Çağdaş mimarlık, kent ve kültürel analizler üzerine çalışan Pekin merkezli genç ve yenilikçi mimarlık ofisi MAD’in kurucu ortağı Ma Yansong, Yapı Endüstri Merkezi’nde Siemens Ev Aletleri ana sponsorluğunda gerçekleşen ‘MAD in China’ başlıklı bir konferans verdi.
Pekin merkezli yenilikçi mimarlık ofisi MAD’in kurucu ortağı Ma Yansong, konferansta, gerçekleşen projelerinin yanı sıra ütopik projelerinden de örnekler sundu; metropol yaşamının insanları doğadan izole ettiğinden dem vurarak, yüksek yoğunluklu yapı üretmenin tek yolunun gökdelen tasarlamaktan geçmediğini savundu ve MAD’in 6 yıllık tasarım serüvenini dinleyicilerle paylaştı.

Kentlerin diğer kentlerle rekabet etme adına simge yapılarında kıstas olarak yüksekliği ön plana aldıklarını belirten Çinli mi-mar, yüksek yapıların genellikle güç ve para ile ilintili olduğunu, yakın gelecekte ise bu ikilinin yerini insanlık ve doğanın alacağı öngörüsünde bulundu. Kanada’da gerçekleştirdikleri kıvrımlı Absolute Tower, 800M Tower için, yükseklikten çok organik formu ve doğal yaşamın entegrasyonunu temel alan projeler hazırladıklarını söyledi.

Yansong’un yoğun nüfus barındıran karma kullanımlı projeleri ise daha çok kentsel planlama olarak nitelenebilecek ölçekte. Gerek yüksek katlı yapılarında gerekse yatay düzleme yayılan projelerinde kamusal alanlara önemli bir yer ayıran Ma Yan­song, doğanın yapay bir kopyası olan bu modern mimari örneklerinde, her ne kadar yapay bir ortamda yaşadığınızı bilseniz de her zaman için doğanın hatırınızda olacağını sa­vundu. Tasarım felsefesinin ana soruları arasında yer alan “bir yanda kentsel yaşam sürerken doğa korunabilir mi?” sorusuna yanıtı ise, MAD’in tasarladığı binaları yapay doğa olarak ele aldığı yönünde oldu. Buradan hareketle de, doğal ile yapayın karma birlikteliğinin söz konusu olduğu durumlarda, insanların kendilerini doğadan kopuk hissetmedikleri saptamasında bu­lundu. www.mimarizm.com