası konserlerinden modern jaza, hatta hiphop’a kadar farklı türden müzik eserlerinin icra edilebilmesine olanak sağlıyor. Böyle bir etkiyi elde etmek için konser salonunun fibro beton duvarları aşırtmalı ve açılı biçimde konumlandırılarak ak kayın ağacı panellerle kaplandı. Akustik paneller aynı zamanda yapının dış cephesindeki geometrik dokuyu tekrarlayarak görsel zenginlik sağlıyor.

Henning Larsen Architects, Uppsala Konser ve Kongre Salonu’nun iç mekan düzenlemesi ve yönlendirme sistemlerinin tasarımını da üstlendi. Yapıyla aynı mimari dili konuşan, malzeme ve grafik bakımından benzer özellikler taşıyan bir iç mimarinin elbette bunun bir parçası olarak da yönlendirme sistemi aynı ekip tarafından gerçekleştirilmesi önemliydi.

Yerel iç mimarlık bürosu White ile ortak bir çalışma yapılarak mobilyalar seçildi ve danışma bankosu, kürsü, su­num techizatı vb. sabit donanım tasarlandı. Yönlendirme sistemi giriş ve çıkışları gösteren statik yönlendiriciler ve tabelaların yanı sıra, hangi salonda, hangi saatte hangi etkinliğin bulunduğunu gösteren dijital panolardan oluşuyor. Mekanın büyüklüğü ve kolayca yön bulmanın önemi düşünülerek, temel yönlendirici elemanlar olarak renk ve aydınlatma kullanılıyor. Örneğin fuayeler ve salonlar arasındaki düşey sirkülasyon kırmızı yürüyen merdivenlerle vurgulanırken, bilgi ve bilet alınan bankolar ışıklı ve sarı yatay yüzeyler oluşturularak dikkat çekici hale getirildi.